29 Temmuz 2011 Cuma

AĞZIMDAN ÇIKTI KADERİM OLDU



Kuantum düşünce teknikleri ile ilgili yazılarımda hep derim ya hani, ağzınızdan çıkan sözlere dikkat edin kaderiniz olacak diye, bunu kendi hayatımda bir kez daha deneyimledim geçen akşam.

Yıllardır gıda sektörüne geçiş yapma düşüncelerim olmuştu. Bunun için araştırmalarda yaptım. Fakat maddi sebeplerden dolayı dükkan açma işinin boyumu aştığını fark ettim. Bende kendi çapımda kısa bir sürede olsa mantıcılık yapmıştım. Hatta buradan da duyurmuştum hatırlarsanız. İnsanın elinden çıkan şeyin alıcısının olduğunu bilmesi öyle keyifliki, benim için güzel bir tecrübe olmuştu gerçekden.

Birkaç yıl önce Maeve Binchy'nin Aşk Mutfakta Pişer isimli kitabını okuyordum. Kitapda ortak kurdukları catering şirketinde hayata birlikte direnen ve birbirlerine aşık olan iki kişinin, daha çok şirket mutfağında geçen aşkları anlatılıyordu.

En sevdiğim yabancı kadın oyuncu Catherine Zeta-Jones'dur. Her sayfasını çok beğenerek okuduğum kitabı daha bitirmemiştim ki bir gece televizyonda Catherine Zeta-Jones’un Aşk Tarifi isimli filmine denk geldim. Film kısaca Manhattan’daki bir restaurantın mutfağında başlayan bir aşkı anlatıyordu. Romantik komedi türünde harika bir filmdi.

Kısaca;
kitabım da mutfakdaki aşkı,
izlediğim film de mutfakdaki aşkı anlatıyordu...

O gece bende mutfakla ilgisi olan bir aşk yaşamak istiyorum dedim.
Hatta ikimizde aynı mutfakda çalışsak ne güzel olur gibisinden biiir sürüüü de
şey geçirdim aklımdan.

Düşündüm,
Düşündüm ve İstedim.

Sonra üzerinden yıllar geçti. Tabiki unutmuştum Allaha böyle bir istek gönderdiğimi.

Fakat geçen gece aynı film tekrar gösterildi televizyonda.
Catherine Zeta-Jones’u hayran hayran izlerken bir bir hatırladım nasıl bir aşk istediğimi ve kendi aşkımın tarifini.

Beni huzurundan boş çevirmeyen allahım yine yapacağını yapmış ve bana gıda sektöründe faliyet gösteren bir sevgiliyi, Canımın teee içini göndermişti.
O an fark ettim ki isteğim tam karşılığını bulmuştu.
Filmi izlerken birden bire gözlerim doldu.
Her zaman olduğu gibi yine yüzlerce kez şükrettim allahıma benden yana olduğu için, sesimi duyduğu için ve Canımın içini gönderdiği için.

Hatta birkaç hafta öncede kitaplığımı düzeltirken başka bir şeyi daha fark ettim.
Bankada çalışırken üye olduğumuz bir kurum vardı. Zaman zaman kampanya yapar ve üyelerine hediye kitaplar gönderirdi.

Bir dönem yine bir kampanya yaptı ve bize üç kitapdan birini seçme hakkı verdi.
Kekler, Börekler ya da Akdeniz mutfağı.
Herkes kek ya da börek kitaplarını seçerken ben Akdeniz mutfağını seçmiştim.
Arkadaşlar sen niye o kitabı seçtin dediklerinde, bilmem bakarsınız akdenize gelin olurum demiştim.

Bende dahil kimse İstanbul’dan gideceğime inanmadığı için çok gülmüştük sözlerime. Zaten o sözü söylediğimde benim Akdeniz anlayışımın en uzak noktası da Antalya, Adana civarıydı. Oysa akdenizin teee öteki ucuna yolcuyum bir süre sonra.

Arkadaşlar, nasıl ki kendi yasalarımız, ailemizin yasaları, iş yerimizin yasaları varsa, içinde yaşıyor olduğumuz dünyamızın ve hatta evreninde bir yasası var ve bu daha çok çekim yasası olarak adlandırılıyor son zamanlarda.

Evet, evren yasalarla yönetilir. Birçok gelişim kitapları ve konunun uzmanları çekim yasasının gücünden bahsetmekte olup, son günlerde TV programlarında da bu konunun çokca ele alındığını sanırım birçoğunuz gözlemlemişdir. Evrenin yasası, daha net bir ifade ile inancın yasası gibi işler.

Kısaca toparlamaya çalışacak olursak demek istiyorum ki, iyi düşünün, olumlu düşünün, sevgiyle düşünün, temiz kalple ve yürekden isteyin. Allah sizi duyuyor ve gerçekleştirmek için melekleri harekete geçiriyor.

"Ağzınızdan çıkan söze dikkat edin; Düşünceleriniz olur.
Düşüncelerinize dikkat edin;Duygularınız olur.
Duygularınıza dikkat edin;Hareketleriniz olur.
Hareketlerinize dikkat edin;Davranışlarınız olur.
Davranışlarınıza dikkat edin;Alışkanlıklarınız olur.
Alışkanlıklarınıza dikkat edin;Kaderiniz olur."
Mahatma Gandhi

Hepinize güneşli günler, müjdeli haberler dilerim.
Şu an kalbinizden, aklınızdan ne geçiyorsa gerçek Olsun.
Sevgilerimle... Güngör Ekinci

27 Temmuz 2011 Çarşamba

KÜÇÜK USTADAN BÜYÜK LEZZET













TENCEREDE FİNCAN KEK :)

Malzemeler
1 Yumurta
1 çay bardağı süt
1,5 çay bardağı şeker
2 çay bardağı un
2 yemek kaşığı kakao
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu

Yapılışı
Bütün malzemeler derin bir kabda çırpılır.
6 tane nescafe fincanı yağlanır (Türk kahvesi fincanlarının bir büyük boyu olması için yani )
Karışım fincanların yarısına kadar doldurulur ve fincanlar küçük bir tencereye konulur.
Tencereye fincanların yarısına gelecek kadar ılık su koyulur ve ağzı açık kaynaması beklenir.
Kaynayınca tencerenin kapağı kapatılır, ağzı hiç açılmadan kısık ateşte 20 dakika pişirilir.
Ocağın altı kapatıldıkdan sonra 15 dakika kapak açılmadan dinlendir.

NOT: Tencerenin kapağından buharlasan su keklerin üzerine damlamasın diye biz kapağın altına kağıt havlu koyduk. Sizde bu şekilde yapabilirsiniz.
Ayrıca 6 fincan dedim ama karışımı fincanlara daha az koyup fincan sayısını çoğaltabilirsiniz.
Üstüne de dilerseniz yarım paket çikolata sosu yapıp dökebilirsiniz ve Hindistan cevizi ile de süsleyebilirsiniz.
Afiyet Olsun.

GÜNÜN SÖZÜ



Eş dediğin koluna değil, yüreğine yakışmalı. Öyle sıradan gelip geçici heves değil sonsuza kadar 'nefes' olmalı...

SUyun, DUAnın, POZİTİF ENERJİnin GÜCÜ



SUyun ne kadar çok faydası olduğunu artık bilmeyen yoktur sanırım.
Hatta Dr. Batmanghelidj "Hasta Değil Susuzsunuz" adlı kitabında vucudumuzun tam 46 nedenle suya ihtiyaç duyduğunu anlatmıştır. Bu 46 maddeyi aşağıda sıraladım.

Ama onun öncesinde dikkatinizi çekmek istediğim başka bir şey daha var.

Prof. Emoto’nun su kristalleri ile ilgili yaptığı çalışmayı da sanırım duyanlarınız vardır.
Kısaca hatırlamak gerekirse ; Emoto, mikroskopla yaptığı araştırmalarda, donmuş su kristallerinin dış etkenler karşısında çok değişik şekillerde reaksiyon gösterdiğini keşfeder. Bu araştırmalara göre su kristalleri, dış etkenlerin yanı sıra, müzik, söz ve kavramlara da tepki veriyor. Hatta suyun sadece iyi ve kötü bilgileri, müzik ve sözleri değil, hisleri ve şuuru da kaydettiğini ortaya çıkardı. Emoto, araştırmasıyla suyun sadece hâfızasının ve bilgi taşıyıcı özelliğinin olmadığını, aynı zamanda kâinatın dilini ve gerçek sevgi titreşimini de yansıttığını ispatlamaktadır. Deneyde iki kavanozun içine haşlanmış pirinç konuyor. Birine “teşekkür” , diğerine “aptal” yazılıyor. Bir ay boyunca bu sözler bu şişelere söyleniyor. Netice çok enteresan: "Aptal" denen kavanozun içindeki pirinçler siyahlaşıyor ve kavanozdan çok kötü koku çıkıyor. Diğerinde ise; pirinç beyaz kalıp, hoş bir koku yayılıyor. Bu da gösteriyor ki, kötü ve iyi sözler, su ve pirincin üzerinde tesirli oluyor.

İşte bu deneyi ben de evde yaptım.

Aynı marka 2 adet pet şişeye aynı miktarda su koydum.
İkisine de aynı miktarda haşlanmış pirinç koydum.
Şişelerden birinin üzerine güzel sözler ve bir dua yazdım,
diğerine negatif sözler yazdım.
Günlerce şişelerden birine gülümseyerek bakıp yazdığım pozitif sözleri ve duayı okudum.
Diğerine kaşlarımı çatarak bakıp yazdığım negatif sözleri okudum.

Arkadaşlar inanın abartmıyorum, çok kısa bir süre sonra negatif sözler yazdığım şişedeki pirinçler tuhaf şekiller almaya başadı. Bir ayın sonunda pozitif enerji gönderdiğim şişedeki haşlanmış pirinçler hiç haşlanmamış gibi gayet diri bir şekilde duruyordu ve suyun rengi değişmemişti. Negatif enerji gönderdiğim şişedeki pirinçlerse unufak oldu, suyun rengi siyaha yakın bulandı ve şişenin de şekli değişti.

İşte bu yaydığımız enerjinin ve düşüncelerimizin nelere sebep olabileceğinin en basit ispatı. İnanmayan varsa evde kendi de yapabilir.

Aslında kısaca demek istiyorum ki, hiç kimsenin hayatı A’dan Z’ye mükkemmel değil. Herkesin kendine göre sorunları var. Siz yeterki iyi olun, olumlu olun, inançlı olun, pozitif olun. İnanıyorumki bunların karşılığında hayatta size güzel olacaktır.

Ne demiş atalarımız;
"iyi düşünün başınıza iyi şeyler gelsin".
ya da" ne ekersen onu biçersin".
ya da "bir kişiye kırk kere deli dersen deli olur" ozaman kırk kere akıllı dersen de akıllı olur.

Demek ki zihnimize ve dilimize, allahın bize güzel şeyler sunduğu fikrini ekersek de güzel şeyler olur.

Ne ekersek aklımıza,
Onu çekiyoruz hayatımıza yani.

Günde sadece 10 dakikanızı Allahı düşünmeye ayırın. Ne kadar büyük bir kuvvetin bizden yana olduğunu düşünmek bile kendinize olan güveninizi artıracaktır. Unutmayın, insanoğlunun gücünün yetmediği şeylere onun gücü yeter.

Gülün,
kabullenin,
sevin,
bağışlayın,
olumlu düşünün,
dua edin,
bol bol su için,
Allaha emanet olun.
Hepinize güneşli günler, müjdeli haberler dilerim.

Sevgilerimle...
Güngör Ekinci

SUYUN 46 FAYDASI

1- Hiçbir şey susuz yaşayamaz.
2- Su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce bastırır, sonra öldürür.
3- Su temel enerji kaynağıdır, vücudun “nakit akımıdır.”
4- Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir, bize yaşam gücü verir.
5- Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır.
6- DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur, böylece üretilen anormal DNA sayısı azalır.
7- Bağışıklık sisteminin (bütün mekanizmalarının) merkezi olan kemik iliğinde, bu sistemi kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir.
8- Bütün besinlerin, vitmin ve minerallerin temel çözücüsüdür. Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metobolik aşamalarında görev yapar.
9- Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur.
10- Su, besinlerdeki gerekli ögelerin emilimini artırır.
11- Bütün ögelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur.
12- Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini artırır.
13- Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır.
14- Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır.
15- Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, artrit ve sırt ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur.
16- Omurgadaki diskleri “şok emici su yastıkları” na dönüştürür.
17- Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler.
18- Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur.
19- Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler.
20- Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için vazgeçilmezdir.
21- Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç ve elektriksel enerji verir.
22- Serotonin ve diğer nörotransmitterlerin (sinir ileticileri) üretimi için vazgeçilmezdir.
23- Melatonin de dahil olmak üzere, beyinde üretilen bütün hormonların yapımı için gereklidir.
24- Çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat yetersizliği sorununa çözüm getirir.
25- Çalışma verimini artırır ve dikkat aralığını büyütür.
26- Su dünyadaki diğer bütün içeceklerden daha kolay bulunabilir ve hiçbir yan etkisi yoktur.
27- Stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine yardımcı olur.
28- Uykuyu düzenler.
29- Yorgunluğun giderilmesine yardımcı olur ve bize gençliğin enerjisini verir.
30- Cildi yumuşatır ve yaşlılık belirtilerinin azalmasına yardımcı olur.
31- Gözlere canlılık ve parlaklık verir.
32- Glokomdan korunmamıza yardım eder.
33- Kemik iliğinde kan üretim sistemlerini düzenler, lösemi ve lenfoma oluşumunun önlenmesine yardımcı olur.
34- Vücutta enfeksiyon ve kanser hücrelerinin geliştiği bölgelerde bağışıklık sistemini güçlendirmek için çok gereklidir.
35- Kanı sulandırır ve dolaşım sırasında pıhtılaşmasını önler.
36- Kadınlarda, adet öncesi ağrıyı ve ateş başmasını hafifletir.
37- Kalp atışıyla birlikte kanı sulandırıp dalgalandırarak dolaşımdaki katı maddelerin dibe çökmesini engeller.
38- İnsan vücudunda dehidrasyon sırasında kullanılabilecek bir su deposu yoktur. Bu nedenle gün boyunca düzenli olarak su içmemiz gerekir.
39- Dehidrasyon cinsellik hormonunun üretimine engel olur, bu iktidarsızlık ve libido kaybının başlıca nedenlerinden biridir.
40- Su içtiğiniz zaman susuzluk ve açlık duygularını ayırt edebilirsiniz.
41- Kilo vermenin en iyi yolu su içmektir. Düzenli aralıklarla su için ve sıkı bir rejim yapmadan zayıflayın. Acıktığınız zaman aşırı yememeli, ama susadığınızda suyunuzu içmelisiniz.
42- Dehidrasyon doku boşlukları, eklemler, böbrekler, karaciğer, beyin ve deride zehirli çökeltilerin birikmesine yol açar. Su bunları temizler.
43- Su, gebelikte sabah bulantılarını azaltır.
44- Zihin ve vücut fonksiyonlarını bütünleştirir. Karar verme ve hedefleri belirleme yeteneğini artırır.
45- Yaşılıkta bellek kaybının önlenmesine yardımcı olur. Alzheimer, multipl skleroz, Parkinson ve Lou Gehring hastalıklarının riskini azaltır.
46- Kafein, alkol ve bazı ilaçlara duyulan bağımlılığın giderilmesine yardımcı olur.