21 Temmuz 2014 Pazartesi

BIZ KISACA BOYLEYIZ :-)



                                   

Uzun bir aradan sonra herkese merhabalar.
Umarim hepinizin hayatinda hersey çok guzel gidiyordur.
Bizim hayatimiz oglumuzla daha da renklendi, senlendi çok sukur. Deniz´im 3. ayini bitirdi ve 4. aydan gun aldi bile. Hersey iyi gidiyor çok sukur.
Deniz´im den arta kalan zamanlarda evimle ilgilenmeye ve  ispanyolca ogrenme konusunda kaybettiklerimi geri kazanmaya çalisiyorum. 
Çunku benim hamilelik sureci bende unutkanlik yapmisti. Annem buradaykende surekli turkçe konustuk tabiki. Bu nedenle aradaki sureci kapatmak için surekli ders çalistigim için, biraz uzak kaldim blogumdan ve sizlerden. Ama kisa bir sure içinde tekrar sahalarda olacagima soz veriyorum.
Simdilik hepinize sevgiler, selamlar....Guzel gunler, mujdeli haberler....
Gungor,



10 Mayıs 2014 Cumartesi

SAYENDE YASADIGIM ILK ANNELER GUNUM KUTLU OLSUN OGLUM

Dogum yapmak için yatisim yapilmak uzere hastaneye giderken. Evden son kez bu sekilde çiktik.

                                                            Sonra sen geldin.



Artik bu sekildeyiz çok sukur.

                                Anneannenin getirdigi lohusa serbetimiz
                                         Atin uzerindeki minik Deniz Leo :-)


                                               Anneannen, sen ve ben ....



Semsi Tebrizi der ki “ duzenim bozulur, hayatimin alti uztune gelir diye endise etme. Nereden biliyorsun hayatin altinin ustunden daha iyi olmayacagini”. 

Ben de budan 3 yil once yasadigim bazi olaylardan dolayi hayatimin alti ustune geldi zannetmistim.  O donemde kendimi adeta karanlikda kaybolmus gibi hissediyordum. Hayatimi yeniden duzene koymaya çalisiyor, hayatin altindan tekrar ustune çikabilmek için çabaliyordum.   Megerse hayatin alti zannettim yer,  basima gelecek en guzel seylerin baslangiciymis,  sonradan anladim. 

Rabbim once babani çikardi karsima.  Severek, isteyerek mutlu bir evlilik yaptik çok sukur.

Ve simdi….
Simdi ise, kuçuk sevgilim, sultanim, canim oglum Deniz´im, seninle taçlandi yuvamiz.
18 Nisan gunu katildin aramiza. Oyle merakla bekliyorduk ki seni, senden baska konumuz yoktu konusacak.  Kime benzeyeceksin, kaç kilo dogacaksin, huyun en çok kime benzeyecek, vs….
Biraz kilolu dogdun canim. Karayagiz bir delikanliydin adeta.  Bir anda bizim kaldigimiz kattaki hastane personelinin bile goz bebegi oldun.  Hemsire ablalarin oyle çok seviyorlardi ki seni, odamiza geldiklerinde once seni seviyorlar, sonra islerini yapiyorlardi. 

Aslinda normal dogumla gelecektin.   Fakat son dakikalarda yasanan bir gelismeden dolayi sezeryanla dogdun biricigim.  Sezeryanla dogdugun içinde once babacigin gordu seni.  Ben dogunhanede ayilirken kendi sesime uyandim.  “ Oglum iyimi “ diye sorarak agliyordum surekli. Isin ilginci gorevliler bana ispanyolca “ ne diyorsun “ diye soruyorlardi. Fakat ben sanirim narkozun da etkisi ile israrla Turkçe olarak “ oglum iyimi” diye soruyordum. Ve cevap alamayinca endiselenip daha da çok agliyordum.

Odamiza gelip de seninle kavustugumuzda ise dunyanin en mutlu annesi oldum bir anda. Kendimi Allah tarafindan mukafatlandirilmis, dunyanin en buyuk hazinesine sahip olmusum gibi hissettim.   Hala daha burnumdan gitmeyen kokunu içime çektikçe,  duygulanip agliyordum.   Artik sayende bende “ ANNELIK” mertebesine eristim yavrum.  

Ulkemizde  yarin  anneler gunu. Fakat Ispanya da geçen Pazar gunuydu. Hediyen senin kucaginda, sende babanin kucaginda yanima gelerek verdiniz hediyenizi.   Sen zaten benim için dunyanin en guzel hediyesisin Deniz´im.  Kucagindaki bu hediye ile nasil duygulandim, nasil mutlu oldum, anlatamam canim yavrum. 

Sultanim, daha simdiden murvetlerini dusundukçe heyecanlaniyorum.  Sunnetinde yatagini nasil susleyecegimi, yuksek tahsil için, sehir disina ya da yurt disina gidersen, evine gelip sevdigin yemekleri pisirecegimi hayal edip mutlu oluyorum.  Hatta dugununu,  dugununde karsilikli oynamayi, dans etmeyi  ve benim nasil bir kayinvalide olabilecegimi bile hayal etmeye basladim daha simdiden. 

Evlat sahibi olmak gerçekten muhtesem bir duyguymus oglum. Geçen gun seni evde birakip kontrol için doktora gittigimde, burnuma sampuaninin konusu geldi, gozlerim doldu. Ozlemle geldim eve biliyormusun.  Seni banyo ettirmek, ustunu giydirmek, beslemek, altini degistirmek, seni opmek, koklamak, hepsi ayri bir zevk benim için.  Çok agladiginda zamanlarda çok endise ediyorum senin için. Omrumden omur gidiyor adeta. Simdi daha iyi anliyorum, annelerin “ allah benim omrumden alsin çocuguma versin “ derken ne demek istediklerini ve samimiyetlerini. 

Babanda ben de seni oyle çok seviyoruz ki, anlatmaya kelimeler yetmez. Senin her uyuyup uyanisinda evimize defalarca gunes doguyor sanki.

Sayende anneler gunu benim için farkli bir anlam kazandi.  Her anneler gununu sadece annemle kutlarken, bu anneler gununde hem annemin, hem de yavrumun yanimda olmasinin mutlulugunu yasadim. 

Rabbim, saglikli, hayirli ve mutlu bir insan olmani nasip etsin canim oglum. Hayatin boyunca yuzun hep gulsun.  Sayende yasadigim ilk anneler gunum kutlu olsun.
Seni çok seven annen….

Bu vesile ile basta kendi annem ve kayinvalidem  olmak uzere tum annelerin anneler gununu kutluyor ellerinden opuyorum. Aramizda olmayan annelerimizi de saygi ve rahmetle aniyorum.
Gungor Ekinci Saglik



9 Nisan 2014 Çarşamba

IMZA : BEN



Sevgili  Selgin,Esra ve Banu, bu uç degerli kadin,  gelirlerinin onemli kurumlara bagislancagi 3 harika kitabin hayat bulmasini sagladilar. Bununla da kalmayip mektuplarimiza kitaplarda yer vererek bizleride bu mutluluga, heyecana ve gurura ortak ettiler. Kendilerine ne kadar tesekkur etsek az a,ama  buradan, yurekden tesekkur etigimi  belirtmek istiyorum.
Once İMZA: KIZIN  dediler, benim sonradan haberim oldugu için bu projede yer alamadim malesef. Ama gozlerim dolarak  okudum buyuk yurekli kadinlarin babalarina yazdiklari mektuplari.  
Daha sonra İMZA : KARIN dediler.   Ben de Canimin Içi için yazdigim mektubumla yer aldim kitapda.
Simdi de IMZA : BEN dedik  birlikde.  
Yine bir sosyal sorumluluğa hizmet edecek bir kitap çikti ortaya.  Bu kez  Türgök (Türkiye Görme Özürlüler   Kitaplığı) yararına satılacak kitabimiz.
Benim kitabim henuz gelmedi. Ama içinde benim için çok kiymetli, yazilarini çok severek takip ettigim blog arkadaslarimin mektuplarinin kitapda yer aldigini biliyorum. 
Ayrica    sizlerin de  isimlerini mutlaka duymus oldugunuz Canan Tan, Cemre Birand, Çiçek Dilligil, Derya Baykal, Ece Vahapoğlu, Esra Harmanda, Nazlıcan Özkan, Sevinç Erbulak, Şafak Pavey, Yonca Tokbaş  gibi isimlerinde  kitapda yer aldigini belirtmek isterim.
Basta sevgili  Selgin,Esra ve Banu hanimlar olmak uzere,  kitapda emegi geçen herkese bir kez daha tesekkur ediyor , hepinize keyifli okumalar diliyorum.
Sevgilerimle,
Gungor Ekinci Saglik 


Hayatınızda son söz söylemek isteseniz kime, ne derdiniz?

Farklı sosyokültürel yapılardan kadınlar, hayatlarındaki ilk erkek olan babalarına yazdılar önce mektuplarını. Tüm söylemek istediklerini bu mektuplarda dile getirdiler. Sonrasında kız çocukları büyüdü ve karşılarına çıkan diğer erkeklere, eşlerine, sevgililerine, beyaz atlı prenslerine döktüler içlerini. Son olarak da "İmza: Ben" ile hayatta son söz olarak kime neyi söylemek istediklerini dile getirdiler. Kimi kendine, kimi geçmişine, kimi hastalığına, kimi hiç doğmayacak çocuğuna… Kolektif mektuplardan oluşan üçlemenin son kitabı "İmza: Ben" ile hiç tanımadığınız ya da çok yakından tanıdığınız kişilerin dünyalarına farklı bir gözle bakacak, belki de her bir mektupta kendinizi bulacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)