6 Ocak 2010 Çarşamba

William GLADSTONE

Kristof Kolomb Amerika’yı keşfe çıktığı ilk yolculuğunda 50 yaşını çoktan aşmış durumdaydı.

Pasteur kuduz asısını bulduğunda 60 yaşındaydı.

Mimar Sinan, Süleymaniye camisini bitirdiğinde 70 yaşını geçmişti. Selimiye camisini tamamladığında ise 86 olmuştu.

Galileo, ayın günlük ve aylık çizimlerini yaparken 73 yaşındaydı.

Charlie Chaplin, 76 yaşında film yönetmenliği yaparak hala işinin başındaydı.

Goethe, en büyük eseri Faust'u ölümünden bir yıl önce, yani 82 yaşında bitirmişti.

Nobel ödüllü Alman doktor Albert Schweitzer 88 yaşına rağmen Afrika hastanelerinde durmaksızın çalışarak ameliyat yapıyordu.

Ressam Titian 99 yaşında hayata gözlerini yumdu. "Lepanto Savaşı" adlı ünlü tablosunu ölümünden bir yıl önce tamamladı.

Dört defa İngiltere başbakanı seçilen Gladstone, son kez göreve geldiğinde yaşı 83'du.

Gençlik hayatın belli bir çağı ile ilgili değildir.
İnsan, kendine olan güveni derecesinde genç, şüphesi derecesinde yaşlıdır.

Cesareti derecesinde genç, korkuları derecesinde yaşlıdır.
Ümitleri derecesinde genç, ümitsizliği derecesinde yaşlıdır.

Hiç kimse fazla yaşamış olmakla ihtiyarlamaz. İnsanları ihtiyarlatan, ideallerinin gömülmesidir. Seneler cildi buruşturabilir. Fakat heyecanların teslim edilmesi ruhu buruşturur. İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça yaşlanırlar.

İnsan ihtiyar olmaya karar verdiği gün ihtiyardır.

Güzelliği görme yeteneğini kaybetmeyen asla yaşlanmaz.

Yaşlanmak bir dağa tırmanmak gibidir. Çıktıkça yorgunluğunuz artar. Nefesiniz daralır ama görüş alanınız genişler.

"Beynimiz yeni tecrübeler keşfettiği sürece insan genç sayılır."

HARİKA SÖZLER

Yaşlanarak değil yaşayarak tecrübe kazanılır,
zaman insanları değil armutları olgunlaştırır.
Peyami Safa

Oyun bittiğinde Şah ve piyon aynı kutuya girer.
İtalyan atasözü

Akıllı adamlar söyleyecek sözleri olduğu için,
aptallar illa konuşmak zorunda oldukları için konuşurlar.
Plato

Bir araya gelmek bir başlangıçtır,
beraberliği sürdürmek bir ilerleme.
Beraber çalışmaksa gerçek başarıdır.
Henry Ford

İNSANLAR,AĞAÇLARDAN DERS ALMALIDIRLAR;
NE ÜZERİNDE BARINAN KUŞLARIN,
NE GÖLGESİNDE YATAN İNSANLARIN,
NE DE VERDİKLERİ YEMİŞLERİN HESABINI TUTARLAR.

İnsanın kazandığı paradan değil,
paranın kazandığı insandan korkulur.

*Her insanın hayatında mutluluğa kavuşabilmesi için verilmiş bir saat vardır.
İş, o saati kaçırmamakta... (B. Fletcher)

* İnsan iki şeyi saklayamaz: Sarhoş olduğunu ve aşık olduğunu. (Antiphanes)

* Kazanmadan önce hak ettiğinize inanın. (Mike Ditka)

* İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser. (Malcolm Forbes)

* Arkadaşlık aşktan daha zordur... Çünkü daha uzun sürer... (Harry Truman)

* Kadın, erkeğin ilgisinden çok ilgisizliğine karşı duyarlıdır. (Jules Janin)

* Bir anne oğlunu adam etmek için 20 yıl uğraşır, bir başka kadın adamın 20 dakikada aklını başından alır. (Anonim)

* Dostluk para gibidir, elde edilmesi kolay korunması zor. (Samuel Buttler)

* Başkalarını bilen kimse bilgili, kendini bilen kimse akıllıdır. (Lao-Tsze)

* Allah beni yandaşlarımdan korusun; ben kendimi düşmanlarımdan nasılsa koruyabilirim. (Marshall de Villars)



Taş devri taşlar tükendiği için değil, kafalar değiştiği için sona ermiştir.

Erdem, çıkarların çarpıştığı yerde belli olur.


Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir.


Çözümde görev almayanlar, sorunun bir parçası olurlar.


* Şehir, halkın hep birlikte yalnız kaldığı ortamdır. (Prochnow)
* “İyi bir insan olmak” ile "iyi bir yurttaş olmak" asla ayni şey degildir. (Aristo)
* Konuşurken hiçbir şey öğrenemezsiniz. (Lyndon B. Johnson)
* Para her şeyi yapar diyen adam, Para için her şeyi yapan adamdır. (Benjamin Franklin)


Başkalarının yolunda yürüyenler, ayak izi bırakmazlar.

• Kim daha korkak? Karanlıktan korkan çocuk mu yoksa aydınlıktan korkan büyük mu?

• Çevrelerine uymak için kendilerini yontanlar, tükenip giderler.

• Kuru pantolon ile balık tutulmaz.

Yaptığımız şeyler için pişmanlık zamanla geçer, ne var ki, yapmadığımız şeylere pişmanlığın çaresi yoktur. Sydney J. Harris

Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, vardığınız yerin önemi yoktur. P.Drucker

Gücüne eşit hayaller için dua etme. Hayallerine eşit güç için dua et. Micheal Nolan

Eğer ağaca çıkmak istiyorsanız, yıldızlara çıkmaya niyet edin, başarırsınız. Konfüçyüs

Onların peşinden gidecek cesaretiniz varsa, bütün rüyalar gerçek olabilir. Walt Disney

Mucize, enerjinizi korkularınıza değil rüyalarınıza verdiğiniz zaman başlar.

İnsanoğlunun yapacakları, hayal ettikleri ile sınırlıdır. Arthur C. Clarke

Umutla yolculuk etmek, gidilecek yere varmaktan çok daha zevklidir. Robert Louis
Stevenson

Politikacılar, gelecek seçimi; devlet adamları, gelecek kuşağı düşünür... İdealler o kadar değerlidir ...


Kusur değil,çare bulun.

Gerçekler acı değildir asıl kabullenmekdir zor olan.

Mutluluk bile haddini aşarsa azap olur.

Yitirdiğimiz dostların anısı çok eski bir şarabın acılığı gibi, mahyoş elmalar gibi hoşumuza gider.

Kötülük etmeyi bilmemek başka istememek başkadır.

Kuzgunlar sadece üzerine konacak leş ararlar.

Şahsiyet kazanmak uzun yıllar ister yıkılmak ise an meselesidir.

Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde çıkmamıştır.

Para,
Büyük insanı alçak gönüllü yapar,
Normal insanı şaşırtır,
Küçük insanı kibirlendirir.

Karşındaki insana kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları
çünkü herkesin bir hikayesi vardır.

Okunu hedeften öteye atan okçu, okunu hedefe ulaştıramayan okçudan başarılı sayılmaz.

Zafer zafer değildir, yenilen düşman yenilgiyi kabul etmedikçe.

Herzaman kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca tercih et.
İlkinin acısı bir an, ötekinin vijdan azabı bir ömür boyu sürer.

Gerçek yollculuk bir gözle birçok ülkeyi görmek değil,
Birçok gözle aynı ülkeyi görmektir.

Parayı,
Çocuk bakkalda,
Cimri hayalinde
Aptal heryerde
Akıllı yerinde harcar.


Yaşlanmak bir dağa tırmanmaya benzer.
Tırmandıkça nefesin daralır.
Yorgunluğu artar, ama görüş açın genişler.


Kuzgunlar sadece üzerine konacak leş ararlar.

Şahsiyet kazanmak uzun yıllar ister, yıkılmak ise an meselesidir.

Gerçekler acı değildir, asıl kabullenmekdir zor olan.

Para,
Büyük insanı alçak gönüllü yapar,
Normal insanı şaşırtır,
Küçük insanı kibirlendirir.


Karşındaki insana kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları.
Çünkü herkesin bir hikayesi vardır.

Mutluluk bile haddini aşarsa azap olur.

Yitirdiğimiz dostların anısı, çok eski bir şarabın acılığı gibi, mahyoş elmalar gibi hoşumuza gider.

Kötülük etmeyi bilmemek başka istememek başkadır.

Okunu hedeften öteye atan okçu,
Okunu hedefe ulaştıramayan okçudan başarılı sayılmaz.

Zafer zafer değildir, yenilen düşman yenilgiyi kabul etmedikçe.

Her zaman kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an, ötekinin vijdan azabı bir ömür boyu sürer.

Gerçek yollculuk bir gözle birçok ülkeyi görmek değil,
Birçok gözle aynı ülkeyi görmektir.


Yaşlanmak bir dağa tırmanmaya benzer.
Tırmandıkça nefesin daralır.
Yorgunluğun artar, ama görüş açın genişler
Elmas yontulmadan, insan da yanılmadan mükemmelleşemez.
J. Jenkins

Randevuya her zaman zamanında gelmek, ötekinin gecikmesini onun yüzüne vurma sanatıdır.
Sir W. Scott

İnsan, yaşamının dörtte üçünü yapamayacağı şeyleri istemekle geçirir.
Goethe

Siz kendinize inanın, başkaları da size inanacaktır.
Montaigne

Çevremizi o kadar değiştirdik ki; şimdi bu yepyeni çevreye uyabilmek için kendimizi de değiştirmemiz gerekiyor.
A. Camus

İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa; payı gerçek kişiliğini gösterir, paydası da kendisini ne zannettiğini, payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür.
Tolstoy

Dünyaya gerçek bir dahi geldiğinde onu şu işaretten tanıyabilirsiniz. Tüm ahmaklar ona karşı birleşmişlerdir. Jonathan Swift

Babam iki tür insan bulunduğunu söylerdi. İşi yapanlar ve yapılan işten kendine kredi çıkartanlar. O, benden birinci grupta yer almam için çalışmamı istedi. Zira bu grupta diğerinden daha az rekabet vardı.
Indra Gandhi

Deha, insanın kendi ateşini yakmasıdır.
J.Foster

Boş teneke çok tıngırdar.
Türk Atasözü

Kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi öğrendik. Ancak bu arada çok basit bir sanatı unuttuk: Kardeşçe yaşamayı!.....

İktisatçı; dün öngördüğünün bugün gerçekleşmediğini yarın açıklayabilen kimsedir.

Ne zaman insanlar benimle aynı fikirde olsa, hatalı olduğumu düşünürüm.
Oscar Wilde

Konuşmaya değer olanlarla konuşmazsan, insanları yitirirsin. Konuşmaya değer olmayanlarla konuşursan, sözcükleri yitirirsin. Bilenler insanları yitirmezler, sözcükleri de yitirmezler.”
Konfucyus

Her davranışında başkalarının onayını arayan kimseler hayatın birçok güzelliğini ıskalar.

Eğer siz kendinizi sevmiyorsanız başkası neden sevsin?

Kardeşlerimi Allah yarattı, fakat dostlarımı ben buldum.
Goethe

Gençler ihtiyarların aptal olduğunu sanırlar ama ihtiyarlar gençlerin aptal olduğunu bilirler.
George Chapman

Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar.
H.Dunant

Büyük beyinler fikirleri, orta beyinler olayları, küçük beyinler ise kişileri konuşur.
Hyman Rickover

Akıllı adam, aklını kullanır. Daha akıllı adam, başkalarının aklını da kullanır.
Bernard Shaw

Samimi olmayı vaadedebilirim; tarafsız olmayı asla.
Goethe

Aldığın her nefesi firsat bil, ot değilsin yeniden bitmezsin.
Ömer Hayyam

Dünyada kusursuz iki insan vardır. Biri ölmüştür, biri de doğmamıştır.
Çin Atasözü

Gözler kendilerine, kulaklar başkalarına inanırlar.

Gizemini kaybeden her şey bizim için önemini de yitirir.

Güçlü olan zayıf yanını herkesten daha iyi bilendir; daha güçlü olan, zayıf yanına hükmedebilendir.

Kötümser yalnız tüneli görür, iyimser tünelin sonundaki ışığı görür; gerçekçi hem tünelle birlikte ışığı hem de gelecek treni görür.
J.Harris


Bir insana gereğinden fazla değer verirsen ya onu kaybedersin ya da kendini.

Yumuşak olma ezilirsin sert olma kırılırsın. VICTOR HUGO

Küçük şeylere gereğinden çok önem verenler, elinden büyük iş gelmeyenlerdir. Eflatun

Cömertlik çok vermekle değil, zamanında ve nasıl vermekle ölçülür.

Köprüleri atma. Aynı nehri kaç kez daha geçmek zorunda kalacağına şaşıracaksın…

İlk kez tanıştığın insanlara, ne iş yaptıklarını sorma, onlarla ahbaplığını etiketlerinden bağımsız başlat...

Hastanedeki arkadaşlarını ve akrabalarını ziyarete git. Senin orada geçireceğin süre onlarınkinden çok daha kısa..

Bol bol gülümse, hem maliyeti sıfırdır, hem de bedeline paha biçilmez...

Cömertlik çok vermekle değil, zamanında ve nasıl vermekle ölçülür.

Bir insan, kilitli olmayan ama içeriye doğru açılan bir kapıyı itiyor ve çekmek aklına gelmiyorsa orada hapistir...
İnsanların ne kadar kötü olduğunu görmek beni hiç şaşırtmıyor, fakat bu yüzden hiç utanmadıklarını görünce hayretler için de kalıyorum.
GOETHE

İnsanlar yüksek mevkilere ulaştıkça tanrılaştıklarını zannederler,
düştükleri zaman insanlıklarının da elden gittiğini görürler.
Sokrat

İnsanlar başkalarının kusurlarını görmek hususunda keskin gözlere sahip
kartallara benzerler. Kendi kusurlarını görmekte ise başını kuma gömen
deve kuşuna.
Ey diken arayan kimse! Cennete girsen bile, orada senden başka diken
bulunmaz.
Hz. Mevlana

İnsan her yerde aynı insandır; bir insanın yaratılışında asalet
yoksa, kainatın tacını giyse yine de çıplak kalır.
Montaigne

Sis yelpaze ile dağıtılmaz.
JAPONYA

Şöhret kabiliyetin gölgesidir.
İNGİLTERE

İnsan dışı ile karşılanır, içi ile uğurlanır.
MOGOLİSTAN

Altın ateşle, kadın altınla, erkek kadınla imtihan edilir.
U.S.A

Ne kadar az yüksekten uçarsan, düştüğün zaman o kadar az incinirsin.
TİBET

Dikenler arasında güller yetişir.
ALMAN

Kadınlar gülebildikleri zaman gülerler, istedikleri zaman ağlarlar.
VENEZUELA

Kadın gölge gibidir, kendisini takip edenden kaçar önünden gidenin arkasından koşar.
KONGO

Evlenmeden evvel gözlerinizi dört açın. Evlendikten sonra yarı yarıya kapayın.
PORTEKİZ

Aşk ile öksürük hiç bir zaman saklanamaz.
AVUSTURALYA

Mutluluk herkesin hayatından bir kere geçer.
VENEZUELA

İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar.
İSKOÇYA

Hakiki sevgi ayrılıkta unutulmaz.
BELÇİKA

Allahın gülü dikenli yarattığına hayret edeceğiniz yerde, dikenler arasında gül yarattığına hayret ediniz.
ARABİSTAN

Biri öteki kadar zengin olunca, kardeşler birbirlerini severler.
UGANDA

Evlilik bir kale gibidir. Dışarıdakiler oraya girmek için, içindekilerde dışarı çıkmak için uğraşır dururlar.
TAYLAND

Yaşını söyleyen kadın ya genç olduğu için kaybedecek bir şeyi yoktur, ya da yaşlı olduğundan kazanacak bir şeyi yoktur.
MALEZYA

Sevmek keman çalmak gibidir, bilmeyen kötü sesler çıkarır.
BOLİVYA

Çabuk gelen kötü şans, geç gelen iyi şanstan iyidir.
ARNAVUTLUK

Başkalarını azarlar gibi kendini azarla, kendini affeder gibi başkalarını affet.
ÇİN

Eski aşklar yanmış, sönmüş kömür gibi gayet kolay alev alır.
KOLOMBİYA

Erkek yaşını saklamaya, kadın ise saklamamaya başladığı zaman yaşlanmıştır.
PERU

Güzellik, tabiatın kadınlara verdiği ilk hediye, aynı zamanda geri aldığı ilk şeydir.
ŞİLİ

Ömrünün sonuna kadar eşşeğe binmektense, bir yıl ata binmek yeğdir.
HOLLANDA

Yatağa yattığım zaman, problemlerimi elbiselerimde bırakırım.
HOLLANDA

Aşkın tokadı üzüm gibi tatlıdır.
MISIR

Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir.
BREZİLYA

Hiç bir mutfak iki kadını alacak kadar zengin değildir.
SUDAN

Üç taşınma bir yangına bedeldir.
JAPON

Nisan yağmuru, Mayıs çiçeği getirir.
KANADA

Bir yalan ne kadar hızlı olursa olsun, hakikat ona yetişip geçer.
KENYA

Büyük acılar sessizdir.
İTALYA

Küçük üzüntüler konuşurlar, büyük dertler dilsizdir.
NİJERYA

Birleşmek başlangıçtır, birliği sürdürmek gelişmedir; birlikte çalışmak başarıdır.
U.S.A

İdealler yıldızlar gibidir, onları tutmak mümkün olmaz ama karanlık gecelerde yolumuza onlar rehberlik ederler.
FRANSA

Evinde huzurlu olmak istiyorsan eşinin bütün istediklerini yap.
NİJERYA

Yalan dört nala gider, gerçek adım adım yürür, fakat gene de vaktinde yetişir.
NORVEÇ

Biri sizi bir kez aldatırsa suç onundur. İki kez aldatırsa suç sizindir.
ROMANYA

Bir şekilde doğar, fakat bin bir şekilde ölürüz.
YUGOSLAVYA

Hak yenir ama hazmedilmez.
YUNANİSTAN

Bir adam en çok sevgilisini, en iyi şekilde ailesini, en uzun da annesini sever.
İRLANDA

Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yaprakları yine de yere dökülür.
ÇİN

Küçük kazançlar servet getirir.
JAMAİKA

Eski sevgi paslanmaz.
İSVEÇ


Emanete ihanet etmeyin..

Halinizden şikâyet etmeyin..

Büyüğünüze emretmeyin..

Boş şeylerde ısrar etmeyin..

Cahillerle sohbet etmeyin.

Nefesinizi boşa tüketmeyin..

İnsanları bekletmeyin. .

Etrafınızı kirletmeyin.

Hayatinizi mahvetmeyin. .

Kimseye minnet etmeyin.

İnsanları yüzüne karşı methetmeyin. .

Kimseye küfretmeyin..

Kötülüğe meyletmeyin..

Sırrınızı açık etmeyin..

Her şeyi merak etmeyin..

Suçunuzu inkâr etmeyin..

Şerefinizi kaybetmeyin. .

Vatanınızı terk etmeyin..

İyiliğe niyet edin..

Büyüklere hürmet edin..

Sıkıntıya sabredin.

Aza kanaat edin..

Sözünüzde sebat edin..

Bildiğinizle amel edin..

Hatanızı kabul edin..

Yaramaz ise def edin..

Varken tasarruf edin..

Âlimlerle sohbet edin..

Nefsinizle inat edin..

Sofranıza davet edin..

Zararlıysa men edin..

Seviyorsanız ifade edin..

Kalpleri fethedin..

Misafire ikram edin..

Muhtaca yardım edin..

Bilseniz de istişare edin..

Tehlikeye dikkat edin..

Hakkı teslim edin..

Unutacaksanız kaydedin..

Esirgemeyin lütfedin..

Gariplere merhamet edin..

Kazanmaya gayret edin..

Çalışanı takdir edin..

Başarıyı tebrik edin..

Mazereti kabul edin..

Her an tevekkül edin..

Hastaları ziyaret edin..

Çocuğunuzu terbiye edin..

Herkese tebessüm edin..

Güvenseniz de kontrol edin..

İnanmayana ispat edin..

Fakirleri gözetin..

Hayır, için sarf edin..

Anonim


Gelecek, bugünden ona hazırlananlara aittir.
Malcolm X

Erkek çocuk ile babası arasındaki tek fark
oyuncaklarının fiyatıdır.
Jurg Weber

Hayat da masal gibidir; ne kadar uzun olduğu değil, ne kadar iyi olduğu önemlidir.
Seneca

Kişilikli olmak, kimse görmediği zaman da doğru olanı yapmaktır.
J. C. Watts

CEBİNİZE OLAN SEVGİNİZ,
VATANINIZA OLAN SEVGİNİZİN ÖNÜNE GEÇMESİN...

3 kuruşluk adama 5 kuruşluk muamele yaparsan kalan 2 kuruşlada
SENİ HARCAR...

5 Ocak 2010 Salı

EN SEVDİĞİNİZ KELİME NEDİR ?

Image Hosted by ImageShack.us

Dünyanın en güzel, en duygulu kelimesi nedir sizce?

Hani şöyle, yürekten söylendiğine de inanıyorsanız, kulağınıza en içten gelen, duymaktan keyif aldığınız bir kelime var mı düşünün bakalm.

Benim var; CANIM

Altı üstü beş harften iki heceden ibaret, ama nasıl da gönül dolusu bir kelimedir o. Çapından beklenmeyecek ne çok duyguyu barındırır içinde.

Bazen sağlam bir omuz, bazen şefkatli bir diz olup girer hayatımıza.
Bazen sevgi dolu bir anne, bazen güçlü bir baba olup akar kulağımızdan yüreğimize.
Bazen anlayışlı bir eş yada sevgilinin ağzında can bulur telefonun diğer ucunda.
Bazen dostla içilen sabah kahvesinde hayat bulur iki çift laf arasında.

Önemsenilmeyi, omuz vermeyi, ihiyaç duyulan bütün duyguları barındırır yani bence içinde.

Elle tutulur bir şey olsaydı, yumuşak, mor renkli, bahar kokulu ve tatlı birşey olurdu herhalde. :-)

Şu sözcüklerin güzelliğine bakarmısınız;

Günaydın canım,
Kolay gelsin canım,
Sen dert etme ben hallederim canım,
Öptüm canım,
Aferin sana canım kızım /oğlum,
Sabah ola hayır ola canım,
Geciktin, endişelendim canım,
Özledim canım,

Seni seviyorum canım,
Bende canım...

Çok samimi, çok içten sözcükler değilmi?

Bu böyle uzayıp gider elbette, ama hepinizin CANına sağlık olsun diyerek burada noktalıyorum.

Herkese mutlu günler, müjdeli haberler dilerim.
Sevgilerimle,
Güngör Ekinci

ŞİİR KEYFİ

Kim demiş haram nedir bilmez Hayyam...
Ben haramla helali karıştırmam…
Seninle içilen şarap helaldir…
Sensiz içilen su bile haram……
ÖMER HAYYAM

&&&&&

Yalnızlığa dayanırım da,
Bir başınalığa asla
Yaşlanmak hoş değil, duvarlara baka baka
Bir dost göz arayışıyla,
Saat tıkırtısıyla... Korkmam..!
Geçinip gideriz biz mutluluğa,
Ama;
"Günün aydın,
akşamın iyi olsun" diyen biri olmalı,
Bir telefon sesi çalmalı,
Ara sıra da olsa kulağımda...
Yoksa, zor değil, hiç zor değil,
Demli çayı bardakta...
Karıştırıp, bir başına yudumlamak doyasıya.

Ama:
" çaya kaç şeker atarsın?"
Diye soran bir ses olmalı ya
Ara sıra..!
Can Yücel

&&&&&

Geldiğimde,
Geldiğimde notun duruyordu masanın üzerinde
Sekizde yatmıştın
Saatime baktım sekizi beş geçiyor
O gün anladım bu ilişkinin yazgısını
Takvim tutmazlığı
Aramızda düşman gibi duran zamanı
O gün anladım
Senin bana erken
Benim sana geç kaldığımı..
MURATHAN MUNGAN

&&&&&

Yalnızlık yaşamda bir an,
hep yeniden başlayan...
dışından anlaşılmaz.
ya da kocaman bir yalan,
kovdukça kovalayan
paylaşılmaz...
bir düşünce beni sana ayıran,
yalnızlık paylaşılmaz.
paylaşılsa yalnızlık olmaz...
ÖZDEMİR ASAF

BİR ÖMÜR BOYU BERABERLİK DEDİKLERİ BU OLSA GEREK...

Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış, yolda ilerlerken, bir bisikletlinin çarpmasıyla yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış. Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar.
Hemşireler, önce pansuman yapmışlar ve 'biraz beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini' söylemişler.
Yaşlı bey huzursuzlanmış; "acelesi olduğunu, röntgen istemediğini" söylemiş. Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar.
"Eşim huzur evinde kalıyor. Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum" demiş.
"Eşinize haber iletir gecikeceğinizi söyleriz" deyince.
Yaşlı adam üzgün bir ifade ile "Ne yazık ki karım Alzheimer hastası hiç bir şey anlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor" demiş.
Hemşireler hayretle "Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz?" diye sormuşlar.

Adam buruk bir sesle "Ama ben onun kim olduğunu biliyorum" demiş.

4 Ocak 2010 Pazartesi

Vaaay beee

Fatih Altaylı’dan "vaaayyy beee" dedirten bir yazı ulaştı elime. E tabii birşey bana gelir de size ulaşmaz mı hiç. Aşağıda yayınlıyorum hemen.

Ama asıl Merih Tüzün’ün teorisine bayıldım, allah allah kendimden birşeyler mi buldum ne.

Fatih Altaylı’dan çerez tabağı teoremi-1

Galatasaray Lisesi’nden bir arkadaşım hala evlenmedi. Geçenlerde "Yeter artık. Evlen de çoluk çocuk sahibi ol" dedim. Aşağıdaki teoriyi aktardı:
Bir kuruyemiş tabağı kalabalık bir grubun önüne geldiği zaman sırasıyla önce antepfıstıkları , ardından bademler, sonra fındıklar gider. En sona beyaz ve sarı leblebiler kalır. Eğer belli bir yaşa kadar evlenmemişsen de durum farklı olmaz. Ya kalan leblebiler ve ayçekirdekleri ile idare edersin, ya da olur ya bir fıstık bulurum diye tabağı karıştırır durursun..

Çerez tabağı - 2
Bu yazı üzerine, bazı okurlarımdan eklemeler geldi. Ben tabakta en sona kalanların sarı ve beyaz leblebiler olduğunu yazmıştım.Mektep arkadaşım Merih Tüzün şöyle yazmış:
"Sevgili Fatih, aynı tabakta ucu açılmamış kabuklu şam fıstıkları da kalır. Herkes bir eller, bakar ama kimse açmaya cesaret edemez, tabağa geri bırakır. Onlara ulaşmak cesaret ister. Dişine güveneceksin kıracaksın ki, içinde gizlediği lezzete ulaşabilesin. Ama risklidir, dişini kırabilirsin. "

Şairin dediği gibi: "Daha ne güzellikler var dı derinlerde. Bazen korktuk.. Bazen gücümüz yetmedi."

Vaaaayyyy beeeee.

FIKRA / GÜZİN ABLA

Ben çok güldüm... Sizin de yüzünüzde tebessüm oluşturmasını dileyerek aşağıdaki alıntıyı yayınlıyorum...

Sevgili Güzin abla,
Ben 17 yaşında bir genç kızım. İnternette kendime yeni bir arkadaş edindim.Onu çok seviyorum...Oda beni seviyormuş . Bana seni ailemle tanıştırıcam dedi. Buna çok sevindim, beni evlerine davet etti. Ailesi ile tanıştırmak için. Evlerine gittiğimde evde kimse yokdu. Bana birazdan gelirler dedi. Onları beklerken birer kola içelim dedi. Bende olur dedim.Odası na geçtik, kolamızı içerken erkek arkadaşım birden uyumaya başladı.
Güzin abla sence erkek arkadaşımın hastalığı ne ?

GÜZİN ABLANIN CEVABI:

- Kızım seni anan Kadir Gecesi doğurmuş

HERKES GİBİSİN

Gönlümle baş başa düşündüm demin;
artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi ta içinde bomboş kalbimin
akisleri sönen bir ses gibisin.

Maziye karışıp sevda yeminim,
bir anda unuttum seni, eminim
kalbimde kalbine yok bile kinim
bence artık sen de herkes gibisin.

Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
onlardan kalbime sevda geçmiyor
ben yordum ruhumu biraz da sen yor
çünkü bence şimdi herkes gibisin.

Yolunu beklerken daha dün gece
kaçıyorum bugün senden gizlice
kalbime baktım da işte iyice
anladım ki sen de herkes gibisin

Büsbütün unuttum seni eminim
maziye karıştı şimdi yeminim
kalbimde senin için yok bile kinim
bence sen de şimdi herkes gibisin
Nazım Hikmet Ran

3 Ocak 2010 Pazar

2010 DA HAYALLERİNİZİN KAPISI GERÇEĞE AÇILSIN

Image Hosted by ImageShack.us

Yeni yıla bir saat kalana kadar, Nevin teyzeciğimin doğum günü kutlamasındaydık.
Canım teyzeme, bir arada olmamızın mutluluğunu paylaştığımız, şaşadan uzak ama çok samimi, mini bir kutlama yaptık.

Kendisini buradan bir kez daha kutluyor, uzun ömürler diliyorum.
Teyze sen her şeyin en güzelini hak ediyorsun. Kalbinden geçen ne varsa bu yıl hepsinin gerçek olmasını dilerim, seni çok seviyorum.

Yeni yıla evimiz de girdik. Evimizin önüne yapılan apartmanlardan dolayı ne yazık ki manzaramız kapandı. Havai fişeklerin sadece sesini duyar olduk. Ama yine de saatler 24:00’ı gösterdiğinde balkona çıktım. Atıldığı yerlerde kıyametlerin koptuğuna emin olduğum, insanın aklına coşkuyla kutlanan mutlu eğlenceleri getiren havai fişeklerin sesini dinledim. Yüzümde oluştuğunu hissettiğim mutlu ifade ile kapadım gözlerimi. Kapadım ve şükrettim.

Doğruyu söylemek gerekirse 2009 yılı benim açımdan pek parlak sayılmazdı. Buna rağmen düşününce, hayatımda şükredilecek ne çok şey olduğunu bir kez daha fark ettim umutla ve mutlulukla.

Şükrettim, sağlığım var.
Şükrettim, sağlıkla, mutlulukla kucaklaşıp, birbirimize gelecekle ilgili iyi dileklerde bulunabildiğimiz bir ailem var.
Şükrettim, severek yaptığım bir işim var.
Şükrettim, çok sevdiğim ve aynı şekilde sevildiğime inandığım dostlarım var.
Şükrettim, soğuk bir evimiz değil, sıcak bir yuvamız var.
Şükrettim, yeni yıla girdiğimiz daha ilk dakikalarda beni hatırlayıp arayanlarım var.
Şükrettim, sonsuz bir yaşama sevincim ve içimde kanat çırpan umutlarım var.
Şükrettim, istediğim şekilde yön verebildiğim bir hayatım var.
Şükrettim, en sıkıntılı anlarda birden bire hayatıma bir sihirli değnek dokunduran Allahım var.

Ve arkasından dua ile sıvadım şükürlerimin üstünü.

Dua ettim, bütün bunların hayatımda hep olması için.
Dua ettim, 2011 yılına girdiğimiz yılbaşı gecesinde bunların iki, hatta üç katı sayabilecek durumda olmak için.
Dua ettim, 2010 yılı için hazırladığım kalkınma planımın tamamını uygulayabilecek fırsatları yakalayabilmek için.
Dua ettim, ülkemizde ve dünyamızda barışın sağlanması için.
Dua ettim, herkesin evinin barkının olması ve tencerelerinin hep kaynaması için.
Dua ettim, renkli televizyonumuzun kan rengi değil, toz pembe göstermesi için.
Dua ettim, hırsızlığın, hayırsızlığın, yolsuzluğun, yokluğun, yok olması için.
Ve dua ettim, daha biiiiiirrr çok şey için.

Sonra lokum yeğenim Emirhan’ımı aldım karşıma, oynadık, zıpladık, eğlendik dakikalarca.

Arkasından çok sayıda batıl inancı olan bir arkadaşınız olarak YILBAŞI GECESİ YAPILMASI GEREKENLER yazımda belirttiğim bir çok inancımı da yerine getirerek hafifledim.

Derken ev halkı birbirlerine tekrar iyi dileklerde bulunarak, evlerine, odalarına çekildi teker teker. Ben de kadim dostlarıman Ali beyin, doğum günü hediyesi olan kitabımı alıp uzandım yatağıma. 31 Aralık sabahı, saat yedi de açılan gözlerim, 1 Ocak sabahının ancak saat dördüne kadar dayanabildi uykusuzluğa.

Harika bir gecenin sonunda harika bir güne uyandım çok şükür.
Bundan sonra her şeyin daha da harika olması tek isteğim.
Allah hepimizin gönlüne göre versin arkadaşlar.
2010 yılında aklınızdan geçen ne varsa hepsinin hayırlısı ile gerçekleşmesini diliyorum. Tabiî ki sağlıkla, huzurla, mutlulukla, umutla…

Sevgilerimle,
Güngör Ekinci

30 Aralık 2009 Çarşamba

YENİ YILIMIZ KUTLU OLSUN

Image Hosted by ImageShack.us

2010 yılı için öyle bir kalkınma planı hazırladım ki kendime, farkındayım kaderim bile şaşıracak. "Allah allah kayıtlarımıza göre bu kızın kaderinde bu yıl böyle şeyler yok du, yıl daha sakin geçecekti, neler oluyor" diyecek.:-)

Ama hep yazarım ve söylerim ya hani, kaderinizin kölesi değil, hayatınızın efendisi olun diye. İşte benim yapmaya çalıştığım da bu.

Değişmek için, yeni adımlar atmak için, planları hayata geçirmek için hep hafta başı, ay başı beklenir, alın size yılbaşı. Bundan güzel başlangıç zamanı mı olur ? Hayatınıza sahip çıkın, planlarınızı yapın arkadaşlar.

Ama sadece tasarılarınızla ilgili olmasın planlarınız.
Öfkelerinizden de kurtulun mesala.
Başkaları için de birşeyler yapın.
Almadan vermenin keyfini yaşayın.
Tiyatroya, sinemaya daha çok vakit ayırmaya çalışın.
Daha çok kitap okuyun.
Kırgınlıklarınızı unutun. Affedin, sevin, sevilin.

"Hayat dağ gibidir, nasıl seslenirseniz öyle yankı bulur sunuz" bu sözü aklınızdan çıkarmayın.

Yeni yılın ruhunuzu, zihninizi, kalbinizi beslemesini,
cebinizi, cüzdanınızı bereketli paralarla doldurmasını,
ailenize, hayatınıza ve dünyamıza sağlık, barış, umut ve mutluluk getirmesini dilerim.

İçtenlikle ve sevgilerimle,
Güngör Ekinci


HOŞ BİR HİKAYE
Küçük kız babası ile ormanda yürüyüş yaparken, ayağı takılıp yere düşüyor. Can acısıyla "Ahhh" diye bağırınca ilerideki dağın tepesinden "Ahhh" diye bir ses duyuyor ve küçük kız , dağın tepesinde başka birinin olduğunu sanıp bu kez de "SEN KIMSIN?" diye bağırıyor.

Aldığı yanıt "SEN KIMSIN" oluyor. Küçük kız bu yanıta iyice sinirlenip "SEN BIR KORKAKSIN, NEDEN SAKLANIYORSUN?" diye haykırıyor.

Dağdan gelen ses"SEN BİR KORKAKSIN..." diye cevap veriyor.

Sonunda babasına soruyor " baba ne oluyor böyle ? “
" dinle ve öğren” diyor adam.

Bu kez kendisi dağa doğru "SANA HAYRANIM" diye bağırıyor. Gelen cevap "SANA HAYRANIM" oluyor.

Baba tekrar bağırıyor, "SEN MUHTEŞEMSİN" gelen cevap "SEN MUHTEŞEMSİN.
Küçük kız çok şaşırıyor ama hala ne olduğunu anlayamıyor.

Adam, küçük kızına hayatın sırrını anlatmaya başlıyor.
"Buna "YANKI" denir. Ama aslında bu "YAŞAM"dır. Yaşam daima sana, senin verdiklerini geri verir. Yaşam yaptığımız davranışların aynasıdır. Daha fazla sevgi istediğin zaman daha çok sev. Daha fazla şevkat istediğinde, daha şevkatli ol. Saygı istiyorsan insanlara daha çok saygı duy. İnsanların sabırlı olmasını istiyorsan sen de daha sabırlı olmayı öğren. Çünkü yaşam bir tesadüf değil, yaptıklarımızın aynadan bir yansımasıdır. Hayat sana ancak, senin ona verdiklerini geri verir, bunu unutma!

28 Aralık 2009 Pazartesi

MEVLANA' DAN

Image Hosted by ImageShack.us

Okumaktan zarar gelmez, oku, ama Lanet okuma!
Emek ver, kulak ver, ama hiç bir zaman Boş verme!
Rakibini geç, sınıfını geç, ama hiç bir zaman Gülüp geçme!
Günlerini say, servetini say, büyüklerini say ama, hiç bir zaman Yerinde sayma!
Yaklaş, konuş, tanış, ama Uzaklaşma!
Hedefe koş, serhada koş, yardıma koş, ama Ortak koşma!
Paranı ver, gönlünü ver, canını ver, ama Sırrını verme!
Elini aç, gözünü aç, kalbini aç, ama Ağzını açma!
Zulmü devir, nefsi devir, ama Can devirme!
Ev al, araba al, akıl al, ama Beddua alma!
Eşini sev, işini beğen, aşını beğen, ama Kendini beğenme!
Davet et, hayret et, affet, tövbe et, ama İhanet etme!
Satıcı ol, alıcı ol, kalıcı ol, bulucu ol, ama Bölücü olma!
Ne yap, ne yapma, itil, atıl, ama Satılma!
Seslen, uslan, ama Yaslanma!
Doğrul, devril, ama Eğilme!
MEVLANA

Fıkra - Güzel olmak yetmiyor

Zengin İtalyanlardan birine dünya güzelinden bir mektup gelmiş.
Mektupta şöyle yazıyormuş : - sizin çok zeki olduğunuzu duydum, bende çok güzelim. Bu 2 muhteşem yetenek birleşince muhteşem bir çocuk doğar. Evlenme teklifimi kabul ederseniz memnun olurum.

Ertesi gün bayana şöyle cevap gelir : - O çocuğun fiziği benimkine aklıda sizin aklınıza benzeyebileceği riski olduğu için teklifinizi kabul edemem :-) ......

ADAM GİBİ

Ben seni hiç sevmedim ki
Durgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim
Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim
Birde yıldızları sevdim
Eylül akşamlarında gelip,
Gözlerinde tutulan.
Ben seni hiç sevmedim ki
Beni yola koyduğunda ayrılmayı sevdim
Kurşunları sevdim beni vurduğunda
Ağlamayı sevdim unuttuğunda
Yalnız olduğumu anladığımda
Ayakta kalmamı sevdim
Yıkılmamı sevdim seni hatırladığımda
Ekmeği sever gibi sevdim sensizliği
Su gibi özledim Temmuz güneşinde sesini
İkindide yağmur gibi
Geceleyin yağan yağmur gibi sevdim seni sevdiğimi
Ben seni hiç sevmedim ki
Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim
Menekşeyle konuşmanı
Nisan’a hatırlatmanı
Baharın bir adının da yalnızlık olmadığını
Düştüğün zaman kanayan yaralarını
Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman
Sakız satan çocukları
Yeni çıkan şarkıları
Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim
Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte
Ben seni hiç sevmedim ki
Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine
Bir gece bir şiir gibi kibrit alevinde
Alemin ortasında, kimsesizliğin sesinde
Buğusunda sabahın, acımasızlığında ahın
Ağlayan yüzünde İsa’nın
Ferahlatan gücüyle duanın
Korkutan yanıyla nar’ın
İncirin, zeytinin ve kalbin üstüne
Gülün üstüne
Tutunduğum umudun üstüne
Korkunun üstüne
Hep senin üstüne, hep senin üstüne
Ben seni hiç sevmedim ki
Gittiğin zaman gitmeni sevdim
Evreni sevdim geldiğin zaman
Kalmanı sevdim
Korkuyordum sana alışmaktan
Yine de sevdim gülümsemeyi
Mendilimi sallarken, seni götüren trenin arkasından
Kırlara ilk kar düştüğü zaman
Ölümünün ne güzel olduğunu sevdim
Seni içimde öldürdüğüm zaman
Ben seni hiç sevmedim ki
Durgun akşamlarda söylenen şarkı neyse
Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim
Birde yıldızları sevdim
Eylül akşamlarında gelip,
Gözlerinde tutulan.
Düştüğün zaman kanayan yaralarını
Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman
Sakız satan çocukları
Yeni çıkan şarkıları
Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim
Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte
Ben sevdim mi adam gibi severim.

İbrahim Sadri