14 Şubat 2016 Pazar

ASK ZIYAN OLMASIN



Ey ASK,  
alti ustu uç harfsin zaten. Kirilganligin oyle belli ki.  Agizdan çikarken bile nasil da naif çikiyorsun. Çok dikkat etmek, iyice koruyup kollamak gerek seni.
Hatta ne isterdim biliyormusun?  Seni yukseklere koymak.  Her gelen alamasin, dokunamasin, yipratamasin isterdim. Korkuyorum çunku insanoglunun elinde ziyan olacaksin...
Bazi sinavlar olsa mesela. Gonul  sinavi, kiymet bilme sinavi ve bir de mulakat. Agizdan çikan sozler çok onemli çunku.  Ne demis eskiler; Kulak asik olurmus gozden evvel.  Insan guzel sozler duymak istiyor be kardesim.
Simdi bakiyorum herkes asik.  Sende bozuluyosun dimi her heyacana senin  ismini verdikleri için.
Bakkala giderken asik olup eve donerken ayriliyorlar artik. 
Ne oldu ? Ask bitti. 
Haydaaaa, 
e sormazlar mi insana;  Eminmisin? Yasadigin askmiydi ki gerçekten?
Bu heyecani butun duyularinla hissettin mi?
Emek verdin mi?
Karninda guvercinler kanat çipti mi?
Onu hayatinda kendinden one koydun mu?
Kiymetin bilindi mi? diye.
Ask dokunmak kadar,
askindan dokunmaya kiyamamaktir da bence.  Dunya da hiç birimizden bir tane daha yok.  Sevdicegin bunun farkinda mi, kiymetini biliyor mu  peki? 
Ey ask bugun yine sevgililer gunu.
Heryerde senin kalbin, heryerde senin rengin kirmizi var. Butun çiftler birbirlerini kutlayip hediyelesiyorlar.  Laf aramizda benim hayatimda  esimin disinda  1.5 yasinda genç bir erkek daha var. Ve ikisine de asigim. Zaten ben senin adina bile asigim be ASK.
Bu guzel gunde,    
Gozu sadece kendi esini/ sevgilisini goren, vefali, kiymet bilen, askina inanan, gunluk, aylik degil omurluk seven, paranin sundugu imkanlara, hayatin sundugu çesitlilige  yenik dusmeyen,  tum çiftlerin sevgililer gununu kutluyorum.    
ASKla…
Gungor Ekinci Saglik

16 Ocak 2016 Cumartesi

ESI HAMILE OLAN ERKEKLER, BU YAZIM SIZIN IÇIN



Suan da çok sevdigim bir akrabamin yine çok sevdigim esi hamile.  Geçen gun akrabama tecrubelerime gore tavsiyelerde bulunuyordum.  Konusma sirasinda baktim ki ne çok sey varmis bu konuda soylenebilecek.  Ve dedim dur ben bu konuda bir yazi yazayim hem senin fikrin olur,  hemde belki ihtiyaci olan baska kisilerde faydalanabilirler.Onun için hem kendi tecrubelerimden hem de çevremdeki gozlemlerimden yararlanarak bu yaziyi hazirladim. 

En bastan sunu soylemek istiyorum ki butun kadinlarin vucut yapilari farklidir. Ve bu nedenle hamilelikleride farkli geçer.  Kimisi 9 aylik hamileyken kendisini kosabilecek kadar iyi hissederken kimisi de daha hamileliginin 4. -  5. ayinda  agrilarindan ya da yasadigi baska sikintilardan dolayi ayaga bile zor kalkar. 

Rahat hamilelik geçiren anne adaylarimiza “ masallah , Allah daha iyi etsin” ,  agrili, bulantili sureç geçirenlere de “ Allah yardim etsin” demek istiyorum.

Ve sunuda belirteyim ki, gerçekten rabbimin mucizesi olan harika bir duygu hamilelik. Ve Allah isteyen herkese bu duyguyu yasatsin.

Ve konumuza donecek olursak ;

2016 yilina girdik ama hala erkek çocuk delisi aileler var.    Hala daha kiz dogurdu diye esine kusen erkekler, gelinine kizan kayinvalideler var.  Bir kere o melek yavrucagin cinsiyetini kadin degil,  erkegin spermleri belirliyor beyler.  En net tabirle,  ne koyuyorsan asina o geliyor kasigina yani  guzel kardesim.  Kendi sperminizin faturasini  kadinlara kesmeyin. Esinizi ezmeyin, annenize ya da çok bilmis diger yakinlariniza ezdirmeyin. Anne adaylarini bu konuda strese sokmakdan vazgeçin.  Esinize  onu çok sevdiginizi soyleyin.  Bu biiiiiiir. 

Kadin hamile kaldikdan sonra kaçinilmaz olarak kilo almaya basliyor.  Bazi kadinlarin,  ki onlara hep gipda etmisimdir, sadece karinlari sisiyor. Kimisi de yuzunden ayak parmaklarina kadar kilo aliyor.  Bu, size belli etse de etmese de aslinda kadinin psikolojisini bozan bir durumdur. Çirkinlesmeye basladigini dusunur. Ve artik onu istemediginize inanmaya baslar. Hele bir de ona çocugunuzun annesi, sevdiginiz kadin gozu ile degilde, sadece et yiginiymis gibi baktiginizi bir kere fark ederse, eyvay eyvah. O hamilelik o kadina bitmez artik. Yaninizda ustunu degistirmek bile istemez.  Bu konuya dikkat edin. Esinize onu çok sevdiginizi soyleyin.   Bu ikiiiii. 

Bir çok kadinda koyu lekelenmeler oluyor.  Tuylenme ya da tam tersi dokulme basliyor. Ne killandigi için korkun beraber saç sakal trasi olmayacaksiniz. Ne de saçlari dokuldugu için veya lekelendigi için korkmaniza gerek yok.  Dogumdan bir sure sonra hormonlar eski haline gelmeye basladikca hersey eski normal  haline kavusacak.  Esinize  onu çok sevdiginizi soyleyin.  Bu uuuuuuç.

Anne adayi ilk 3-4 ay bulantilardan dolayi çok rahatsizlik geçer.  Sonrasinda da artik vucut agrilari ve kramplar kendini gostermeye baslar.  Bu sureçlerde bi zahmet  yemek pisirme ve temizlik isleri ile ilgileni verin.  Esinize masaj yapin. Sirtini bacaklarini ovun. Bu ona,  hem kadin olarak kendisini iyi hissettirecek hemde fizikse olarak agrilarini hafifletecektir.  Esinize onu çok sevdiginizi soyleyin.  Bu dooooort.

Anne adayinin yaninda lutfen sigara içmeyin, içtirmeyin.  Hem anne için hem bebek için tehlikeli.  Sigaranin zararlarini da burdan yazmama gerek yok   heralde sanirim. Ustunde bile OLDURUR yaziyor zaten. Baska soze gerek yok. Esinize onu çok sevdiginizi soyleyin.  Bu beeeesss.

Anne adayi hersey yolunda bile gitse hormonlarindan  dolayi çok duygusal ve stresli olurlar.  Yani soyle soyliyeyim; içtikleri kahve biraz aci olmussa ay çok kotu olmus diye aglayabilirler. Ya da tam kivaminda olmussa ay ne kadar da lezzetli olmus diye bile aglayabilirler.  O derece yani artik gerisini siz dusunun.  Yani kadinin stresi zaten kendisine yetiyor. Siz onu mumkun oldugu kadar stresli durumlardan uzak tutun. Kendinizde ona stres yasatmayin.  Saçmalamalarini bile hos gorun. Esinize onu çok sevdiginizi soyleyin.  Bu altiiii. 

Bebek daha anne rahmnindeyken bebege sevginizi vermeye baslayin. Sabah evden  çikarken aksam eve dondugunuzde bir opucuk esinize bir opucukde annesini ben de isterim diye tekmeleyen anne karnindaki bebeginize verin. Inanin ikiside çok mutlu olacaktir. Esinize onu çok sevdiginizi soyleyin.  Bu yediiii.

Aserme kismi isin en guzel en  kismi sanirim. Gecenin bir vakti   anne adayinin,   evde olmayan birseyi canin  istemesi. Ya da aralik ayinda karpuz istemek gibi bisey.  O an alabiliyorsaniz alin. Yillar sonra hatirlayacaginiz çok tatli bir hatira olarak hafizalariniza isleyecektir çunku. Alamiyorsaniz da esinize onu çok sevdiginizi soyleyin, bu cumle herseye çaredir çunku unutmayin. Bu sekiiiiiz.

Kadinin suyu evdeyken geldiyse de hemen panik olmayin. Su geldikden 5 dakika sonra da bebegin gelmesi sadece filmlerde oluyor. Gerçek hayatta hiç de okadar kolay degil.  Sakin olun. Esinizle beraber nefes egzersizleri yaparak evden cikin. Esinize onu çok sevdiginizi soyleyin.  Bu dokuuuuuz.
  
 Anne adayindan sut gelmeye basladiginda, az geliyorsa ne zaman çok gelecek, çok geliyorsa ne zaman normale inecek gibi gicik sorular sormayin.  Bunye bu, ayarlayacak iste kendisini yavas yavas. Siz esinize onu çok sevdiginizi soyleyin.  Bu ooooonnn.

Bir çok anne adayinda karinda çatlamalar olabiliyor. Ve malesef   dogumdan sonra hersey duzeliyorda bu çatlaklar geçmiyor.  Bu goruntuye  igrenerek bakmayin,  dalga geçmeyin, kotu konusmayin.  Esinize onu çok sevdiginizi soyleyin.  Bu on biiiiirr.

Anne adayi gece agrilardan dolayi uyuyamayabilir. Sabahda yorunlukdan dolayi uyanmak istemiyor olabilirler.  Anlayis gosterin.    Gun içinde zaten nefes almakda zorlanirlar ama yatarken bu daha da guçlesir.   Ayrica hamile kadinlarin yatakda saga sola donmesi çok zor oluyor.  Siz donmesine yardimci olun.  Rahat nefes alabilmesi  için sirtina yastik koyun.  Yatakdan inerken kalkmasina yardimci olun.  Esinize onu çok sevdiginizi soyleyin.  Bu on ikiiiii.
 
Sakin simdi “ e ama ben sabah ise gidicem dinlenmem lazim “demeyin.  Esinizde muhtemelen ya ev de ya da iste çalisiyordur. Sartlariniz ayni yani. O da çalisiyor. Ustelik hormonlari ve vucudu degiserek.  Siz  esinize onu çok sevdiginizi soyleyin.  Bu on uuuuççç.
Esinizin hergun yuruyus  yapmasi gereklidir. Ama anne adayi agrili bir hamilelik geçiriyorsa cani disari çikmak istemeyecektir. Siz tatli dille onu disari çikmaya ikna edin. El ele kol kola yuruyun. Yururken sik sik tuvalete gitmesi gerekecektir.  Bunu goz onunde bulundurarak  yurumek için, kafelerin, benzin istasyonlarinin bulundugu yerleri tercih edin.  Esinize onu çok sevdiginizi soyleyin.  Bu on dooort.

Esinizi hamileligi rahat geçen baska kadinlarla karsilastirmayin. Her kadin bastan sona farklidir. Hem hormonal hem fiziksel açidan.  Ona sizin gozunuzde,   diger kadinlar guçlu ama o dayaniksiz inancini asilamayin.   Esinize onu çok sevdiginizi soyleyin.  Bu on beeees.

Hat safhada unutkanlik ve konsantrasyon sorunu yasayabilir.  Hiç unutmuyorum. Ben telefonda konusurken iki tane arkadasimin kim olduklarini hatirlayamamistim.  Anlayis gosterin, hatirlamasina yardimci olun. Esinize onu çok sevdiginizi soyleyin. Bu on altiiii.
Birçok erkek inanmasada hamilelik sendromu denilen bir durum vardir.  Bunu bazi kadinlar hormonlarindan dolayi yasar. Bazi kadinlarin hamileliginde hersey guzel gider ama esleri  yada eslerinin aileleri tarafindan depresyona davet edilirler. Çogu zaman kadin gitmek istemezse kayinvalide deplasmana gelir.   Erkek kadina destek olmazsa anne adayi kendi evinde kaynanaya yenilir.   Buna musade etmeyin. Esinize onu çok sevdiginizi soyleyin. Bu on yediiii.

Bazi çevrelerde bebegin isminin ne olacagina aile buyukleri karar veriyor. Bu isim içinize sinmiyorsa nazikçe, kirici olmadan,  baska bir isim dusundugunuzu soyleyin. Bebeginizin isminin ne olacagina anne adayi ile birlikte karar verin. Esinize onu çok sevdiginizi soyleyin. Bu onsekiiiiz.

Sevgili beyler lutfen kendinizi  esinizin  yerine koyun.   Esinize onu çok sevdiginizi soyleyin. Agrisini sevin, bulantisini sevin, nazini sevin, kaprisini sevin, kilolarini sevin, saçmalamasini sevin, karnini sevin.  Fark ettiniz degil mi? Aslinda isiniz o kadar kolay ki. Sadece esinizi sevin, soyleyin ve hissettirin yeter. 

Rabbim hepinizi hayirlisi ile saglikli bebeklerinize kavustursun insallah. 

Neyse simdilik bu kadar.  Belki daha sonra bir de gurbette hamile olmakla ilgili bir yazi yazarim.
Herkese sevgiler… Gungor Ekinci Saglik

Gorsel :  gebelikvebeslenme.com ´dan
 

25 Aralık 2015 Cuma

Noel Baska sey Yilbasi Baska




Merhabalar herkese,
Facebook ve diger bir çok sosyal paylasim aglarinda bu konuda o kadar çok olumsuz soz gordum ki,  bu yaziyi yazmaya karar verdim. 

Arkadaslar bilmeyenler için soylemek  istiyorum  ki;  Noel baska sey Yilbasi baska sey.  Butun dunya bunun farkinda.  Ve ne olur,  neyin ne oldugunu  tam olarak fark etmeden “ yilbasini hristiyanlar kutlar muslumanlar kutlamaz “ diyenlerde artik bunun ayrimina varsinlar lutfen.

Oncelikle kisa ve oz olarak sunu belirteyim ki, Hristiyanlarin yilbasisi dun geceydi.  Yani oldu ve bitti.   
Simdi konuyu biraz daha açmak istiyorum.

Hristiyan aleminde 24 Aralik Hz. Isa´nin dogum gunu olarak kabul edilip dini açidan çok onemseniyor. Bu nedenle asil Noel  kutlamasi da 24 Aralik  aksami  olarak kabul ediliyor. Onun için  herkes  24 Aralik aksamini,  en yakin dostlari ile ya da aileleri ile birlikde  geçirip  Navidad yemegi  yiyor.  Ailesi  ile birlikde olmak için bir çok insan koylerine  gitti bile.
 
Hatta bu sebeple dun gece benimde davetim vardi.  Buradaki en yakin dostlarimizdan biri Turk. 
Esi Ispanyol,  iki tane de oglu var.   Onlari davet ettik evimize.  Hep birlikte gulerek, eglenerek, sohbet ederek yedik yemegimizi.  Keyif biriktirdik, dostluk pekistirdik, guzel vakit geçirdik. 

Bu geceyi kutladik diye hayatimizda bisey degismedi. Hala  muslumaniz elhamdulillah.  

Biz nasil ki bir kaç gece once birbirimize kandil mesaji gonderip iyi dileklerde bulunduysak, onlarda birbirlerine kutlama mesajlari gonderdiler.  Biz bayramlarda iyi bayramlar diyoruz ya hani, burada da " feliz navidad" diyorlar.  Hatta Noel baba bile dun gece getirip birakti hediyelerini.  Bu sabah sevindi bir suru çocuk. 

Yilbasi kutlamalari ise çok farkli birsey canlar. 

Sonuçda dertsiz tasasiz insan var mi su dunya da ? Hiç sanmiyorum.
Gelecekten umudu olmayan, yarinlardan bir beklentisi olmayan   insan var mi su dunya da ? Hiç sanmiyorum.
E ozaman ? Yeni bir yila giriyoruz be kardesim. 

Insan yeni bir haftaya bile girerken kuçuk planlar yapiyorsa, koskoca yeni bir yila girerken daha çok plan yapip, daha çok umut edip, daha çok heyecanlanmaz mi? Iste yeni yila kutlamalarla girmemizin tek sebebi de bu beklentilerimizin verdigi tatli heyecan 

Keyfin telafisi yok  arkadaslar.  Giden gider yani.

Keyifli bir ani kaçirdiysan, yasayamadiysan gitmistir artik. Geride kalmistir o an.
Hayata keyif veren renk katan anlarin, durumlarin, olaylarin, objelerin tadini çikarin derim nacizane bir fikir olarak.
Fakat yanlis anlasilmak da istemem.  Demiyorum ki yilbasi gecesi illede çilginlar gibi eglenin.
O aksam için esinizi  çocugunuzu sevindirecek farkli  yemekler  yapin mesela.  Kapisini sadece misafir gelince açtiginiz misafir odanizda yiyin yemeginizi hep birlikte. Bide sofraya esofmanla degilde normal kiyafetle oturdunuz mu,  alin size hiç masrafsiz guzel bir kaç saat iste. 

Her yilbasi gecesi saat 12 olunca hemen disari çikar dua ve sukur ederim ben.  Yilbasi gecesi ettigim dua ve sukurlerle kandil geceleri yaptigim dua ve sukurler  birebir ayni. Ikisinde de kalbim allahima donuk ellerim ona açik çunku.

Neyi kotu ya da yanlis  salona siklik katan, baktikca gozumu gonlumu açan,  renkli bir agaç suslemenin, 
neyi kotu ya da yanlis çocuklara hayali bir kahraman olan Noel babanin hediye getirdigini soylemenin,   
neyi kotu ya da yanlis sevdiklerimize,  yeni yilda hersey istedigin gibi olsun, tum guzellikler seni bulsun gibi temennilerde bulunmanin,   
neyi kotu ya da yanlis saat gece 12 yi gosterdiginde  ilk once  en sevdicegine sarilmak için heyecanlanmanin,
neyi kotu ya da yanlis yeni yilin ilk dakikalarinda ayni anda Allaha el açip, enerji birligi yaratip  vatan, millet için huzur , baris , sevgi istemenin,  
neyi kotu ya da yanlis yeni yildan guzel seyler beklemenin, umut etmenin.
Valla benim aklim mantigim almiyor.

Demin  facebook  da bir fotograf   gordum. Biz osmanlí torunlariyiz, yilbasi kutlamayiz yaziyordu.
Bu dusunceye sahip olan kisi /ler eminim  Noel babanin bizim topraklarimizdan çiktigini da bilmiyordur.

Soyleki ; Hristiyan inanisina gore  M.S.4. yuzyilda Anadolu´da,  Antalya / Demre ´de yasamis olan Aziz Nikolaos adindaki Hristiyan azizi Roma Imparatoru Buyuk Konstantin´in ruyasina girmis ve idama mahkum edilen 3 subayi kurtarmis. Bu olaydan sonra unu gittikce yayilan Nikolaos, zamanla Rusya ve Yunanistan gibi ulkelerin hayir kurumlarinin, loncalarin, cocuklarin, denizcilerin ve bazi sehirlerin koruyucu azizi olarak benimsenmis.  Cocuklara ozel armaganlar getirdigine inanlilan ve Noel Baba olarak anilmaya baslanilan Aziz Nikolaos zaman içinde efsanevi bir kisilige burunmus. Aziz Nikaloas´in Noel Baba halina sokulmasi ilk once Almanya´da gorulmus.  Bu efsanevi gelenek zamanla Protestan kiliselerin cogunlukta oldugu Avrupa ulkelerinde yayilmis.  Sonra ABD´nin New York sehrine yerlesen Hollanda´li Protestanlarin Aziz Nikaloas´u iyilik sever bir kimse olarak anmalarida cok sevilmesine yol acmis.  Ayrica ABD ve Ingiltere´de kutlanan cocuk bayramlarinda da yer verilmeye baslanmis. Geleneksel aile ve cocuk bayrami olarak kutlanan Noel yortusunun koruyucusu olarak  da kabul edilmis.  Noel Baba´nin sisman,neseli, kirmizi ve beyaz piskoposluk giysileri icindeki tasvirleri Amerikalilar tarafindan gundeme getirilmis.
Sonrasini zaten hepimiz biliyoruz.  Noel Baba bazen yalniz, bazen yardimcisiyla ata binerek, bazende sekiz Ren geyiginin cektigi arabasiyla evlerin çatilarinda  dolasir.   Inanisa gore sirtinda ici hediye dolu bir heybeyle dolasan Noel Baba evlere bacadan girer ve armaganlarini uslu cocuklarin ayakkabilarinin  icine koyarmis.   

Yani çocuklara Noel baba hediye getirmis demek yanlis, uyu uyu ocu geliyo demek dogru oyle mi ?

Neyse.
Son zamanlarda çok yogunum. Nete de pek giremiyorum.  Yeni yil yazisi yazamayabilirim.
Bu nedenle simdiden buyuk kuçuk herkesin yeni yilini kutluyorum. Allah hepimizin gonlune gore versin.
Sevgilerimle, Gungor Ekinci Saglik 


 

8 Kasım 2015 Pazar

FAYDALI - EGLENCELI - SURUKLEYICI

Istanbul´dan gelirken getirdigim kitaplardan, en begendigim uc tanesini tanitmak istiyorum sizlere.

Fotografdaki siraya gore her biri tek kelime ile FAYDALI - EGLENCELI ve  SURUKLEYICIydi bana gore.




Mucizeleri Çağırmak   / Tuğçe Işınsu
Kitapyurdu tanitim yazisindan:
Herkes bir Mucize bekler ama Mucizeler sadece onlara inananlara gelir. Allah sana kendi ruhundan üfledi (Secde Suresi, 9. Ayet), Sen doğuştan Mucizenin ta kendisisin.Yaşadıkların sana bunu unutturdu, bu kitap yeniden hatırlatacak…

"MUCİZELERİ ÇAĞIRMAK" ile yaşadığın tüm sorunların ve çöküşlerin bir fırsat olduğunu göreceksin, gerçek mucizenin insanın içinde ve dualarda saklı olduğunu fark ederek kendi mucizenin kapısını sen açacaksın…

Sizde benim gibi dualarin ve dusunce tarzinin kuvvetine inaniyorsaniz bu kitabi mutlaka okuyun derim. Okurken bile insanin içini  rahatlatan, faydasini goreceginize inandigim bir kitap.


Dişilik mi Kişilik mi? /  Seda Akgül


Arka kapak:
“Bir kadın olarak önce dış görünüşümüzle masaya oturur, aklımızla kalkmaya çalışırız.
Bedenimiz ve ruhumuzun nadirdir aynı fikirde olduğu. Bir adamla tanışırız, aklımız “kaç!” derken kalbimiz kilitlenir.
Aşkımızın peşinden koşsak adam kaçar, aklımızla hareket etsek “hesapçı” denilir.
Hep tasa ya da tasarı vardır kafamızda, doyasıya yaşamamızı engelleyen. Hep güçlü olman gerekir ama kırılgan gözükmen beklenir. Her zaman güzel, akıllı, bakımlı olman adettendir. Devlet de idare etsen, podyumda da yürüsen asıl olan kişilikle dişiliği bir arada götürmek, beden ve ruhu ayırmadan yaşayabilmek ve birini ilk gördüğünde cinsiyetini değil insanlığını algılamaktır.
İşte bu düşüncelerimi ve gözlemlerimi hem eğlenmek hem de sizleri eğlendirmek için bu kitapta paylaştım. Bir Jane Austen klasiği beklemeyin benden ama kendinizden bir şeyler bulacağınızın arada kahkaha atacağınızın garantisi veririm. Kendinizi sevin gerisi gelir…
İyi eğlenceler…”

Valla yazar bastan soylemis zaten. Eglenerek ikuyacaginiz çok keyifli bir kitap. Ve bir kadin olarak kendinizden mutlaka birseyler bulacaksiniz.


Aşk Yolcusu  / Bahar Feyzan
Arka kapak:
1941; İkinci Dünya Savaşı’nın en hararetli günlerinde Berlin.

Türk Doktor İzak Levi, Büyükelçi Hüsrev Gerede’nin Nazilerden kopardığı özel izinle Almanya’da Yahudilerin yaşadığı baskıdan etkilenmeden hayatına devam ederken, âşık olduğu Viktorya için her şeyi göze almaya karar verir...

İzak ve Viktorya’nın Berlin’den Bükreş’e, oradan sırlarla dolu gemi Struma’ya ve nihayet İstanbul’a uzanan hikâyeleri savaşın, dostluğun, intikamın sınavlarından geçecektir artık.

Arka planda ince ayrıntılarıyla dönemin ruhunu yansıtan Bahar Feyzan, âşık olan bir erkeğin sevdiği kadın için neler yapabileceğini anlatırken, kadın ruhunun aşka olan inancını da okuyucuyu yaralayarak sorguluyor.

Çok surekleyici olup kalbinize dokunacagina inandigim bir kitap.Ozellikle sonlara dogru harikaydi. 

Herkese keyifli okumalar...
Sevgiler,
Gungor Ekinci Saglik