18 Nisan 2012 Çarşamba

SEMANA SANTA



Burada, pazar gununden diger pazar gununu kapsayacak sekilde, Nisan ayinin ilk haftasi boyunca,Semana Santa kutlamalari oldu. Hristiyan alemi için oldukca önemli olan bu bir haftalik surede, Hz. İsa'nın çarmıha gerilip ölmesinden sonra yeniden dirilişi kutlaniyor ve bu sureç içinde yasadigi acilar, olmeden once havarileri ile son kez yemek yemesi, çarmiha gerilmesi ve yeniden dirilisi anlatilmaya çalisiliyor.

Sizlere dogru bilgileri aktarabilmek için burada çok kisiden bilgi almaya çalistim, internetten arastirma yaptim, gosterilerin diyebilirimki hepsini izledim, hatta bir kez de kilisede ayin izledim. Bunlara ragmen eksik yada hatali bilgilerim varsa yorum ile bana bilgi verirseniz sevinirim.

Bir hafta boyunca tum torenler, daha onceden tespit edilen yerlerde ve saatler basladi. Kimi torenler sabah saat 9 itibati ile baslarken kimisi oglen saatlerinde, bazilarida geceleri oldu. Gosterilerde ilk dikkatimi çeken sey, eminim fotograflara bakinca ayni sey sizin de dikkatinizi çekmistir; insanlarin kiyafetleri oldu.
Her dinin kendisine ozgu kiyafetleri var tabiki fakat itiraf etmeliyim ki torenlerden manevi olarak çok etkilendim ama kiyafetlerden de çok urktum dogrusu. Fakat kiyafetlerin cuppe seklinde ve yuzlerin kapali olmasi da geleneklerdenmis.

Torene çok sayida grup katiliyor. Her grubun kendine ozgu bir rengi, kendi Hz. Isa ve Hz. Meryem heykelleri var. Heykellerde Hz Isa çektigi acilarla, kendisine yapilan iskencelerle, Hz. Meryem ise oglu için goz yasi dokerken sembolize edilmis. Gruplarda yas ortalamasi diye birsey yok. Yasini doldurmamis bebeklerden, kucucuk çocuklara, isten ya da okuldan gelip calismalara katilan genclerden, yurume guçlugu çeken yaslilara kadar herkes severek, zevkle, gorev almis torenlerde. Kucucuk çocuklarin trompetlerine nasil cosku ile vurduklarini gorseniz inanin hayran kalirdiniz.

Burada olmadi ama bazi bolgelerde yagmur ya da soguk demeden toren boyunca yalin ayak yuruyenler, ayaklarına pranga veya zincir takarak yuruyenler olurmus, ayrica iyi hali de goz onunde bulundurularak hapistende bir kisi çikarilabilirmis.

Tum gruplar bir kiliseye bagli. Klisede once ayin yapiliyor, dualar, ilahiler okunuyor, Hz. Isa´ dan ona yapilmis olan tum eziyeter için af ve ozur dileniyor. Sonra insanin içini titreten davul sesleri ile kiliseden çikilip daha onceden belirlenmis olan guzergahlar takip edilerek yuruyus basliyor. Aslinda yuruyusden ziyade kortej demek daha dogru olur. Çunku tum gruplarda grup liderleri gruplarini temsil eden bayraklarla, haçlarla onde, arkasinda bandocular, arkasinda insanlar tarafinan çekilen, uzerlerinde Hz. Isa heykeli olan arabalar, arkadan diger bandocular, sonrasinda yine insanlar tarafinan çekilen, uzerlerinde Hz.í Meryem´in heykeli olan arabalar, arkasindan Hz.i Meryemi temsilen siyahlar giyinmis, yas tutan anneler, arkadan yine bandocular, din gorevlileri ve insanlar yuruyor.

Toren kadar, torene gosterilen ilgide çok sasirtti beni. Çunku herhangi bir degisiklik yokmus, her yil ayni gosteriler yapiliyormus. Ama buna ragmen halk toren saatlerini, kortej guzergahini onceden ogreniyor ve ona gore caddelerde sira halinde beklemeye basliyor. Km.lerce toren alayi oluyor desem inanin abartmis olmam. Bebeklerini kucaklarina alip alaya katilanlar oldugu gibi tekerlekli sandalyesinde oturan yakinlarini alip gosteriyi izlemek için alaya katilanlar bile vardi.
Kimisi aglayarak, kimileri dua ederek, kimileri sukunetle, kimileride benim gibi hayranlikla izledi bu ilginç ve anlamli toreni. Oyle mistik bir ortam yaratiliyor ki herkes kendi dinine olan bağlılıgini tazelemistir heralde toren boyunca.
Gostericiler geçerken açik alanda oldugunuz halde keskin bir koku yakiyor genzinizi. Çunku her grubun mutlaka bir kaçtane de tutsu tasiyan gorevlileri var.

Dualarla baslayan torenler, yuruyusun basladigi kilisede basrahibin konusma yapmasi ve dua etmesi ile bitiyor.
Tedbir amaçli olarak polislerde takipteydi gerçi ama, onca insanin sokaga dokuldugu bir hafta boyunca hiç bir olumsuz durum yasanmadi.

Kisa bir bilgi daha eklemek istiyorum.
Semana Santa kutlandigi ulkelere gore farklilik gosterebiliyormus. Burada olmadi ama paskalya yumurtasi boyamakda yaygin bir gelenekmis.
Paskalya yumurtasi, yeniden doğuş anlamına gelirmis ve İsa peygamberin yeniden dirilişini simgelermis.
Yumurtadan canlı çikmasi Hz. İsa’yı,
sarı kısım Hz Isa´nin etrafa saçtığı ışığı,
beyaz kısım İsa peygamberin sarıldıgi bezleri,
kabuk ise mezarı simgeliyormus.
Yumurtalarin boyandigi kırmızı renk İsa’nın fedakarlığını; mavi ise bulunduğu yer olan gökleri temsil ediyormus.

Sevgilerimle,
Gungor Ekinci Saglik































4 yorum:

güler dedi ki...

Paskalya yumurtasi, yeniden doğuş anlamına gelirmis ve İsa peygamberin yeniden dirilişini simgelermis.
Yumurtadan canlı çikmasi Hz. İsa’yı,
sarı kısım Hz Isa´nin etrafa saçtığı ışığı,
beyaz kısım İsa peygamberin sarıldıgi bezleri,
kabuk ise mezarı simgeliyormus.
Yumurtalarin boyandigi kırmızı renk İsa’nın fedakarlığını; mavi ise bulunduğu yer olan gökleri temsil ediyormus.

.............
tüylerim diken diken oldu ve gözlerim doldu....

Güngör Ekinci dedi ki...

Evet kardesim,
Sonuçda Hz.i Ademden Hz.i Muhammet´e kadar tum peygamberleri kabul eden bir ummetiz. Etkilenmemek mumkun dedil. Bandolarin çaldigi ezgiler nasil seçilmisse, insanin tuyleri urperiyor, içi titriyor toren boyunca.
Optum, sevgiler.

Asuman Yelen dedi ki...

Çok kısa zaman geçmiş olmasına rağmen, İspanya' yı dolu dolu, gerektiği gibi keyif alarak ve bilgilenerek yaşaman ve bizi de buna ortak etmen çok güzel. Tabii bunda eşinin de çok büyük katkısı var.
Aynen devam Güngör' cüm. Sonrakileri merakla bekleyen en az bir kişi olduğundan emin olabilirsin.
Fırtınalı ve bol yağışlı İstanbul' dan sımsıcak sevgiler...

Güngör Ekinci dedi ki...

Tesekkur ederim Asuman hanim,
bende sizin yorumlarinizi merakla bekler oldum zaten. Ben yazmaya siz takip etmeye devam ediyoruz ozaman.
Burasida benzer sekilde, soguk ve yagmurlu Zaragoza´dan sicacik sevgiler.