9 Eylül 2012 Pazar

Hersey ruya miydi ? Yoksa biz Turkiyeye gidip geldik mi?


" Yayılmışız dünyanın dört bir yanına
Kimisi ta Kopenhag’ta kimiyse Paris
Bedenimiz orda burda dolanır ama
Çok hem de çok uzak yerde kalbimiz.
Bedenimiz orda burda dolanır ama
Çok çok çok uzak yerde kalbimiz
Bir allı turna olsam
Karlı dağları aşsam
Varsam bizim ellere
Kendi göğümde uçsam" 
diyor ya hani sarkida Melike Demirag, 

ve arkasindan da efkarli bir sesle haykiriyor ya hani
"Şimdi istanbul’da olmak vardı anasını satayım…" diye, 

eger evde isem sesli, sokakda isem içimden soyluyorum bende zaman zaman burada bu sarkiyi.
Ve soylerken mutlaka gokyuzune bakiyorum. Sanki bu sarkiyi soylerken basimdaki gokkubbe Istanbul oluveriyor bir anda.

Insan gurbette olunca çok ufak seyleri bile fark edip ozleyebiliyormus megerse.   
Mesela en basiti, hani dost bulusmalarinda çay bardaklari dolup dolup bosalir ya,
ben o ortamlari,  hatta bardaklarin dolup bosaldigini gormeyi bile ozlemistim. 

Sohbet sirasinda konusulan her kelimeyi anlayabilmek, fikir alisverisinde bulunabilmek ne buyuk bir lutufmus megerse. Insan hem gonlunun hem ruhunun doydugunu hissediyor.


Kitapçida  saatler geçirip, kitaplarin arka kapaklarini ve içlerinden bir kaç sayfayi okuyup anlayabilmek,
begendigin kitabi ve CD´yi alabilmek nasil bir ayricalikmis megerse.

Bogaz koprusunden geçmeyi, 
Anlayarak gazete okumayi,
Sevdiklerime dokunmayi nasil ozlemistim bilemezsiniz.

Içinde bulundugu sartlar ne kadar iyi olursa olsun, yine de gurbetteyken dogup buyudugu yerleri ve aliskanliklarini ozluyor insan. Son zamanlarda ozlemim oyle bir artmistiki hersey burnumu sizlatir olmustu.


Son bes gun,
son uç gun,
çok ozledim,
çok heyecanliyim,
valize sunu da koymayi unutma,
hediyeler tamam mi?
derken,
16 gunluk Turkiye tatili nasil basladi, nasil bitti anlamadim bile.


8 aydan sonra ilk kez ulkeme ve sevdiklerime kavusacak olmanin yarattigi hissiyatla,
buradan uçaga binerken çok heyecanliydim.  Uçagin koltuk sirtlarinda bulunan monitorden uçagin rotosini izlerken heyecanim gitgide artmaya basladi.


Inise son bir kaç dakika kaldiginda ve monitordeki uçak Istanbulu gostermeye basladiginda,
artik goz yaslarima hakim olamiyordum.  Çevremdekilerden utanmasam   hungure hungure aglayacaktim neredeyse.


16 gunun 13´unu Istanbul´da, tam ortasindan 3 gununu de Adana da geçirdik.
Onun için tatil yazisini da iki parça olarak yayinlamaya karar verdim.

Ilk once Istanbuldan baslamak istiyorum.

Bayramin birinci gunu Istanbuldaydik aslinda, ama daha yeni yeni fark ediyorum ki biz hiç kimse ile bayramlasmamisiz bile. Buyuk bir ozlemin sonrasinda gelen kucaklasma coskusu ile, herkesle HOSgeldiniz, HOSbulduk duygusu ile sarmisiz birbirimizi megerse.  Halbuki Canimin Içinden, babamdan ve kayinbiraderim Ali abimden harçlik alacaktim ne guzel.


Yigenim Emirhan sunnet oldu. 

Biz de kirvesi oldugumuz için sunnet tarihini   seyahatimizi kapsayacak sekilde ayarlamistik. 

Benim yigenim Emirhan´la Canimin içinin yigeni Fuat arkadaslar.  
Birgun onlari gezdirdik. Baska bir gun sunnet operasyonu, diger bir gun mevlut toreni derken, 
ilk bir kaç gunumuz daha çok kirve olarak ustumuze dusenleri yerine getirmekle geçti yani.

Ben Istanbulun da tadini çikarmak istiyordum aslinda. Ama hersey  resmen isik hizi ile yasandi. 
Canimin Içi ile sadece bir kez Pierre Lotide basbasa çay içebildik. 

Ailemizi ve dostlarimizi Istanbuldaki evimizde agarlamayi çok istiyorduk.
Çok sukur kismet oldu ve bir gun aile fertlerimize,

baska bir gun de,  musait olup gelebilen dostlarimiza  açtik kalbimizle birlikde evimizin  kapilarini. 

Sonrasinda kahvalti da bir yerde, oglen farkli bir yerde, aksam bir baska yerde, 
baska baska  yureklerle bulustu yureklerimiz.

 Aile ile bahçede mangal keyfi...
 Hatice, Banu ve Yavuz´la keyifli saatler...

Mantilar Devrim ve Aysu´dan...

 Gunun yorgunlugu Guler ve Askin´la atildi...
 Kankardeslerin en guzeli Sengul´um...
Sevim ablamin enfes sofrasinda kuzenlerimle...Pinar-Faik, Pelin ve Meltos.
Sevim ablacim dun bende Meksika salatasi yaptim :-))
 Dido´cumla gule aglaya yapilan  sofra muhabbeti...

Elimde fotograflari yok ama veda turunun en sonunda,  tam da arabaya binerken bir kargo arabasi durdu avlu girisinde. Teee Mugla´dan Arzu gaasimdan ve Fatma teyzemden gonulden yazilmis  bir mektup  esliginde hediye  sabunlarim, incirlerim ve Mugla magnetlerim çikageldi. Iste hiçbir yerde olmayan Turk dostlugu dedim kendi kendime.


Bir alli turna olduk,
karli daglari astik.
Gittik bizim ellere,
iki hafta da olsa kendi gogumuzde uçtuk geldik.
Çok sukur ki boyle bir imkanimiz var. Olamayanlara Allah yardim etsin.


Gonul herkesi gormek, koklamak, sarilmak, hasret gidermek istiyor tabiki. 
Ama vakitle yarisinca ister istemez herkese, heryere yetisemiyor sunuz, bizimde oyle oldu.  
Bir araya gelemediklerimizle telefonda konusmaya çalistik. Buna ragmen uzanamadigimiz yurekler oldu tabiki. Ama hepsinin iyi oldugu haberini almak çokca mutlu etti bizi.

Simdilik hepinize iyi seyirler.

Alli turna Adana fotofraflarini hazirlayacak çunku :-)
Sevgilerimle,
Gungor Ekinci Saglik


8 yorum:

Bir Dut Masalı - nUnU dedi ki...


Ahh Güngörcüm..
dolu dolu senle tek yürek olup gezinip durduk..
ne enerji, ne sevgi seli, ne güleryüzlü insanlardır böyle..

ne mutlu. ne mutlu !!
Hoşgeldin sefalarla gittin..
yine bekleriz canım :))
sağlıcakla sevgiyle.

Arzu gaaşın Delfiş dedi ki...

Ne güzel bir tatil olmuş Güngörum,Fatma teyzemin bezi elinde heyecanı yureginde olan fotoğrafına bayildim. Az da kalsa,çok da kalsa doyamiyor insan ailesine. Allah her zaman sağlık,huzur uzun ömür versin tüm sevdiklerimize inşallah.

Opuyorum canım gaaşım.

Selma Er dedi ki...

Ne guzel yazmissiniz.baska zaman tekrar geldiginizde gorusuruz insallah.Sevgiler,selamlar.

Hayat İzlerim, Kitap Sesleri dedi ki...

NE GÜZEL, İYİ Kİ GELMİŞ, İYİ KİHEM SEVDİKLERİE HEM İSTANBUL'A KAVUŞMUŞSUN GÜNGÖR'CÜM.
SAYILI GÜN ÇABUK BİTİYOR İŞTE.
SEVGİLER ..

Bugday Tanesi dedi ki...

Güngörcüm, her fotoğrafta nasıl da gülmüş yüzün. Sevdiceklerine en kısa zamanda tekrar kavuşman dileğiyle.

Güngör Ekinci dedi ki...

Sanal alemin gerçek dostlari, guzel yurekli blog arkadaslarim. Herbirinize ayri ayri çok tesekkur ediyor, sevgilerimi gonderiyorum.

gülo dedi ki...

Uçup gittin buralardan, canımın canı nerdesin
Uçup gittin buralardan, gözümün nuru nerdesin..
Gittiğin yol çokmu uzak, dönülmeyen yerdemisin
Gel yağmur ol gel, gel rüzgâr ol gel
Bulutlar yoldaşın olsun, allahım seni korusun
Yolun açık aydın olsun, turnalara tutunda gel

sevgiler,

Güngör Ekinci dedi ki...

Canım kardesim,

Bu kadar yürekten çağırma beni!
Bir gece ansızın gelebilirim.
Beni bekliyorsan, uyumamışsan,
Sevinçten kapında ölebilirim.

Sımsıkı sarılıp kocaman öpüyorum.
Selam ve sevgiler...