23 Ağustos 2011 Salı

BÜYÜK USTADAN MUHTEŞEM BİR YAZI DAHA...



Bedenin yükünü ayaklar taşır,
ruhun yükünü yürekler.


Bütün ağırlığınızı ve yorgunluğunuzu kaldıran ayaklarınız için,
rahatlığı ve şıklığı bir arada barındıran ayakkabıyı seçersiniz.

İçinizin acılarını, sıkıntılarını, kırgınlıklarını ve
hayallerini yüklenen yüreğiniz için de huzur verici
ve "güzel" bir aşk ararsınız.

Zaten aşklar da ayakkabılar gibidir...

Bazıları çamur yağmur, toz toprak kar buz gibi her türlü
"kötü hava" koşullarına dayanıklıdır.

Bazıları ise ummadığınız kadar kısa zamanda çabucak
yamrulur ilk yağmurlu havada "altı açılır" veya
güzel havalarda bile "iki günde bozulup" gider.

Aşkları da ayakkabılar kadar "itinayla" seçmezseniz,
tıpkı ayağınızda olduğu gibi yüreğinizde NASIR oluşabilir.

Dar gelen bir ayakkabıyı sadece tarzını beğendiğiniz
için "zamanla açılır" diyen satıcıya inanarak alırsanız,
zaman içinde ayak kemiklerinizde "deformasyon" başlar.

Ruhunuzu daraltan bir aşk içinde yalnızca fiziksel beğeniye
Kapılıp "zamanla düzelir"diyenlere kanarsanız,
yine zamanla içinizdeki olumlu duyguların "çarpıldığını"
görebilirsiniz.

Aşık olabileceğiniz insan türü, tıpkı ayakkabılar kadar
değişik stillerde, farklı kalitelerde ve sayısız "renktedir"....

Aşkı bir çeşit serüven olarak "spor" gibi yaşayanlar,
aynen "spor ayakkabı" gibi dikkat çekici ve rahat kişileri
bulurlar.

Tersine aşkta tutucu ve istikrarlı olmayı benimseyenler
"klasik ayakkabı" gibi muhafazakar çizgiler taşıyanlara
tutulurlar.

Dekolte ayakkabılar gibi sadece cinsellik ve
eğlence zevkleriyle ateşlenen aşklar vardır.

Bez' ayakkabılar gibi kısa ömürlü "tatil aşkları" ise
hemen herkesin kişisel tarihinde mevcuttur.

"Marka"ayakkabı alır gibi, sevgilinin kariyerine ve maddi
durumuna "tutulan" aşıklar görürsünüz.

Katı plastikten "yağmur çizmesi" edinir gibi mantık
süzgecinden geçirip "işe yarar" biçimde yaşamak
isteyenleri de bilirsiniz.

Ayrıca ne tuhaf ki, psikolojik testlerde "zaafı" olup
evine sayısız çeşitte ayakkabılar yığan insanların
aynı zamanda "değişik" türde aşklara da zaafı olduğu
söylenir.

Evet, aşk "ayakkabıdır"
Aynen ayakkabınıza bakım yapmayıp "hor" kullandığınız zaman kolayca
eskittiğiniz gibi, aşkınıza da dikkatli davranmayıp
özen göstermediğiniz zaman kısa surede "eskitirsiniz".

Ve nasıl ki "delik" bir ayakkabıyı tamir ettirdiğinizde
Yalnızca "bir miktar" ömrünü uzatmış olursanız;
"delik" bir aşkı onarmaya kalkıştığınızda da
"asla eskisi gibi olmayacaktır"!
CAN YÜCEL

5 yorum:

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Büyük ustaya saygıyla,
yüreğime sağlık, çok güzel bir yazısı.
Sevgiyle...

Asuman Yelen dedi ki...

Aşkı ayakkabıyla tarif etmek... Bu iş bu kadar güzel ancak Can usta tarafından yapılabilirdi. Bunu daha önce görmemişim. Çok sevdim.
Teşekkürler ve sevgiler...

Bugday Tanesi dedi ki...

Böylesine anlamlı yazılar yazan adamanın mezar taşını kırdılar... Anlamsız,manasız bir sebep yüzünden. Ne kadar MEDENİ yiz değil mi??

özlem dedi ki...

Çok güzel iyi geçti bu dünyadan büyük usta Can Baba ...

Güngör Ekinci dedi ki...

Sevgili Yaşamın Kıyısında,
Sevgili Asuman hanım,
Sevgili Buğday'cım
Sevgili Özlem hanım,

Yorumlarınıza teşekkür ediyor, sizlere sevgilerimi gönderiyorum.

Bu arada büyük ustayıda bir kez daha saygı, sevgi ve rahmetle anıyorum.