Geçen gün Beylerbeyi Sarayındaydım.
Beylerbeyi Sarayı, Sultan Abdülaziz tarafından 1861-1865 yılları arasında, dönemin
tanınmış mimarı Serkis Balyan’a yaptırılmış. Harem ve Selâmlık olarak iki ana bölümden oluşan sarayda Selâmlık, donatım ve süsleme açısından Harem’den daha zengin tutulmuş.Sarayda 3 giriş, 6 salon ve 26 oda bulunuyor. Rutubete ve sıcağa karşı döşemeleri, orjinalleri Mısır’dan getirtilen hasırlarla kaplanmış. Çoğunluğu Hereke yapımı olan büyük boyutlu halı ve kilimleri, göz alıcı kristal avizeleri, saatleri, Çin, Japon ve Fransız Yıldız vazoları gerçekden görülmeye değer.
Sarayın, içinde çay bahçesi de olan çok büyük bir bahçesi ve harika bir ortamı var. Sarayı belli saatlerde gezebiliyorsunuz. Zaten saray çevresinde izleyebileceğiniz okadarçok eser ve görülmesi gereken yer var ki vakit nasıl geçiyor anlamıyorsunuz bile. Ne yazık ki sarayın içinde fotoğraf çekmek yasak. O ihtişamı hayranlıkla izliyorsunuz ama tek bir kare bile çekemiyorsunuz yani. Onun için sadece saray dışında çektiğim fotoğraflardan bir kaçını yayınlayabileceğim.
Başta sevgili Aymelek hanım ve arkadaşları olmak üzere şimdi bu satırları okuyan herkese sevgilerimi gönderiyorum.