11 Nisan 2012 Çarşamba

Monasterio de Piedra


Cenneti gordum baslikli yazimda, kilometrelerce genislikde bir alana yayilmis olan bu harika manzaranin içinde, tarihi çok eskilere dayanan bir manastir oldugunu belirtmistim. Bu postda yer alan fotograflar da iste o manastira ait.

Aslinda manastiri rehber esliginde gezdik. Fakat ben pek anlayamadigim için Canimin içi bana Turkçe tercume ediyor. Bende aklimda kalanlari ancak anladigim kadari ile sizlere aktarmaya çalisiyorum. Onun için mutlaka eksik bilgiler olacaktir, simdiden affola diyorum.

1195 - 1218 yılları arasında yapılmış olan manastır muslumanlar tarafindan da kullanilmistir. Hıristiyanlığı yaymak için buraya 12 tane rahibe getirilmiş ve 700 yıl boyunca hıristiyanlığı yaymak için dini egitimler verilmiş. Manastir olarak kullanilmaya baslandikdan sonra, rahibeler daha çok mutfak kismi ile ugrasmislar ve kesinlikle erkeklere gorunmezlermis. Mimari yapisinin elverisliliginden dolayi tesadufen bile erkeklerle ayni yerden geçmezlermis.
Bina içinde aydinlatma mumlarla saglanirmis, mumlar sonuyorsa, yanmiyorsa bu içeride oksijenin bittigi anlamina geliyormus.
Manastirda çesitli mimari tarzlar uygulanmis. Hepsinden kalintilar var ama daha çok Gotik tarzi goze çarpmaktadir.
Manastırin içinde kirmizi, beyaz, pembe şarap muzelereri, antika araba muzesi ve çikolata muzesi var. Eger yanlis anlamadiysam çikolata da ilk burada uretilmis olabilir.
Zamanın Aragon kralınin eşi İzabel savaşlardan dolayı Guney Amerikadaki somurgelerini kaybedip parasız kalınca, buraları satmaya karar vermiştir. Manastır açık arttırma ile sivil şirketlere satılmış ve zamanla şimdiki halini almıştır.

Bina artik manastir olarak degil, muze ve otel olarak kullanilmaktadir. Hatta ogrendigim kadari ile Zaragoza´nin en iyi otellerinden biri haline gelmiştir. Bugun esimin parlamenter arkadaslarindan biri ile tanistim ve o da evlendigi zaman esi ile ilk gecelerini burada geçirdiklerini soyledi. Burasi oyle muhtesem bir gorsellige sahip ki, eminim esi kendisini çok ozel hissetmistir.
Sevgilerimle,
Gungor Ekinci Saglik














Yukarida ki fotografin alt kisminda bir kuyu goruyorsunuz. Ziyaretçiler kuyunun içini daha iyi gorebilsin diye uste de bir ayna yerlestirilmis.
Sarap isçileri.
Fotografin sag ust kosesinde maketin ayaklarini goruyorsunuz. Burada da sanki bir adam uzumleri eziyor, uzum suyu bir olukdan geçip asagiya akiyor gibi bir hava yaratilmis.













4 Nisan 2012 Çarşamba

CENNETi gordum...



Geçen gun Canim içi beni Zaragoza´ya bagli Monasterio de Piedra isimli bir koye goturdu. Arkadaslar inanin abartmiyorum, o koyde cenneti gordum...

Koy, yukaridaki fotografda gordugunuz daglarin arasina saklanmis, kilometrelerce genislikde, cennetten bir kose adeta. Yemyesil bahçeler, gumbur gumbur çaglayan, sayamayacak kadar çok ve izlemeye doyamayacak guzellikde şelaleler, amozan ormanlarini hatirlatan kuytu koseler, daracik ve uzun magaralar, tarihi çok eskilere dayanan bir mananastir (MANASTIRLA ilgili yaziyi ayrica yayinlamaya karar verdigim için fotograflarini buraya koymadim), alabaliklar, ordekler, çiçekler, bocekler, kanatli hayvanlar için ayrilmis ozel bir alan, yürüyus alanlari ve eve donmeden once biraz oturup soluklanabilecegeniz bir kafeterya.

Inanin gordugum guzellikler hala gozumun onunden gitmiyor. Ilk gun gece yatarken gozumu kapatinca bile gozumun onune geliyordu selaleler. Oyle harika bir yerdi ki simdi ne yazsam az gelecek biliyorum. Onun için en iyisi ben susayim fotograflar konussun.

Fotograflari uzerlerine tiklayarak buyutebilirsiniz.
Keyifli seyirler diliyorum,
Sevgilerimle,
Gungor Ekinci Saglik