11 Eylül 2011 Pazar

Fatih Altaylı'dan Çerez Tabağı Teorisi



Fatih Altaylı’dan "vaaayyy beee" dedirten bir yazıyı yayınladım bugün.
Ama asıl en çok Merih Tüzün’ün teorisine bayıldım. Çok doğru bir tespit bence :)
Okuyun eminim siz de çok beğeneceksiniz.
Sevgilerimle.

Fatih Altaylı’dan çerez tabağı teoremi-1
Galatasaray Lisesi’nden bir arkadaşım hala evlenmedi.
Geçenlerde "Yeter artık. Evlen de çoluk çocuk sahibi ol" dedim.
Aşağıdaki teoriyi aktardı:
Bir kuruyemiş tabağı, kalabalık bir grubun önüne geldiği zaman sırasıyla önce antepfıstıkları , ardından bademler, sonra fındıklar gider. En sona beyaz ve sarı leblebiler kalır.
Eğer belli bir yaşa kadar evlenmemişsen de durum farklı olmaz. Ya kalan leblebiler ve ayçekirdekleri ile idare edersin, ya da olur ya bir fıstık bulurum diye tabağı karıştırır durursun...

Çerez tabağı teoremi- 2
Bu yazı üzerine, bazı okurlarımdan eklemeler geldi.
Ben tabakta en sona kalanların sarı ve beyaz leblebiler olduğunu yazmıştım.
Mektep arkadaşım Merih Tüzün ise şöyle yazmış:
"Sevgili Fatih,
aynı tabakta ucu açılmamış kabuklu şam fıstıkları da kalır.
Herkes bir eller, bakar ama kimse açmaya cesaret edemez, tabağa geri bırakır.
Onlara ulaşmak cesaret ister.
Dişine güveneceksin, kıracaksın ki, içinde gizlediği lezzete ulaşabilesin.
Ama risklidir, dişini kırabilirsin. "
Şairin dediği gibi: "Daha ne güzellikler var dı derinlerde. Bazen korktuk.. Bazen gücümüz yetmedi."

5 yorum:

birdutmasali dedi ki...

hahaaaa :=))
!! ben hep açılmayan fıstıkların bekçisiydim !!!
illa açıp gerisini getircem ya :)))

Huy anacım huy :)))))

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Şu erkekler ne sanıyorlar kendilerini, yaşlanmak sanki sadece kadınlara mahsus. Aramaları hep fıstıktan yana:))
Eeee sen yaşlanınca fıstık seni neylesin, heleki paran çok çoook yoksa:))
Dimi ya....

Bugday Tanesi dedi ki...

Bu terorileri çok beğendim, tüm bekar arkadaşlarıma iletmek üzere kopyalayacağım :)

İREM dedi ki...

Güngör hanım bu yazıda kendimi buldum sanki :)
İrem

Güngör Ekinci dedi ki...

Ben de sevgili Nunu’cum bende :))Sevgilerimle.


Sevgili Yaşamın Kıyısında,
İllede fıstık arayanlar zaten ellerine ilk gelen fıstığa kapılıp giderler bence. Bu fıstık yerlimidir, yabancımıdır, katkı maddesi varmıdır, beni bozarmı, dokunurmu :)) bakmazlar bile.
Ne zamanki fıstık yutulur ve hazımsızlık yapmaya başlar o zaman akılları başlarına gelir fıstık avcılarının. Sevgilerimle.


Al Buğday’cım al.
Yazı uğur getirsin tüm bekar arkadaşlarına. Sevgilerimle.


Sevgili İrem hanım,
Ben de kendime yakın buldum yazıyı :)) Ama çok şükür ki şimdi hayatımda dişine güvenen çok sağlam bir adam, yani Canımın İçi var. İnsanın karşısına adam gibi bir adamın ne zaman çıkacağı hiç belli olmuyormuş.
Sizin gönlünüzün sultanının da bir an önce karşınıza çıkmasını diliyor sevgilerimi gönderiyorum.