22 Şubat 2015 Pazar

PARIS´TE ASK BASKADIR


Canimin Içi yine yapti surprizini ve 3. evlilik yildonumumuzu Fransa´nin baskenti  Paris de geçirdik. 
 Daha oncekilerde de oldugu gibi yine  geç  bir vakitte ve nereye gidecegimizi bilmeden hazirladim valizimizi. Havaalanina gidene kadar tek bildigim soguk bir yere gittigimizdi. Ama havalimaninda gidis kapisinda Paris yazisini gorunce oyle sasirdim, sevindim ve heyecanlandim ki ne yapacagimi ne diyecegimi bilemedim inanin.
Deniz´imiz bile oyle mutlu oldu ki, ne yolculuk boyunca ne de tatil suresince hiç uzmedi bizi.
Çocuklu olunca gecesini goremedik  tabiki. Ama insanlari biraz  soguk olsada, sehrin gordugumuz kismi beni kendisine hayran birakmaya yetti gerçekden.  Bir kere neredeyse her yere metro var, ve bu nedenle ulasim her yere çok kolay. Sokak aralari bile ana caddeler gibi renkli, hareketli.  Kendisine has bir çekiciligi bir havasi var bence bu sehrin.
Yalniz çok pahali. Bir kuçuk sise su bile  5 euro diyim, siz geri kalan seylerin ne kadar olabilecegini kendiz dusunun artik.
Bir de hirsizlara karsi dikkatli olunmasi lazim.
2-3 kisilik gruplar halinde gezen kizlar var. Sozde imza topluyorlar.  Ama biri konusarak dikkatinizi dagitirken digerí  çok rahat cuzdaninizi goturmeye kalkabilir. Gidecek olanlara “ aman dikkat “  diyorum.
Neyse lafi fazla uzatmak istemiyorum.  Simdi ben susucam, Paris konusacak. Fotograflari uzerlerine tiklayarak buyutebilirsiniz. Keyifli seyirler.

Eyfel Kulesi
Paris deyince akla ilk gelen sembol olan ve şehrin hemen hemen  her yerinden  görülebilen Eyfel Kulesi, 324 m uzunluğunda ve 10.100 ton ağırlığındadır.
1887 – 1889 yılları arasında Gustave Eiffel tarafından  yapilan kule 3 kattir.  Ve her katına çıkmak mümkündür.  Asansör ya da merdivenle çıkılabilen Eyfel Kulesi eşiz Paris manzarasına sahiptir. Kuzey, batı ve doğu ayaklarından asansör ile, güney ayağından sadece ikinci kata kadar merdivenle çıkılabilir.




Ben en tepesine kadar çikip bu essiz manzayi izleyebilenlerdenim. Yukaridaki fotografda o karelerden birine ait.  Çikarken uçakdaymisim gibi kulaklarim tikandi.
En ust katinda kadehlerde sampanya satiyorlar. 1 kadehin fiyati 17 Euro du.
Ziyaret ücretleri  görülmek istenen kata göre değişiyor. 3. Kata asansorle  çikis fiyati  15  Euro.  Ama gerçekden oraya kadar gidip de en ust kata çikmadan olmaz. Butun Paris muhtesem guzelligi ile ayaginizin altinda oluyor sanki.

Iste yerden 280m yukseklikde ben.


                                                  Zafer Takı  
Zafer Taki da yine Paris’in simgelerinden biridir.    1806 yılında Napoleon’un emri ile yapılmıştır. Yapılış amacı Fransız İmparatoru olarak zaferlerini taçlandırmaktır. 1836 yılında Napoleon’un ölümünden sonra tamamlanmıştır. 50 metre yüksekliğinde ve 45 metre genişliğindedir.
1920 yılında adı bilinmeyen bir askerin mezarı takın altına yerleştirilmiştir. Askerin I. Dünya Savaşı’nda şehit olduğu düşünülmektedir.  Tak üstünde Almanlara karşı mücadele ederken görülen askerlerin olduğu tasvirler dikkati çekicidir.



                                                        Sen Nehri   
Paris’i boydan boya   Kuzey ve Güney olarak  ikiye bölen, Fransa’nın en büyük 2. nehridir. 776 km uzunluğundaki Sen Nehri Burgonya’dan doğar ve Manş Denizi’ne dökülür. Üzerinde 37 adet köprü bulunur.



Ressamlar Tepesi  Montmartre’de yer alan bir tepedir.  Sanatçıların,  turistlerin resimlerini yapıp sattıkları bir yer.

20. yüzyılın başında içerisinde Picasso ve Utrillo’nun bile bulunduğu birçok parasız sanatçı burada çalışmış ve yaşamıştır. Isterseniz burada sokak sanatçılarına kara kalem, karikatür, yağlı boya vs.  portrenizi yaptırabilirsiniz.

 
Çevresinde guzel kafelerin bulundugu renkli guzel bir yer olarak kaldi aklimda.




Şanzelize  Paris başta olmak üzere dünyanın en ünlü caddelerinden biridir. Paris’e gelenler için mutlaka görülmesi gereken bir yerdir. 1667 yılında yapılmış 18. yüzyılın sonlarına doğru genişletilmiştir. Ayrıca Paris’in en prestijli alışveriş mekanı olarak değerlendirilir.
2 kilometre 70 metre uzunluğundadir.  Gece ve gündüz yürüyüş yapmak için harika bir yerdir. 






Cadde de  sagda ve solda yayalar için ayrilmis genis kisimlar var. Şanzelize Caddesi bütün önemli kutlamaların yapıldığı bir yerdir. Yeni yıla burada girilir,   askeri geçişler burada yapılır. II. Dünya Savaşı’ndan sonra özgürlük gösterileri gibi tarihi ulusal olaylar, Dünya Kupası gibi sevinçli olaylar hep bu caddede kutlanır.
Şanzelize ünlü moda markalarını bulabileceğiniz ayrıca sinema, tiyatro, restoran ve kafelerde güzel vakit geçirebileceğiniz bir sokaktır. 


Canim bayragimi gorup de fotograflamam mi hiç.




Notre Dame Katedrali   Roma Katolik Kiliselerinden olan Notre Dame 12. yüzyılda tasarlanmıştır fakat 14. yüzyıla kadar tamamlanmamıştır. Gotik mimarinin başyapıtlarından olan Notre Dame Katedrali  tarzının güzel bir örneğidir ve  hala aktif olarak kullanılmaktadır.
 


Pencerelerinden ve içindeki ince işlemecilikden çok etkilendigimi soylemek isterim. 

Montmartre Tepesi   
Montmartre Tepesi  Paris manzarasını en güzel izleyebileceğiniz yerlerden biridir. Paris’in en ünlü tepesidir. Sacre Coeur bazilikasi da bu tepededir.
   

Sacre Coeur 


Sacre Coeur  Montmartre Tepesi’nde bulunan   bazilikadır. Roma Katolik kilisesi ve küçük bazilikası olan Sacre Coeur, Hz. İsa’nın kutsal kalbine adanmıştır. Şehrin en yüksek noktası olan Montmartre’de bulunan bu yapının hem politik hem de dini önemi vardır. Hem Hz. İsa’ya ithaf edilmiştir hem de İkinci İmparatorluk için de önem taşır.
Sacre Couer Bazilikası Paul Abadie tarafından inşa edilmiştir. 1875 yılında başlayan inşa 1914 yılında bitirilmiştir.




Louvre Müzesi   Fransa’nın en büyük müzesidir. Müzede Orta Çağ’dan 19. yüzyıla kadar eserler görülebilir. Bu müzede sanatın gelişimine bakarak antik çağdan günümüze sanatın değişim ve gelişimini takip edebilirsiniz. Louvre Müzesi sekiz bölümden oluşur. 
Bu bölümler şunlardır: Doğu Medeniyetleri Eserleri, İslami Sanat, Mısır Eserleri, Yunan, Etrüsk ve Roma Eserleri, modern dönem için resim, heykel, sanat araçları, 1848’e kadar olan yazı ve resimler. Bunlarla birlikte Louvre Müzesi’nin tarihini yansıtan bir kısım da vardır. 17. ve 18. yüzyıllara ait İtalyan ve İspanyol resimleri için de 21 yeni oda açılmıştır.
Napolyon döneminde koleksiyon daha da zenginleştirilmiştir ve müzenin adı “Musee Napoleon” olarak değiştirilmiştir. Fakat Napolyon’un Waterloo’daki yenilgisinin ardından “Louvre” ismine dönülmüş, koleksiyondaki parçaların bazıları sahiplerine geri verilmiştir. Sonrasındaki yükseliş Louis XVIII ve Charles X ve İkinci Fransız İmparatorluğu dönemlerinde olmuştur. Biz vakit darligindan dolayi içine giemedik, insallah bir dahaki sefere.


Bu bölümler şunlardır: Doğu Medeniyetleri Eserleri, İslami Sanat, Mısır Eserleri, Yunan, Etrüsk ve Roma Eserleri, modern dönem için resim, heykel, sanat araçları, 1848’e kadar olan yazı ve resimler. Bunlarla birlikte Louvre Müzesi’nin tarihini yansıtan bir kısım da vardır. 17. ve 18. yüzyıllara ait İtalyan ve İspanyol resimleri için de 21 yeni oda açılmıştır.
Napolyon döneminde koleksiyon daha da zenginleştirilmiştir ve müzenin adı “Musee Napoleon” olarak değiştirilmiştir. Fakat Napolyon’un Waterloo’daki yenilgisinin ardından “Louvre” ismine dönülmüş, koleksiyondaki parçaların bazıları sahiplerine geri verilmiştir. Sonrasındaki yükseliş Louis XVIII ve Charles X ve İkinci Fransız İmparatorluğu dönemlerinde olmuştur.  Biz vakit darligindan dolayi içine giremedik, insallah bir dahaki sefere.

Père Lachaise mezarlığı
Ünlüler Mezarlığı olarak da bilinen mezarlik 1. Napoleon  tarafından 1804 yilinda kurulmuştur. Ama  o zamanlar şehrin çok dışarısında olduğu için pek tercih edilmemis. Unlü Fransız şair  La Fontaine ve ünlü oyun yazarı Moliere’in  mezarları buraya  taşındikdan sonra  insanlar cenazelerini bu mezarlığa defnetmeye başlamışlar.  

Père Lachaise Mezarlığı, şu anda senede bir buçuk milyon insanın ziyaret ettiği bir yer olmus.  
43 hektarlık bir alanı kaplamaktadır ve  aynı zamanda dünyanın en ünlü mezarlıklarından biridir.  Bunun nedeni ise mezarlık içinde çok fazla sayida ünlü kişilerin olmasıdir.  Edebiyatçı, sanatçı ve bilim adamı olan bu kişilerin mezarlarını bulabilmek için girişte harita almanız iyi olur.  Mezarlik okadar buyukki aradığınız mezarları bulmak zaman alabiliyor, bizim için oyle oldu.  Yılmaz Güney ve Ahmet Kaya da bu mezarliga defnedilmiş durumdadir.
  







Aşıklar Köprüsü- Pont Des Arts

Paris’e her gidenin uğradığı yerlerden biride Pont Des Arts daha çok asiklar koprusu olarak biliniyor. Asiklar  dileklerinin kabul olması için kopruye kilitlerini takip asklarinin olumsuz olmasi için anahtarını nehre atıyorlar .





Bizim kaldigimiz yere çok yakin olan,  Gare du Nord   Paris’in altı büyük tren garından biridir. “North Station” adı “Kuzey İstasyonu” anlamına gelir. Bu tren garından Paris’in kuzeyine tren seferleri olduğu gibi Londra ve Amsterdam gibi uluslararası tren seferleri de yapılmaktadır.

İstasyonun ön yüzünde çok fazla  heykel bulunmaktadır.  

 

Bir gun de Hint restaurantinda yemek yedik.  Açikcasi yemeklerin bana hitap ettigini pek soyleyemiycem. Sanki mutfakdaki butun baharatlari rastgele karistiriyorlar. Denedigimiz hersey bana inanilmaz agir geldi. Sadece tatlarina bakabildim. 

Asagidaki fotograflarda yine Paris sokaklarinda caddelerinde gezerken kamerama yansiyan karelerden bazilari. 
Umarim gormek isteyen herkese gidip gormek kismet olur.
Ben gerçekden çok begendim. Umarim hissettiklerimi sizlerede yansitabilmisimdir. 
Sevgilerimle,
Gungor Ekinci Saglik

Bazi bilgiler için burdan yararlandim.








7 yorum:

Hayat İzlerim, Kitap Sesleri dedi ki...

Muhteşem . Çok mutlu ol canım çok :)

Asuman Yelen dedi ki...

Çok güzel bir gezi olmuş. Devam Güngör' cüm.
Sevgiler, selamlar.

Güngör Ekinci dedi ki...

Çok tesekkur ederim guzel bayanlar. Arkasi gelecek insallah. sevgiler, selamlar.
Hepimiz hep çok mutlu olalim....

bilge dedi ki...

Güzel süpriz olmuş..mutluluğun daim olsun nice güzel yerleri gezmen dileğiyle..

Güngör Ekinci dedi ki...

Tesekkurler sevgili Bilge, selamlar.

MAVİANNE dedi ki...

ooo süper bir tatil olmuş
kutlarım eşini ve seni
bebeğe de bayıldım maşallah
paris aşıklar şehri size de çok yakışmış

Güngör Ekinci dedi ki...

Çok tesekkurler Mavianne, sevgiler, selamlar.