22 Eylül 2011 Perşembe

Yarın Artık Bugündür



Bir gün bir doktora, "gerginlik ve tedirginlikten" şikâyetçi olan bir hasta gelmiş. Yapması gereken çok işinin bulunduğunu; fakat kendisinin rahatsız olduğunu,
işlerinin ise beklemeye tahammülü olmadığını söylemiş.

Doktor, -- Bu işleri başka biri yapamaz mı? Ya da bir başkası size yardımcı olamaz mı? diye sormuş.
Adam, -- Onları yalnız ben yapabilirim; bütün işler bana bakıyor! diye cevap vermiş.

Doktor, -- Sana bir reçete vereceğim. Bu reçeteyi aynen tatbik etmen gerekiyor!diyerek, yazıp eline vermiş.
Adam reçeteyi eline alıp baktığında, hayretler içinde kalmış.

Reçetede, "Hergün en az iki saat işi bırakıp yürüyüş yapacaksın ve her haftanın yarım gününü bir mezarlıkta geçireceksin" yazıyormuş.

Hasta adam; -- Yürüyüşü anladık ama; neden mezarlık? diye sormuş.

Doktor, -- Oraya gidip mezar taşlarına bakmanı istiyorum.
Mezarlıklar, kendilerini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur.
Sen de onlar gibi ölüp mezarlığa gömülünce, kendinden başkasının yapmasına imkân olmadığını zannettiğin işlerin, başkaları tarafından da yapılmaya devam ettiğini göreceksin, demiş.

Yazara aynen katılıyorum.
Kendilerini vaz geçilmez görenleri yarım gün mezarlığa,
hallerinden sürekli şikayetçi olanları da günde 2 saat devlet hastanelerine göndermek lazım.
Belki o zaman hayatı ıskalamadan yaşamak gerektiğinin,
her anımız ve her halimiz için yaradana şükretmemiz gerektiğinin farkına varabilirler.

Sevgilerimle.

Hiç yorum yok: