29 Mart 2014 Cumartesi

CANIM OGLUM, KUÇUK SEVGILIM, DENIZ´IM...

 
Canim oglum, kuçuk sevgilim, Deniz´im, herseyin hazir, gozlerimiz yolda,  seni bekliyoruz artik. 

Bugun  tam 39 hafta  +  1 gunluk oldun.  Doktorumuz dogum tarihini 5 Nisan olarak belirleyip,  15 gun once  veya  sonra  gelebilecegini soylemisdi.  Bizde gunlerdir bekliyoruz gelmeni.

Senin biraz tombis bir bebek olma ihtimalin varmis Deniz´im.  Bu nedenle benim için ozellikle son aylar oldukca zor geçiyor.  Oturmak, kalkmak, yurumek, nefes almak oldukca zor olmaya basladi artik.   Ozellikle geceler bitmek bilmiyor benim için. Çunku uykuya geçtikden 1-2 saat kadar sonra agri ile  uyaniyorum ve birdaha uyumak nerede ise imkansiz oluyor  canim. Ama senin  içimdeki kipirdanislarin yok mu, herseyi unutturuyor minigim.  Rabbim bu guzel duyguyu isteyen herkese tattirsin insallah. 

Beni,  senin için alisveris yaparken gormeliydin.  Bebek magazalarindan aglaya aglaya alisveris yaptim. Insanlar yadirgayarak bakiyorlardi bana, ama olsun umrumda degildi hiç kimse. O an sadece sana odaklaniyordum çunku.  Çok sik kiyafetler aldim sana, allahim sevinçle de giydirmeyi nasip etsin insallah. Ayrica haberin olsun,  hem buradan,  hem de ulkemizden,  hediyelerde gelmeye basladi sana. 

Senin çamasirlarini yikamak bile ayri bir zevk inanki. Çamasir makinesinin camli bolmesinde, suyun içinde donup duran minicik çoraplarini oturup izledim dakikalarca. 

Daha gelmeden babaciginla benim mutlulugumuza mutluluk kattin minik sevgilim, geldikden sonra ne yapariz hiç bilemiyorum.  Zaten çogu zaman sen de bizimleymissin gibi davraniyoruz.  Deniz nerde?, Deniz geldi mi?, Deniz uyudu mu / uyandi mi? Hatta baban okulunu bile seçti. Ben de bazen nasil bir kayinvalide olacagimi dusunup gulmeye basliyorum kendi kendime.

Babanla birlikte tum hazirliklarimizi yaptik.  Ihtiyacin olabilecek herseyi aldik. Çamasirlarini da yikayip,  utuleyip dolabina yerlestirdim.  Misafir ikramliklarimiz da  hazir.  Anneannen de bize yardimci olmak için yanimiza geldi sagolsun. 

Hadi,  sen de gelde herseyimiz tam olsun canim benim. 

Mektubuma son verirken, ozlemle yolunu gozledigimizi ve seni çok sevdigimizi bilmeni istiyorum canimiz….
Gozlerinden, ellerinden, ayaklarindan, heryerinden operim…
Annen.

4 Mart 2014 Salı

Begendim mi ? hayir, ama biraz ilgimi çekti


Istanbul´dan gelirken getirdigim son kitabimi da bitirdim.
Kitabin çok satanlar listesinde oldugunu, yazarin uslubuna bir çok insanin bayildigini biliyorum. 
Ama itiraf etmeliyim ki 574 sayfalik kitabin ilk 452 sayfasini okumak benim için gerçekten çok sikici hatta yorucu oldu.  Ancak 453. sayfadan itibaren  ilgimi çekmeye basladi diyebilirim.   
Belkide tarzima hitap etmedigi için sevemedim kitabi.  Benim için romandan çok, çok fazla ayrintiya girilmis sanat tarihi ders kitabina ve bazi bolumlerinde de polisiye film senaryosuna benziyordu.   
Ayrica kitabin final bolumu Istanbul da geçiyor ama bence  yazar Istanbul´un guzelliklerinden de hakkiyla bahsetmemisti  kitapda.  
Ama buna ragmen ilgimi çeken yerler de oldu tabiki; Mesela kitapda surekli bahsedilen Dante´nin İlahi Komedyasiyla ilgili bir merak uyandi bende.  
Sonuç olarak edinmeyi dusundugunuz bir kitap ise benim fikrim bu.  Ama belki de sizin zevkinize  hitap edebilir.     
Sevgilerimle, Gungor

ARKA KAPAK
Cehennemin kapilari Istanbul´aaçiliyor
Diz çök kutsal bilgeliğin yaldızlı mouseion’unda ve kulağını yere daya, dinle suyun şırıltısını.

Batık sarayın derinliklerine in, orada, karanlığın içinde bekler khtonik canavar kan kırmızısı sularına gömülmüştür lagünün ki yansıtmaz yıldızları...


11 Şubat 2014 Salı

VALLA SIMDI NE DESEM BILMEM KI !?

Merhabalar herkese,
Uzun zamandir  Deniz´imden  ve benden birsey yazmiyorum farkindayim.  Ama son zamanlarda benim için oldukca onemli baska bir yaziyi bitirme telasindaydim.  Çok sukur ki bitti rahatladim.
Eger  istedigim sonuca ulasabilirsem buradan sizlerle de paylasacagim insallah, ama  suan için surpriz diyelim, oyle olsun, sonu hayirli olsun insalah.
Bunun disinda bol bol kilo aliyorum masallah :-)
Tam 14 kilo aldim. Ellerim, ayaklarim çok sisiyor.  Nefes darligim ve kalp çarpintim çok oluyor son zamanlarda. Hergun 1 saat kadar yurumeye çalisiyorum.    Ama oyle zor oluyor ki, 10 dakika yurusem ya da 2 basamak çiksam nefes darligindan bogulacak gibi hissediyorum.  Bir de hep yorgunum.  He ayrica birde sosyal hayatindan hiç birsey kaybetmeden hayatina devam edebilen hamilelere gipta ediyorum.
Neyse ki artik bizde son duzluge geldik sanirim. Neden mi sanirim diyorum, iste zaten basligada bunun için “ ne desem bilmem ki “ yazdim.
Çunku gittigimiz son doktor kontrolunde 2 surprizle  karsilastik.
Biliyorsunuz daha onceden bize,   bebeginiz erkek denilmisti. Ve nisanin 2. haftasi gelecegi soylenmisti.
Fakat geçen hafta Canimin Içinin arkadasi baska bir doktara daha gittik. Ve o da bize ne dese begenirsiniz?
Bebeginiz kiz ve  Mart´in 20 sinden sonra her an gelebilir.
Alisverislerimizi yogun olarak maviden yana  yapmis olsak da cinsiyeti bizim için hiç onemli degil. Yeterki saglikli ve hayirli bir bebek / insan olsun. En onemlisi bu.  Ama dogum tarihi 3 hafta fark etti.
Simdi hangi doktoru dikkate alalim bilemiyoruz.  Merakimiz daha da artmis bir vaziyette,  kuçuk canimizin hayatimiza seref vermesini,  renk katmasini bekliyor, tekmeleri ile mutlu oluyoruz.
7 Martta bir kontrolumuz daha var. Bakalim ogun nasil bir surprizle karsilasacagiz.
Simdilik bizden haberler bu kadar, sevgilerimizle.
Deniz ve annesi….

Gorsel :  www.yeniresim.com´dan 

6 Şubat 2014 Perşembe

HASRET ve DONUS





Turk yazarlarimizdan Ayse Kulin ve Canan Tan´in kitaplarini okumayi çok severim. 
Yukarida fotograflari olan  iki kitap da,  Istanbul´dan alinacak kitaplar listemde vardi.
Ama Canan Tan´in  kitabi Hasret,  daha ben almadan sagolsun dayimin hediyesi olarak beni buldu.  ( Dayi tekrar çok tesekkur ederim, sevgiler . )
Iki kitapda birbirinden harika gerçekten.  Ikisini de “ simdi ne olacak”  diye  merak ederek, neredeyse elimden dusurmeden okudum.  Yazarlarin kurgularina, anlatimlarina yine hayran oldum.
Eger simdiye kadar okumadiysaniz, begeneceginize emin oldugum  bu iki kitabi da mutlaka okumanizi tavsiye ediyorum.
Sevgilerimle, Gungor Ekinci Saglik

CANAN TAN
HASRET
ARKA KAPAK´dan
Gittin...
Bir yemin kaldı aramızda
Yarısı senin
Yarısı benim...

Hasret, izleri Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet öncesi döneme uzanan, gerçek yaşamdan alınmış kırık bir aşkın ve ömür boyu süren hasretin öyküsü.

Müslüman bir bey oğluyla bir Rum kızının tüm engellere rağmen filizlenen sevdası, önüne çıkan ne varsa yakıp yıkacak güçte bir kora dönüşür. Ancak ayrılık kaçınılmazdır.

Lozan Antlaşması'nın öncesinde imzalanan Mübadele Sözleşmesi, bir buçuk milyona yakın insanı yerlerinden yurtlarından ederken, geride parçalanmış hayatlar, boynu bükük aşklar ve nesiller boyu sürecek hasret hikâyeleri bırakacaktır.

Tıpkı Tacettin'le Patricia'nın hikâyesi gibi...


AYSE KULIN
DONUS
ARKA KAPAK´dan
” Kayboldum! Zeytin ağaçlarının arasında kıvrılarak akarken karşıma aniden üçe ayrılan bir çatal çıktı. Toprak Yollar doğuya, batıya ve güneye doğru uzanıyordu. Civarda ne bir tabela vardı ne bir işaret, ne de gidip adres sorabileceğim bir ev veya insan! Bir köpek bile yoktu görünürde. Sadece sonbahar rüzgarının dallarda hışırdayan sesi! Hangi yöne sapmam gerektiğini bilmiyordum, yolların her birini hava kararmadan deneyecek gücümde kalmamıştı, vaktim de.”
  Siz hiç kayboldunuz mu?
     Ayşe Kulin'in yeni romanı Dönüş, bir genç kadının, duygularının sarmalında önce kaybolmasının, sonra kendini bulmasının hikayesi...

2 Şubat 2014 Pazar

MUSEO DEL FUEGO Y DE LOS BOMBEROS

Bugun buradaki  Yangin ve Itfaiye muzesine gittim.  
Sergilenen eski itfaiye arabalari, kiyafetleri, maskeler ve maketler gerçekten tarihe isik tutuyordu.
Hersey zaman içinde nasil da degismis.  
Iste fotograflardan birkaçi.
Sevgilerimle....















29 Ocak 2014 Çarşamba

PENCERELER, BURADAN TURKIYE´YE

Bir sure once buradaki universitelerden birinde,   Turk arkadasimiz  Hikmet Işın´ın “ PENCERELER, BURADAN TURKIYE´YE"   isimli fotograf sergisi açilmisti.  Dun Canimin Içi ile birlikde,  memleketimizden bukadar uzakda bir Turk sanatçinin sergi açiyor olmasindan gurur duyarak   gezdik sergiyi.

Sanatçi, Agri´dan Edirne´ye, Trabzon´dan Urfa´ya kadar çok buyuk bir pencereden isik tutuyordu   ulkemize fotograflarinda.  
Eserlerdeki en yogun duygu huzunmus gibi geldi bana.  Evet fotograflarin tamamini gordukden sonra adeta huzun basmisti beni de. Ama kesinlikle gurbette olusumuzla ilgili degil de bu huzun. Tamamen,  yurdum insaninin fotograflara yansiyan gozlerindeki ifade ile ilgiliydi...Ve Hikmet bey bunu çok iyi yansitmisti. 

Bu guzel sergiden sizler içinde bir kaç kare çektim tabiki. Ama flassiz çektigim için neyazik ki fotograflarin gerçek guzelligini sizlere aktaramayacagim sanirim.

Yine de uzerlerine tiklayarak buyutup bakmanizi tavsiye ederim.
Sevgilerimle,
Gungor Ekinci Saglik

Pencere / Birinden Otekine

Çoban

Ates ve Tencerenin Dansi     /     Dugun 

Çingene Çocuk

Gol


10 Ocak 2014 Cuma

SEVGILI ASUMAN HANIM ÇOK YASAYIN EMI !


Siz nasil guzel bir insansiniz boyle...
Simdiye kadar yazdigim hemen hemen her yazimi anlamli ve içten yorumlarinizla taçlandirdiniz.  Hatta oyle alistirdiniz ki beni ,sizden yorum gelmez ise, allah allah bir sorunu mu var acaba diyorum kendi kendime.

Birbirimizi hiç gormemis ve tanismamis olsak da Istanbul´dan teee Zaragoza´ya uzanan bir sevgi koprusu var aramizda biliyorum ve hissediyorum.

Oyle ki  bugun o kopruden, gozlerimi yasartan hediyeniz geldi.  Nasil sevindim, nasil mutlu oldum anlatamam.
Iyi dileklerinizi tasiyan kartiniz,  oglum için emek verip, zahmet edip aldiginiz zarif hediyeniz oyle sik ve oyle anlamlilar ki benim için, nasil tesekkur edecegimi bilemedim inanin.
Onun için “ çok yasayin” demeyi tercih ettim.

Çok yasayin ki, çevrenizdeki dostlariniz ve biz blog dunyasindaki  sevenleriniz  sizin gibi bir dosttan  mahrum kalmayalim.  Herzaman var olun.
Kendim,
Manevi hemseriniz Canimin içi,  ve oglum Deniz´im adina yurekden çok tesekkur ediyor, sevgilerimi, selamlarimi ve opucuklerimi gonderiyorum.

Birgun mutlaka tanisabilmek dilegi ile…

Gungor Ekinci Saglik





30 Aralık 2013 Pazartesi

YILBASI GECESI YAPILMASI GEREKENLER

Bambu çiçeği

Merhaba arkadaslar, 
Birçok batıl inancı olan bir arkadaşınız olarak, yılbaşı gecesine dair  uygulamaya çalıştığım bazı inançlarımı paylaşmak istiyorum   sizlerle.

Önce yapmamız gerekenler;

Arkadaşlar yeni yıla girdiğinizde mutlaka yeni bir şeyler giyin. Böylece gelen yılda daha çok yeni kıyafetler alma şansınızı artırmış olursunuz.

Saatlerimiz 24'e yaklaşırken dış kapınızı bütün iyi dileklerinizle, bolluğun, bereketin, sağlığın, aşkın, anlayışın
 ( neye ihtiyacınız varsa yani :-) ) evinize gelmesi, sizi bulması niyetiyle sonuna kadar açın.

Saatler 24'ü vurduğunda öpüşün. Bu da yıl içinde bol bol öpüleceğiniz anlamına gelir :-)

Dış kapınızda mutlaka nar kırın. Nar bolluğu ve artmayı temsil eder. Ben hep kırarım. Yarin gecede Mari´lerin evinin kapisinda kiracagim yine.

Evinize Bambu çiçeği alın. Çünkü bu bitki de sağlık, zenginlik ve uzun ömrü temsil eder.

Hani biz yeni yila 10 saniye kala geriye saymaya baslariz ya, burada da 12 uzum denilen bir inanis var. Once bir dilek tutuluyor. Sonra yeni yila 12 saniye kala bu dilegin kabul olmasi niyeti ile, her saniyede bir uzum yutuluyor. Bunu da yapmanizi tavsiye ederim.

Ayrıca yeni yıla dolaplarınız ve eviniz derli toplu olarak girin, buda hayatınıza berraklığı ve düzeni çekecektir.

Bunlar yapmamız gerekenler. Bir de kesinlikle yapmaMAmız gerekenler var ki en az yapılması gerekenler kadar önemli.

Eski yıl çıkmadan yeni yılın takvimini kesinlikle asmayın, kaderi zorlamış olursunuz çünkü.

Yeni yıla dolaplarınız ve cebiniz boş girmeyin. Yoksa yılın geri kalan zamanında da iki yakanızı bir araya getirmekle uğraşırsınız.

Yeni yıl günü çamaşır yıkamayın. Buda aileden birinin kaybına neden olabilirmiş.

Simdiden hepinizin yeni yilini kutluyor, gonlunuzden geçen her guzel seyin kolay ve hayirli bir sekilde gerçeklesmesini diliyorum.

Sevgilerimle,

Güngör Ekinci Saglik

22 Aralık 2013 Pazar

OOO KIMLER GELMIS

Blogumu devamli takip eden arkadaslar bilirler. Biz yeni yila Mari ve Andres´in evinde giriyoruz hep. 
Bu yilbasi oncesi de biz onlari agarlamak istedik. Bu fotograflarda bizim davetimizden. 

Aralarinda geçirdigim ilk yilbasi gecesine, nasil geçecek acaba bu gece diye, kafamda sorular ve yuregimde endiselerle katilmistim.  


Mari, Andres ve kizlari Maria

Oysa dil de bilmedigim halde beni yillardir taniyormus gibi karsilayip agarlamislardi.


Gayet keyifli bir yeniyil gecesi olmustu benim için.



Bu çift de Belen ve Carlos. Carlos, Andres´in kardesi oluyor.

Geçen yilki yemege Belen ve Carlos katilamamislardi ama bu yil gelecekler insallah. 

Bizde ki bu yemek de artik bende herseye dahil olabildim çok sukur. Boyle toplantilarda benim de kendimi tartma imkanim oluyor.


Bunlarda Gungor ve Caninin içi :-)))

Buraya geldigimde evet, hayir, tesekkur ederim ve merhabadan ileri gitmeyen ispanyolcamdan dolayi sadece etrafa gulucukler dagitan kibar bir turk kiziydim.


Oysa simdi yemeklerimin tarifini bile verebiliyorum. Tavuk gogsunun tarifini en sona sakliyorum ama :-)
Tatlinin içinde tavuk eti oldugunu ogrenince herkesin gozleri açiliyor çunku :-) 



Sohbet sirasinda kulturler de iç içe geçti tabiki " aaa siz de oylemi, biz de boyle" muhabbetlerini de az yapmadik hani.  
Artik ogleden sonralari hiç enerjim kalmiyor. Benim için oldukca yorucu ama bir o kadar da guzel bir gun oldu.  Misafirlerimi yolcu ederken yuzlerinde gordugum  memnuniyet ifadesi butun yorgunlugumu alip goturuyor zaten. Sonuç itibari ile,  goze, kulaga, mideye ve en onemlisi de ruhlarimiza iyi gelen bir gun oldu. 
Yilbasi gecesi sohbetimiz kaldigi yerden devam edecek insallah.

Simdilik bu kadar., sevgiler, selamlar.
Gungor Ekinci Saglik


18 Aralık 2013 Çarşamba

DAVET SEZONU AÇILDI

Aralik ayi Ispanya için çok onemli. Yilbasi etkinlikleri  24 Aralik da baslayip 6 Ocak ’a kadar devam ediyor. B usure içinde okullar da 15 gun tatil ediliyor.   25 Aralik dini tatil, 1 Ocak resmi tatil.    Bu aradaki 15 gunluk sureye  Navidad adi veriliyor.  Biz bayramlarda iyi bayramlar diyoruz ya hani birbirimize, burada da " feliz navidad" diyorlar.

24 Aralik Hz. Isa´nin dogum gunu olarak kabul edilip dini açidan çok onemseniyor. Zaten bu sebeble buranin asil yeni yil kutlamasi da 24 Aralik  olarak kabul ediliyor. Onun için  herkes 24 Aralik aksamini, en yakin dostlari ile ya da aileleri ile geçirip birlikde yeni yil yemegi yiyorlar. Ailesi  ile birlikde olmak için bir çok insan koylerine gidiyor.

Iste bu nedenle Aralik ayinda bir çok insan sevdiklerine evde yemek daveti veriyor.  Bizde geçen hafta    Luis ve Carmina´nin evine davetliydik.  Her bulusmamizda oldugu gibi yine çok keyifli vakit geçirdik.


Burada adina tapas denilen  atistirmaliklar var. Yemege geçmeden once,   bu istah açici atistirmaliklar ikram ediliyor.  Luis de 4 çesit hazirlamisti. Ama onlarin fotografini çekmeyi atlamisim malesef.

Yukarida ki fotograf ise Ispanyanin yoresel yemegi olan Paella ´ya ait. 
Paella deniz mahsulleri ve basta safran olmak uzere çesitli baharatlar  ile yapilan bir  pilav çesidi.  Ama kabuklu deniz urunlerini sevmedigim için paella´dan da hiç hoslanmiyorum. Bunu bildigi için de sagolsun Luis,  tavuklu paella yapmisti ve hakikaten çok da guzel olmustu. 


Tatlisi da ozeldi. Bir çok mevsim meyvesini tereyagi ve seker ile karamelize edip tatli hamuruna sarip firinda pisirmis. 

Dondurma esliginde ikram ettigi tatli geniz yakmiyordu, çok hafif ve çok lezzetliydi.   

Querido Carmina y  Luis, 
muchisima gracias por invitar. Todos estaban muy rica. Me encataba.
Un beso y saludos...

Sevgilerimle,
Gungor Ekinci Saglik




15 Aralık 2013 Pazar

GORUNTUSU BILE IÇIMI ISITMAYA YETIYOR

Yeni yil agacimizi susledim bende. Salonumuzun kosesindeki varligi bile,  baktikca enerjimin yukselmesine yetiyor. 
Yeni yilin hepimizin hayatina,  yeni yil agacinin uzerindeki susler gibi, renk, ahenk, enerji, sicaklik ve sevgi getirmesini diliyorum simdiden. Tabiki en basta saglik...
Sevgiler.....