27 Ekim 2009 Salı

NENEME MEKTUP

Image Hosted by ImageShack.us

Merhaba sevgili okuyucularım.
Daimi okuyucularım eski yazılarımdan hatırlayacaktır, ben Rize – Kars ortak yapımıyım. Canım anneannem ve canikom teyzem her yıl çay zamanını Rize de geçiriyorlar. 2009 yılının Nisan ayından beri de yine çay diyarı Rize’deydiler. Çok şükür hayırlısı ile hasret bitti ve dün döndüler.

Anneannem hiç üşenmez köydeki onca telaşının içinde sırf ben seviyorum diye dönecekleri günün arefesinde benim için hamsikoli yapar getirir. Bu defa da yapmış getirmiş yine sağolsun canım benim. (Hamsikoli kılçığı alınmış hamsi, mısır unu, tereyağı ve bol yeşillikle ( pazı, soğan, maydanoz) ... yapılıyor).

Nenecim şimdi önce teyzem bu satırları okumuştur sana.
Sonrada sen gözlüklerini takıp kendin okumaya başlamışsındır.
Eline koluna sağlık olsun da hep yap emi. Dün akşam afiyetle yedim, yine çok güzel olmuştu.

Nene tabiki sen de haklısın. Köydeki evi kapatmak, çaylıklarla ilgilenmemek olmaz. Ama büyük olarak başımızda bir sen varsın. Sende çay nedeni ile her bayram köydesin. Bizim için öyle zor oluyor ki anlatamam...

Bazen çocukluğumu öyle özlüyorum ki nene.

Dedemin hergün okul dönüşü çantama attığı finger bisküvileri,
Senin Ramazan davetlerinde donattığın mükemmel sofraları,
Dedemin kışın beni atkımla Ninja kaplumbağaları gibi sarıp sarmalayıp eve yollamasını ve benim dedemin görüş alanından çıkınca hemen atkımı açma çabalarımı,
Benim, yaşıtlarımın ve hatta benden büyüklerin arasında fark edilir davranışlarıma gözlerinle ve hafif gülümseyerek verdiğin gurur dolu onay bakışlarını,
“ Ben bakkal Hüseyin’in torunuyum” demenin ayrıcalığını,
Elinden gelmeyen iş olmadığı için Çavuş nene olarak anılan senin torunun olmanın keyfini,
Dedemin bana seslenirken Güngör’le Cüncör arası bir şive ile kükremelerini,
O tarihlerde sinirlendiğim ama şimdi burnum sızlıyarak ve gülümseyerek anımsadığım, dedemin TRT 1’in haberlerini, hava durumunu, spor haberlerini sonuna kadar izlemelerini,
Teyzemlerin yayık ayranı yaparken kocaman yayığın üzerine bir de beni oturtmalarını,
Tavanda yayık ipinin bağlı olduğu yer vardı ya, hani iş bitince ip oraya geri sokulurdu, senden gizli gizli teyzemlerin o ipi aşağıya indirip bana salıncak yapmalarını,
Rize’li dedemin seyahat otobüsü alıp babamın memleketi Kars’a hizmet sunmaya başladığı günlerdeki görkemi…

Ve daha neleriii neleriiii... Off nene off…

Çok seviyorum seni…
Allah seni başımızdan eksik etmesin.
Hasretle kucaklıyor, sevgi ve özlemle ellerinden öpüyorum.
Torunun Güngör.( yada Cüncör)

Hiç yorum yok: