20 Mayıs 2012 Pazar

GURBETTE GELIN OLMAK...


Aslinda boyle bir yazi yazmak aklimda yoktu. Ama tohumlarini Istanbul´dan getirdigim Aksam Sefasi çiçegimi gordukce oyle duygulaniyorum ki, hissettigim, yasadigim bazi duygulari yazmak istedim simdi.


Çiçekle ne ilgisi var diyeceksiniz belki de gurbette gelin olmanin. 
Olmaz olur mu var elbette. Ona baktikca kendimi goruyorum ben.  
O da benim gibi yeni topragina tutunmaya, bu topraklarda kok salmaya, yesermeye, çiçek açmaya  çalisiyor.
Nasil ki ben zaman zaman yasadigim olaylardan etkileniyorsam, o da yasadiklarindan, yagmurdan, ruzgardan etkilenebiliyor. Kirilganlik gosterdigi anlar oluyor onunda. Biliyorum ki aslinda dayaniklidir o da benim gibi, etkilenmez  beklenmedik yaz yagmurlarindan,  ama burada az bi çigselense degisiveriyor hemen rengi. 
" Bekle"  diyorum ona. 
Bekle, ikimizde çok saglam kok salicaz burada, biraz zamana ihtiyacimiz var sadece...


Baska nesi mi vardir gurbette gelin olmanin?

Bir sokak muzisyeninin çaldigi ezgi ile mihlanip kalirsiniz mesela oldugunuz yerde. 
" Deniz ve mehtap sordular seni, neredesin? " 
Hizla kosarsin ezgilerin geldigi yone dogru. Sonra sokak muzisyenine kendini tanitirsin. Turk oldugunu soylersin. Bahsis verip bildigi baska Turk sarkilari varsa onlardan da çalmasini istersin. Muzisyenin 20 yil once Turkiyede yasamis bir Romen oldugunu ogrenirsin. Adina " Aysem" dedigi ama senin daha once hiç duymadigin bir turkuyu daha çalar adam. Burnunun ucu sizlayarak ayrilirsin muzisyenin yanindan...
Sebebini sende bilemezsin ama çok hassas ve kirilgan olursun.  Çok sukur hayatinda hersey yolundadir. Ama yine de gozlerin her an dolmaya, burnun  sizlamaya hazirdir. Gittigin kafenin sahibinin para koleksiyonunda gordugun, uzerinde Ataturk resmi olan TL,

 kuafor salonunda gordugun Ataturk çiçegi, 

Caninin içinin pisirdigi kurufasulye, 

dukkanda yedigin Turk baklavasi bile sizlatir içini.

Hatta getirdigin Turk kahveleri bitince son paketi koklar oyle atarsin çope. Evde cezve yoksa pisirdigin ilk Turk kahvenide çaydanlikda pisirirsin boyle benim gibi.


Eger yurt disinda gelinseniz, ailenizi, dostlarinizi, arkadaslarinizi, sevdiklerinizi istediginiz zaman agarlayamazsiniz evinizde. Ayni sehirde yasiyor gibi olmaz gelme gitmeler, hatta sohbetler bile. Telefonunuz once sik sik çalar, sonra arada bir. Daha sonra telefonlasmalar yerini arada bir maillesmeye birakir. Fark edersiniz birilerinin, birseylerin  avuçlarinizdan akip gittigini, ama tutamazsiniz. Engel olamazsiniz gitmelere. Yavas yavas bir kopus baslar geçmisten, nereye kadar kopacagini bilemediginiz...


Adinizi duymak  istersiniz dogru tonlama ve harflerle soylenmis olarak, ama duyamazsiniz. Artik adinizin gerçek ses rengi size bile yabanci gelmeye baslar yavas yavas...

Bazen sokakda yururken tanidik bir sesin size seslendigini hissedersiniz. Doner bakarsiniz saskinlikla, ama yoktur sesin sahibi ortalikda...

Paralari tanimazsin. Mantik aynidir aslinda. Bizde TL, burada €, bizde kurus, burada sent. Ama hesap kitap isini bile oturtmak zaman alir. Nerede ise 5 ile 5,5 ´u toplarken bile kafaniz karisir...
Ben bukadar kapasitesiz degilim ki ne oluyor bana deyip kizarsiniz kendinize surekli.

Guzel bir sesden geldigi zaman dinlemeye doyamadigin ezan sesini duymak istersin bazen. Minareden yankilansin ve yureginize dokunsun istersiniz. Baktin ki olmaz bazen internette dinlersin sende...

Butun zayif ve esmer kiz çocuklari Ecrin, butun tombis ve sarisin çocuklar Emirhan´dir senin gozunde. Kendini tutamaz musterinin çocuguna bile sarilirsin, yigenine benzedigini soyleyerek. Hatta bir kaç kere Yumurcak Tv´ye bile baktigin olur, Emirhan bugun ne izlemis diye merak ederek.

Bulundugun yerde  bizdeki gibi bir kahvalti kulturu olmadigi için, açik bufe kahfaltilarini ozlersin Emirgan´in, Kanlica´da denize karsi oturup çay içtigin, kitap ya da gazete okudugun gunleri hatirlarsin, 
babanin hafta sonlari sen kalkmadan gidip aldigi simitlerin kokusu gelir bazen burnuna, 
Uskudar´dan Eminonune geçerken martilara simit atmanin zevkini hatirlarsin, 
esinle ilk tanistigin yeri, gunu ve heyecani dusunursun.
Heryerde, herseyde Turkiyeden biz iz, bir benzerlik, bir koku ararsin...

Onceden herseye aglayan, asiri duygusal insanlara sinir oluyorsundur. Ama simdi onlardan beter olmussundur. Deniz bile gorsen gozlerin dolar.  Degil ozlem duygusu, artik " Ozlem " kelimesi bile burnunu sizlatir.

Aslinda pratikde hiç dil sorunun yoktur ama buna ragmen konusmalarda, anlamakda ve anlasilmakda sanki eksiktir birseyler.  Ruhsuz ve yuzeyselmis gibi gelir sana konusmalar. Ispanyolca konustugunda konunun duygusunu karsi tarafa veremedigini dusunursun. Biri ile karsilastiginda " HOLA " dersin, alti ustu merhaba demissindir, ama bu bile içine sinmez bir turlu. Hatta geldigin ilk aylarda kendini dilsiz hissedersin. Gorursun, duyarsin, ama konusamazsin, Allahim ne zor bir durumdur o...

Bir yerin azcik agirsa hemen esine kosarsin. Anne eli degmis gibi, hemen agriyan yere dokunsun ve iyilestirsin istersin...

Korkularin hayatini zorlastirir. Mesela kopek fobin varsa, fobin gun geçtikce artar. Evine çok yakin olan ve harika manzarasi olan nehrin kenarinda yuruyemezsin de, gidip spor salonunda kosu bandinin uzerinde yurursun kopek fobin yuzunden.

Kimbilir daha neleeeer neleeeer olur gurbet gelinlerinin hayatinda. 

Tum bunlarla bir tek sekilde basa çikabilirsiniz iste. 
Gerçek bir ask ve gerçek sevgi... 
Bu ikisinin ustesinden gelemeyecegi hiç bir sey yok çunku. 

Canimin içi,
burada yaninda olmakdan dolayi çok mutluyum. Biliyorum ki ben baska hiç bir yerde bu kadar mutlu olamazdim.
Bana burada anne, baba, kardes, dost, arkadas,  hatta vatan oldugun için ve destegini hiç esirgemedigin için,
çok tesekkur ederim.

Herkese sevgilerimle,
Gungor Ekinci Saglik


13 yorum:

Asuman Yelen dedi ki...

Duygular böyle sarmalayınca dört bir yandan, nasıl da güzel ifade eder yürek kendini.
Çok bile geç kaldın tüm bu duyguları bu beklenen bu olmazsa olmaz özlemi dışa vurmakta. "İnsansın" çünkü.
Hiç çekinme bunları ifade etmekten.
Bu yazıyı okuyan herhangi birinin orada yaşamında bir şeylerin aksadığını düşünmesi için çok sığ ya da kötü niyetli olması gerekir. Buradaki yakınların seni zaten yürekleriyle takip ettikleriden asla şüphe duymazlar.
Tabii ki kolay değil vatana ve sevdiklerine hasret hissederek, bir yandan da yepyeni şartlara ayak uydurmaya çalışarak yaşamı sürdürmek. Bu konuda eşinin ne kadar yardımcı olduğunu seni sevgiyle ilgiyle sarmaladığını görüyoruz. Senin sadece zamana ihtiyacın var. Hayat seni seviyor çünkü cesur ve pozitifsin:)
Ve bizler de varız, seni asla yalnız bırakmayacağız.
Sen uçağına bindiğinde ben kendi adıma, bu konuda kesin karar vermiştim zaten.
Çok uzattım ama çok etkilendim ve çok duygulandım.
Yağmurlu İstanbul' dan sevgi ve selamlar...

ms dedi ki...

hem çok güzel..hem de buram buram hüzünlü..güngör'üm sen buraları özlemişin be yaaaa.)))çok şükür mutlusun ya sevdiğinle...gerisi hoş bir seda sevgili dostum..gönlünü yeşertmekten vazgeçme...mesafeler sevgileri öldürmez bilakis yaşatır..öptüm....

Defne Soysal dedi ki...

Güngörcüm,çok duygulanarak okudum yazını. Çok güzel anlatmışsın. Hassas ruhlu bir insan olduğun için seni çok etkilemiş hasretlik. daha bir boşvermişliğe alıştırmalısın kendini yoksa bu duygular azalacağına gittikçe artar , üzülmeni hiç istemem.Hem çok özlersen atlar uçağa gelirsin memleketine altı üstü üç dört saat değil mi? Üzme sen canını.Hem artık teknoloji uzak kavramını unutturuyor insanlara.Mutluluğun daim olsun sevgiler DS

Güngör Ekinci dedi ki...

Emel Akman
Zaman en iyi ilactir! Bence cok dogru bir söz. Merak etme ,araya giren mesafeler ,hicbirseyi unutturmaz.Seni hatirlatacak cok sey vardir mutlaka...Insanaoglu herseye alisiyor.önemli olan istedigin kisinin yaninda olman...
Sevgilerimi gonderiyorum Güngörcüm,esine selamlar...

Güngör Ekinci dedi ki...

Sevgili Asuman hanim,
Sevgili Mehtap´cim
Sevgili Defne,
Ve sevgili Emel hanim,

Aslinda sizlerinde fark ettigi gibi hayatimda hersey yolunda çok sukur, ama iste ozleme alisma surecinden geçiyorum sanirim suan. Bu da beni oldugumdan daha hassas yapti.
Hani dostlar, sikintili olan dostlarinin omuzuna dokunarak onun yaninda olduklarini belli ederler ya, iste bende bu içten yorumlarinizla ellerinizi omuzumda hissettim. Elleriniz omuzuma, yorumlariniz yuregime dokundu cidden. Her birinize ayri ayri yurekden tesekkur ederim.
Sevgi, selam ve opucuklerimle…

Adsız dedi ki...

canım benim ben de senin gibi çok uzaklarda değilim ailem yanımda ezan sesi kulağımda aynı dili konuşuyoruz ama biliyorsun bende doğduğum şehirden yaşadığım mahalleden uzaktayım.bursa ya geldiğimde hiç alışamayacağımı sanırdım (pek alışamasamda)oğlum eşim ve zaman tam 13 yıl bitiyor.şimdi istanbul a gitmek gerektiğinde heyecan hep aynı ama oğluşum yoksa yanımda bir an evvel bursaya dönmek istiyorum.allah sana da türkiye yi ve de istanbul u (hiç unutamazsın ama)unutturacak bir evlat nasip etsin.onun kokusu heryere bedel eşine ve sana çok selamlar üç aylar bereketli ve hayırlı olsun çok öpüyorum....
BURSA DAN SICACIK SEVGİLER...

Güngör Ekinci dedi ki...

Canim Sinem´cim,
Kesinlikle oyledir tabi. Rabbim hayirlisini nasip etsin diyelim. Çok tesekkur ederim canim. Uç aylarin bereketi hepimizin uzerine olsun. Selam ve sevgilerimle...

Hayat İzlerim dedi ki...

Ne kadar güzel ve samimi yazmışsın canım, sevgiler kocaman...

Güngör Ekinci dedi ki...

Sevgili Hayat Izlerim, çok tesekkur ederim. Selam, sevgi ve opucuklerimle...

Adsız dedi ki...

Canım benim şuan o kadar utanarak yazıyorumki,ne kadar mazeret sıralasamda hiç önemi yok o özel gününde yanında olmalıydım özür dilerim,yazın beni ağlatmayı başardı hislerini gurbetin zorluğunu ne güzel ifade etmişssin, ama mutulsun ya en önemlsi o, insan zamanla nelere aılışmıyorki,hep mutlu ve güçlü olman dileğimle,enişteye de selamlar :) Dilek

Güngör Ekinci dedi ki...

Sevgili Dilek´cim, yorumun beni hem çok mutlu etti hem de açikcasi çok sasirtti. Senden haber almak guzel oldu... Ben iyiyim evet, umarim sen de iyisindir ve hersey yolundadir. Murat´a ve Emre´ye selam soyle. Sikica sarilip kocaman opuyorum canim. Yurekden selam ve sevgilerimle...

bayan Green dedi ki...

Ben gurbete gidecek bir gelin adayiyim. Sevdigim erkegi dunyalar kdr cok seviyorum. Ne varki yesil mis kokulu tarihin yamacinda oturmus bursamdan,baska tarih kokan guzel eskitme evlerle dolu bursa kalabaligi aksine kucuk ve ufak bir şehrin kucuk bir ilcesi olan safranboluya gidicem.huzunluyum cok cunku ailemden uzaklara gidiyorm. Annem babam ablalarim abim kuzenlerm amcalar halalar... baska bir sehirde baska bir hayat baska bir aile... sunlari yazarken bile agliyorum:-( cok seviyorum severek evleniyorm hatta hasretine gunlerce goz yasi doktugum adamla evlenicem. Ama gurbet niye bu kadr aci geliyo bana sanki ailemi birdaha goremeyecegim gibi.alisabilecekmiyim?

Güngör Ekinci Saglik dedi ki...

Sevgili Bayan Green,
karsinizdaki kisinin sevgisi, saygisi ve askindan eminseniz,
onun size gurbette, anne, baba, kardes, akraba, dost ve ask olacagina inaniyorsaniz alismaniz kolay olacaktir bence.
Ayrica gittiginiz yerde herkes sizinle ayni dili konusuyor olacak ve ayni kultur.
Simdiden hayirli olsun. sevgilerimle.