2 Mart 2010 Salı

DNA' larıma kadar keyifliyim, çok teşekkür ederim.

Şuan hücrelerime, hatta DNA’larıma kadar keyifliyim.
Ev yapımı mantı pazarladığımı açıklamamla birlikde ardı arkası kesilmeyen siperişler almaya başladım.

Açıkcacı bir hafta içinde bu kadar yoğun bir ilgili olacağını pek tahmin etmiyordum. Annemin ve yengemin desteği ile, karşılayabileceğimi düşünerek, bütün siparişlere tamam demeye başladım. Ama hafta sonuna kadar bir de baktım ki inanılmaz bir sipariş patlaması olmuş. Cuma akşamı işten eve gider gitmez oturdum sofranın başına. Ama olacak gibi değildi.



Sipariş 20 - 30 kilo değil ki yetişsin. Çok acil temizliğine, titizliğine, elinin lezzetine, becerikliliğine kendim kadar güvendiğim yardımcıya ihitiyacım vardı. Ve bu sıfatlara tıpa tıp uyan iki kişinin yüzü hemen beliri verdi kafamda; Anneannem ve teyzem tabiî ki.

Canlarım benim, bir telefonumla soluğu biz de aldılar sağolsunlar. Evi görmenizi isterdim. Ailece fabrikasyon usulü çalıştık valla. Bir yandan hamur yoğruluyor, bir yandan yufka açılıyor, yufkalar minik karecikler şeklinde kesiliyor, içleri dolduruluyor, kapatılıyor, fırınlanıyor, soğuyanlar tartılıp paketleniyor ve son aşama gururla seyrediliyor.




Bütün paketlere sevgimizi ekledik, paketlerin açıldıkları bütün mutfaklara bereket, servis edildikleri sofralara huzur, ulaştıkları ağızlara afiyet getirmesini diledik.

Beni hiç tanımadan sipariş veren müşterilerim olduğu gibi, sırf beni desteklemek, yüreklendirmek için sipariş veren dostlarımın olduğunu da hissediyorum tabiî ki.



Başlangıcımı destekleyen herkese yürekden teşekkür ediyorum. Birlikde çok güzel bir başlangıç yaptık. Düşünsenize, bir şey üretiyorsunuz ve ürettiğiniz şeyin alıcısı var. Bu öyle büyük bir keyif ki. Sayenizde üretimimizin kabul gördünü bilmenin keyfini, şimdi bir sürü sofrada bizim mantımız lezzet buluyor diye düşünmenin heyecanını yaşadık.



DNA’larıma kadar keyifli olmak da haklıyım değil mi?
Yorumları, telefonları, mesajları, mailleri ve siparişleri ile bu duyguyu yaşamama vesile olan herkese yürekden teşekkür ederim.

Sevgilerimle,
Güngör Ekinci