27 Temmuz 2022 Çarşamba

Muito Obrigado Lizbon / PORTEKIZ

Portekiz´in guzel baskenti Lizbon´dan sevgiler...
Yeni yerler tanımak, yeni şeyler tatmak, yeni insanlar görmek, çok mutlu olmak, bolca şükretmek..

Halkın sevecenligi, Turistik yerlerdeki restoranların garsonlarinin ellerinde menülerle güler yüzlü bir şekilde müşterileri davet etmesi, Yol üstünde gölgede sandıkları ile oturan ayakkabı boyacılari, Trafiği, Lezzetli yemekleri, Ege denizini hatırlatan, suyu çok soğuk olan güzel denizi, Daracık arka sokakları, Muhteşem heykelleri, Güzel binaları ile Lizbon'u biz çok sevdik. Ve İstanbul 'a çok benzettik...
Her sey için " Muito obrigado" Lizbon
🇵🇹🤩❤️😘🏖️🧿👨‍👩‍👦‍👦🌍🐟🍍
 




 
Rossio Meydani

            

28 Numarali Meshur Tramvay

70 dakika sira bekledikten sonra yaptigimiz yolculuk açikcasi benim pek hosuma gitmedi. Çunku Lizbon´un en ust bolgelerine ve ara sokaklarina kadar girip cikiyor. Oturarak 20 kisi aliyor. Bu nedenle once birinci duraktan 20 tane turist aliyor. Ikinci duraktan itibaren  normal yolculari da almaya basliyor ve tabiki ayaktaki yolcularla birlikte  tika basa doluyor. Bu nedenle bu tramvaydayken etrafi izleyebilmek ve kayda deger fotograf çekebilmek cok cok  zor. 

Bacalao / Morino baligi ile yapilmis kroket


Kahvaltiliklardan bazilari

Bu baliklar da kahvalti icin. 

Tejo Nehri  ( Tajo Nehri )

İspanya'da doğan ve Portekiz'de Atlas Okyanusu'na dökülen İber Yarımadası'nın en uzun nehri.


Akvaryum

CASCAIS / Atlas okyanusu / Estoril plaji

Estoril

Belém Kulesine oldukça yakın mesafede yer alan Jeronimos Manastiri

MIRADOR´dan ALFAMA´ya bakis  

Meshur BELEM pastanesi. 
Asagidaki Belem tatlisindan yiyebilmek icin bu tarihi pastanenin onunde sira beklemeniz gerekiyor.
BELEM TATLISI

                                        Keşifler Anıtı (Padrão dos Descobrimentos)




 
Lizbon´un en hayran kaldigim yeri SINTRA

SINTRA



Hotel Lisboa Plaza
Otelimiz temiz ve guzeldi. Ayrica personel cok nazik ve guler yuzlu. 
https://lisbonheritagehotels.com/lisbon-plaza-hotel/


                               Tarihi Santa Justa Asansörü


 

                                Lizbon Katedrali


TICARET MERKEZI  Praca do Comercio


Bu sembolik tarihi trenlerle 2-3 dakikalik bir yolculukla Mirador´a çikiliyor.







Temmuz ayi olmasina ragmen Atlantik okyanusuna yakin olusu kendisini hissettiriyor. Sabahlari ve aksamlari mutlaka ince bir hirka ya da ceket gerekiyor. Ama gun ortasi hava sicakligi 29-30 dereceye kadar ulasti. 



21 Ocak 2020 Salı

HAYATIMIN EN GUZEL EMIR´İ


Canim oglum, kuçuk mucizem Emir´im.
Bugun tam 4 aylik oldun. Ve bilsen oyle tatlisin ki. Bazen seni yemekten korkuyorum. :))

Varliginla hayatimiza ne buyuk bir mutluluk kattigini seninde bilmeni çok istiyorum. Bu nedenle soz uçar yazi kalir dedim ve sana bu mektubu yazmaya karar verdim. Umarim buyudugunde birlikte okuruz.

Demir tavinda dovulur evlat. Ve bazen bazi seyler için geç kalinabilir. Ben babanla geç sayilabilecek bir yasta evlenmistim. Sonra birinci dogum, abinin biraz buyumesini beklemek ve baska bazi sebeplerden dolayi hadi biraz daha bekleyelim derken birgun doktor bana “ sizin ikinci çocuk için çooook buyuk bir mucizeye ihtiyaciniz var ” dedi. Ve bu konu orada kapandi...

Doktorun bu cumlesi beni bir kadin olarak çok fazla incitti ve mahçubiyet duymama sebep oldu. Haftalarca sesi ve cumleleri kulaklarimda yankilandi, zaman zaman dusunurken gozlerim dolardi.

Bazen bosver deyip dusunmeden, bazen dusunup huzunlenerek, bu konusmanin uzerinden tam iki yil geçti.  Iki yilin sonunda birden bire bende çoook fazla bir sekilde ikinci çocuk istegi basladi. 2018 yilinin aralik ayinin ilk gunleriydi.

Bir sabah “ Doktorlar tabii ki bir çok seyi biliyorlar, ama  Allahin mucizeler yaratan gucunu ve benim ona olan inancimin buyuklugunu unutuyorlar, biz bitti demeden bitmez” dedim kendi kendime.

Sonuçta hersey Allahin bir EMIRine bakmiyor mu? 
Hemen, yillardir birçok sey için uyguladigim, dua, zikir, kuantum olumlama, ve affetme çalismalarini yapmaya basladim.    Sonra tamamen baska birseyin kontrolu için 5 Subat 2019 tarihinde doktora gittim ve ayni doktorun agzindan bu kez de su cumle çikti  “ aaaa bu nasil olabilir, mumkun degil, siz hamilesiniz”.

Aslinda senin birgun mutlaka gelecegini biliyordum biricik mucizem benim. Ama valla bu kadar çabuk gelecegini ben de beklemiyordum. Tabii sonra oracikta aglamaya basladim.

Arkasindan hemen hamilelik ile ilgili gerekli testler, tahliller yapildi ve 4 Ekim 2019 tarihinde dogum olacagini soylediler. Bu bilgi subatin sonunda verildi bize. Ama ben yine kendi kendime konusmaya basladim. “ Ben 38. haftanin son gunu 20 Eylul de dogum yapacagim “ demeye basladim. Hatta hamilelik boyunca dogum ne zaman olacak diye soranlara “ doktora gore 4 ekim ama 
bence 20 eylul “ diyordum ve en bastan beri bir oglumuz daha olacagini da hissediyordum.

Babanla ikimiz tarifsiz bir mutluluk içindeydik. Fakat doktor yuksek seviyede dusuk riski oldugunu soyledigi için simdilik mutlulugumuzu kimseyle paylasamiyorduk. Hatta ilk 4ay abin bile bilmiyordu. Bu oyle zor bir durum ki; hem ailemize yeni bir gunes daha doguyor diye tum sevdiklerinle paylasmak istiyorsun, hem de ya gunes dogmadan batarsa diye çok buyuk bir endise yasiyorsun. Gerçi ben senin varligini duydugum ilk gunden beri bizi birakmayacagina emindim. Ama iste yine de insan çok sevince, çok isteyince, korkusu da çok buyuk oluyor.

Abin, aramiza katilacagini ogrendigi andan itibaren dunyanin en mutlu abisi oldu. Sen dogduktan sonra da bu hiç degismedi. Hiçbir kisknçligi olumsuz davranisi olmadi sana karsi. Surekli “dunya da en çok kardesimi seviyorum ”diyor. Geçen gun sen çok agladin. Abin bana ne dedi biliyor musun?
Anne lurfen bisey yap, kalbim daha fazla dayanamiyor”.

Hamilelik sureci benim açimdan çok zor geçti canim benim. Ilk 4 ay gunluk hayatimi zorlastiran inanilmaz bir bulanti ve dusuk riski. Beraberinde hamilelik diyabeti. 4. ayin sonundan itibaren yalanci sanci denilen dogum sancilarim basladi çok siddetli bir sekilde hem de hergun. Tabii bir de nefes darligi ve sifir uyku ile geçen agrili geceler. Hamilelik boyunca baskule gore sadece 6 kilo almama ragmen inanilmaz bir sekilde odem tuttum. Balon gibiydim, sanki 30 kilo almis gibi bir halim vardi. Butun vucudum, ellerim , ayaklarim sisti. Yurumekte zorlaniyordum.  Ellerimi yumruk yapacak sekilde sikamiyordum bile. Aynaya bakinca siskinlikten yuzumu taniyamiyordum neredeyse, zaten aynaya da bakmak istemiyordum.  

Içimde varligini ilk hissettigimde Ispanya da anneler gunuydu. Hareket ederek ilk anneler gunu hediyemi vermistin bana iste. Daha ne isterdim ki ? Senin gelecegini bilmek bile bana gore dunyanin en guzel hediyesiydi evimin kuçuk prensi.

19 Eylul gecesi super sancili, bulantili, çok zor bir gece oldu. 20 Eylul sabahi doktorla randevumuz vardi. Gittik. Ve ogrendik ki geliyormussun.
Sonra sancilar sancilari kovaladi, çoooooook zor ama normal bir dogumla 20 Eylul gecesi artik kollarimdaydin. Mutluluktan aglamak nasil guzel bir duygu anlatamam. Rabbim bu duyguyu isteyen herkese yasatsin insallah.

Çok sukur, bin sukur, Allah EMIR verdi “ ol ” dedi, annen inandi, doktorun ihtiyacimiz oldugunu soyledigi buyuuuk mucize gerçeklesti sonunda. 38. haftaya gore biraz kilolu, çok yakisikli, bal renginde, dunya tatlisi bir bebektin misket gozlum.

Dogumdan once anneannen ve deden bize yardimci olmak için buradaydilar. Varliklari ve tecrubeleri ile hayatimizi kolaylastirdilar sagolsunlar.

Dogduktan sonra tam taburcu olacakken sarilik nedeni ile bir gece hastanede kaldin sen. Dusunebiliyor musun ben taburcu oldum ama sen hastanede kaldin. Tabii ki Allah daha buyuk dertler vermesin. Ben de biliyorum ki sarilik çok ciddi bir rahatsizlik degil. Ama iste seni orada kuçucuk bir kuvözun içinde yalniz basina birakinca kalbimde kiyamet koptu sanki. Bence çocuklari hasta oldugunda annelerin kalbinde olçum yapilsa Nuh tufani tufan sayilmaz. Asil tufan annelerin kalbinde kopuyor çunku. Durmadan agliyordum. Kendimi durduramiyordum bir turlu. Ayrica çok agrim vardi, normal dogum yapmak bende de bazi sorunlara sebep olmustu. Çunku burada eger bebekte risk yoksa, dogum ne kadar zor geçerse geçsin, anne ne hale gelirse gelsin onemli degil, mutlaka normal dogum yaptiriyorlar. Sonuç olarak ertesi gun sen ust katta, ben iki gozum iki çesme alt katta acil serviste yatiyorduk. Sana sadece 3 saatte bir sut verebiliyordum. Neyseki 24 saatin sonunda senin de taburcu olmana izin verildi. Rabbim hiçbir anne babayi çocuklarindan ayirmasin, butun bebeklerin saglikla dogup buyumelerini nasip etsin. Artik evimizdeydik çok sukur.
 

Sen mutlu, ben mutlu, baban mutlu, abin mutlu, deden ve anneannen mutlu…
Dogmadan once, ne zaman dogacak, kime benzeyecek, nasil bir çocuk olacak gibi seyler dusunuyordum. Simdi abine ve sana baktikca mezuniyet torenleriniz, sizlerle ilk dansim, kiz isteme merasimlerimiz, benim nasil bir kayinvalide olacagim, yurt disinda okursaniz bazen ziyaretinize gelip sevdiginiz yemekleri yapislarim, tatil donuslerinizde sizi havaalaninda babanla bekleyislerimiz ve daha bir suru tatli telas gozumun onunde canlaniyor.

Çok tatli bir bebeksin mucizelerin en kiymetlisi. Kalbime sokasim geliyor seni. Çok tatli guluyor çok guçlu agliyorsun. Bazen zor uyuyorsun. Buna ragmen tam yatagina birakinca kendimi tutamayip sikica opuyorum seni. Tabii aglayarak uyaniyorsun hemen.

Ismini Lucas Emir koyduk babanla. Simdi sozluge baksan
Bir kavim, aşiret veya ülkenin başı. Prens, şehzade. Büyük bir hanedana mensup kimse. Peygamberimizin soyundan gelen. Kumandan. Abbasi devletinde başkomutan. Osmanlı devletinde beylerbeyi ve Tanzimat’tan sonra sivil paşalığın ilk derecesi olarak geçer Emir isminin anlami.
Ama sadece bunlar mi? Bence hersey bir EMIR ile basladi. Allah once Hz. Ademi yaratti “ ol ” emri ile. Buyuk kitabimizi gonderdi; nasihatlerini ve EMIRlerini içeren.
Zaman içinde EMIR buyruk oldu, komut oldu, bazen bugune bazen gelecege yon veren. Bazen savaslar baslatti bir EMIR bazen barislar getirdi. Agizdan çikarken bile isikli bir enerji yaydigina inandigim için ben Emir koydum Turkçe ismini, dokundugun herseye gittigin heryere baris, huzur, mutluluk, sevgi vermeni dileyerek.

Baban Ispanyolca ismini Lucas koydu. Sozluge bakacak olursan aydinlik, isik saçan, parlayan, ilim ile ugrasan anlamina geliyor. Ayrica burada yilin her gununun ozel bir azizi var. Aziz Lucas` da tip biliminin azizi olarak kabul ediliyor ve  her yil 18 Ekim de aniliyor. Ayrica Hz. İsa'nın oniki havarisinden birinin adi oldugu için Lucas ismi burada dini açidan da onemseniyor. Biz çok sevdik isimlerini umarim sen de seversin Emir´im.

Evimin parlayan gunesi mektubumu burada bitirmek zorundayim. Uyanmak uzeresin çunku.
Seni çok çok çok seviyorum. Allahim senin, abinin ve dunyada ki butun çocuklarin yolunu açik etsin. Hayatlariniz boyunca hersey gonlunuzce olsun.
Seni çok seven, sevmelere doyamayan annen.

Gungor Ekinci Saglik 

7 Ocak 2020 Salı

FELICES REYES


Ispanya da yilbasi etkinlikleri  24 Aralik ´da baslayip 6 Ocak ’a kadar devam ediyor. Bu nedenle 15 gunluk  okul tatilleri de bu sureyi kapsayacak sekilde oluyor.   24 Aralik Hz. Isa´nin dogum gunu olarak kabul edilip dini açidan çok onemseniyor. Zaten bu sebeple buranin asil yeni yil kutlamasi da 24 Aralik  olarak kabul ediliyor. Onun için  herkes  24 Aralik gecesini aileleri ile ya da  en yakin dostlari ile geçirip birlikde yeni yil yemegi yiyorlar.    31 Aralik gecesi de tum dunyada oldugu gibi burada da , yeni bir yila giriyor olmanin sevinci ile yine dostlarla ya da ailelerle kutlaniyor.
Yeni yila girerken çocuklara iki sekilde hediye geliyor. Ilki Noel baba tarafindan olup ya Navidad gecesi yani 24 Aralik´da ya da yilbasi gecesi 31 Aralik´da.  Ikincisi ise 5 Ocak gecesi Krallar dedigimiz Reyes tarafindan. Hatta isteyen buyukler bile hediyelesmerini bu tarihlerde yapiyorlar. Bazi, uslu, derslerinde basarili ve soz dinleyen çocuklara ise ikisi birden hediye getiriyor. Ispanyada Noel babadan daha populer olan " Los Tres Reyes " denilen Üç Krallar inanci var. Inanisa gore Hz. Isa´nin dogumunu haber alip, ona dogudan ve batidan hediyerler getiren uç tane kral var. Isimleri Melchor, Gaspar ve Baltasar. Bu 3 kral Ocak ayinin 5 ´ini        6 ´sina baglayan gece ayni Noel baba gibi evlere ugrayip çocuklara ve hatta buyuklere  hediyeler birakiyorlarEger evdeki çocuk uslu, derslerine iyi çalisan, odullendirilmeyi hak eden bir çocuksa sabah uyandiginda yilbasi agacinin altinda, adina gelen hediye paketini buluyor. Ama yaramazlik yaptiysa yilbasi agacinin altinda adina "Carbon De Reyes"  denilen komur seklindeki sekerlerden buluyor.
5 Ocak aksami gelisleri Ispanyada tam bir karnaval seklinde kutlanan bu 3 sembolik kral, geçtikleri tum sehirlerde coskuyla karsilaniyor.  Dun aksam buyuk bir gorsel solenle sehrimizden de geçtiler. Belli bir guzergah uzerindeki km.lerce yol trafige kapatildi. Krallarin ve beraberlerinde geçen gosteri gruplarinin rahat geçebilmesi, ayni zamanda halkinda bu geçisleri rahatlikla izleyebilmesi için yollara demir korkuluklar dizildi. Karnavala gosterilen ilgi, sevgi, cosku gerçekten gorulmeye degerdi.   Genç, yasli, çoluk çocuk herkes, evinin kapisini kilitleyen sokaga atmisti sanki  kendisini. Krallar ve beraberlerindeki gruplarin bir kismi seker ve balon yagmuruna tuttular çocuklari.  Sokaklar istedikleri hediyeleri kagida yazmakla ugrasan çocuklarla doluydu. Çunku onlar isteklerini yazip kagitlarini ellerinde tutuyorlar. Sonrasinda kraldan once postaci kiligindaki gençler  patenleri ile kayarak gelip yol ustundeki çocuklardan kagitlarini alip krallara iletiyorlar.  O sirada yasanan sevgi çigliklarini, tezahuratlari, gorsel soleni gormeli, duymalisiniz. Tek kelime ile muhtesem oluyor.
Tabiki çocuklar hep çocuk kalmiyor, bir sure sonra onlarda uyanmaya basliyorlar. Anne babalarina bu krallarin ve Noel babanin uydurma oldugunu, gerçekde boyle birsey olamayacagini soyluyorlar. Aileler de çocuk, çocukluk hayalleri ile ilgili  hayal kirikligi yasamasin diye, sanki ona bir sir verir gibi konusup " tamam, sen simdi bunu fark ettin. Krallar aslinda hayal kahramanlari, ama bunu sakin baska arkadaslarina soyleme, bu aramizdaki bir sir olarak  kalsin " diyorlar.  Çocukda buyuklerin bildigi bir SIRa ortak oldugu için halinden daha da fazla keyf alarak buyumeye devam ediyor.Ayrica bir de ismine " Roscón de Reyes Magos" denilen bir pasta var. Bu pastanin içinde de çok minicik bir surpriz hediye oluyor. Pastayi yerken bu bu hediye kime çikarsa, gelecek yil pastayi o kisi aliyor. Ve 6 Ocak gunu hemen hemen butun evlerde yemekten sonra bu pasta yeniliyor.
Herkese gunesli gunler mujdeli haberler dilerim.
Yurekden sevgilerimle.

FELICES REYES AMIGOS
Gungor Ekinci Saglik

17 Mart 2018 Cumartesi

KITAP TANITIMI VE IMZA GUNUMDEN FOTOGRAFLAR

Çok sukur, bin sukur. Çok guzel bir kitap tanitimi ve  imza gunu oldu.
Hala çok mutlu ve heyecanliyim.




















10 Mart 2018 Cumartesi

KITAP TANITIMI VE IMZA GUNU


Heyecandan ve mutluluktan olmezsem yarin kitap tanitimim ve imza gunum var. 😊😊
Çok isterdim siz dostlarimin da burada olmasini.
Hadi hayirlisi bakalim.

Yurekten sevgilerimle.
Gungor

8 Mart 2018 Perşembe

YEMEK KITABIM

 
Geç oldu,
Guç oldu.
Ama çok sukur, bin sukur sonunda oldu.
Turk yemek tariflerimizden hazirladigim,
50 tariften olusan Ispanyolca yemek kitabim çikti.
Bu da benim kendime Kadinlar Gunu hediyem olsun.
Tum kadinlarimizin bu ozel ve guzel gunu kutlu olsun.
Sevgilerimle.
Gungor Ekinci Saglik






12 Şubat 2018 Pazartesi

Kadınlar ne ister ?



Çok bisey istemiyoruz caniiim, ne istiycez?
Biz yaninizda yokken de hayatinizdaki varligimizi unutmayin ve SADAKATli olun isteriz.
Ihtiyaç halinde farkli kadinlarin yardimina tabiki gideceksiniz bu çok normal, ama onlarin ILGI ihtiyacini karsilamaniza gerek yok. ILGInizi sadece bize gosterin isteriz.
Insan bencillige varmadan en çok kendisini sevmeli tamam anlastik. Ama sonra da bizi çok SEVIN isteriz. ( Çocuk varsa yerimiz çocuktan sonra gelebilir tabiki).
Bu dunyada hiçbirimizden bir tane daha yok SAYGI DUYUN isteriz.
ROMANTİZM isteriz. Çünkü birçok şeyde romantizm ararız biz. Zaten değilmi ki sırf bu yüzden deterjanın bile bahar esintilisini seçeriz.
Arada sirada iliskimizin siradanlasmasini onleyecek tatli HEYECANlar isteriz.

Tipki bir bebegi sever gibi ŞEFKAT isteriz.
Bize karsi herzaman acik olmanizi GÜVEN vermenizi isteriz.
Iliskimizin ustunden yillar geçse de TUTKU isteriz.
Karnimizda guvercinlere kanat çirptiran AŞK yasamak isteriz.
Ayni gokyuzunun altinda ÖZGÜRce nefes almak isteriz.
Ne kadar DÜRÜST bir insan oldugunuza emin olmak isteriz.
Halden anlayacak MERHAMET duygusuna sahip olmanizi isteriz.
Bakmak baska sey gormek baska sey. Bizi gorun FARK EDİN isteriz.
Bizi arkanizda birakmaya çalismayin, kendinizi bizden mukemmelmis gibi gostermeye çalismayin EŞİT davranin isteriz.
Gizli sakli, belirsiz davranmayip HUZUR verin isteriz.
Bizi en iyi anlayan DOSTumuz siz olun isteriz.
Hiç bir canli asagilanmayi hak etmez DEĞER GORMEK isteriz.
Tarafinizdan ÖNEMSENdigimizi hissetmek isteriz.
Tabiki kendimize yeteriz ama sevdicegimiz tarafindan da SAHİPLENİLMEK isteriz.
Sizinle ayni fikirde olmadigimiz zamanlarda da BİZİ ANLAMANIZI isteriz.
Birlikte SOHBET ETMEK, SAKALASMAK isteriz.
Bazen bir ÇİÇEK ya da ÇİKOLATA ile ŞIMARTILMAK isteriz.
Adamim demis bagrimiza basmisiz KIYMET BILIN isteriz.
Butun ÖZEL GÜNLERİMİZİN HATIRLANMASINI isteriz.
Bol bol GÜZEL SÖZLER DUYMAK isteriz.
ALIŞ VERİŞE GİTMEK isteriz.
Her canli gibi MUTLU OLMAK isteriz.
Her halimizi çekecek YASLANACAK OMUZ isteriz.
Film izlerken UZANACAK DİZ isteriz.
Butun bunlari BIZ SÖYLEMEDEN SİZ TAHMİN EDİN isteriz.
Ve bunlari yaparken lutfediyormus gibi degil, ICINIZDEN GELEREK YAPIN isteriz.
Kadiniz biz, sadece çocuk degil duygu da dogururuz. Siz bunlari bir verseniz, biz dogurur bin yapariz BILIN isteriz.
Umarim anlatabilmisimdir.
İçten sevgilerimle,
Güngör Ekinci Saglik 

11 Şubat 2018 Pazar

KARNAVAL

Bu aksam Ispanya da Karnaval kutlaniyor. Karnaval yuzyillar once Hristiyan alemince kutlanmaya baslamis. Ve ana çizgileri sabit kalsa da gunumuze gelene kadar bazi degisikliklere ugramis. Bu konu aslinda oldukça kapsamli ama ben konunun detaylarina çok hakim olmadigim için kisa ve oz birkaç sey belirtecegim sadece.

Nisan ayinda Semana Santa yani Paskalya haftasi baslayacak. Bu donem Hristiyan alemi için son derece buyuk onem tasiyor. Hz. İsa’nın çölde kaldığı süre icinde 40 gün oruç tuttuğu söyleniyor. Iste 40 gun oncesinden oruç tutularak Paskalya haftasi karsilaniyor. Oruç kavrami bizden daha farkli, balik disindaki et urunleri yenilmiyor . Zaten Karnaval terimi de Latince carnelevarium´dan geliyormus. Yani anlasilir bir ifade ile et yememek diyebiliriz. Iste bu oruç donemine girmeden once de çesit çesit, renk renk kostumlerin giyildigi, bolca yenilip içilen çok sahane Karnavallar oluyor. Her nekadar karnaval deyince akla Brezilya´da kutlanan Rio de Janeiro karnavali gelsede bence Ispanya da bu konuda gayet basarili.
Sehrin merkezinde Km. lerce mesafede bir guzergah ve baslangiç – bitis saati belirlendi. Buyuk, kuçuk, genç, yasli birçok kisi orada toplanip danslarla, sarkilarla, coskuyla yuruyerek karnavali kutlamaya basladi. Suan da ben size bu yaziyi yazarken sehir meydani kostumleri ile eglenen insanlarla dolu. Oglum erken uyudugu için ben 4 yildir karnaval gecelerine katilamiyorum. Ama ayni kisiler yarin çocuklari ile birlikte yine merkezde olacaklar. Biz de eglenceye yarin dahil olacagiz. Ben karnavallarin, festivallerin insanlari birbirlerine yakinlastirdigini, bu ortamlarda din, dil, irk gozetmeden herkesin eglenerek sevgi alisverisinde bulunduguna inaniyorum. Bu nedenle de çok seviyorum ve onemsiyorum.

Bu karnaval kapsaminda okullarda da etkinlikler yapiliyor. Mesela Deniz Leo okulun verdigi uygulamaya gore, okula bir gun tekes ayakkabi ile gitti, birgun çilgin saç modeli ile, bir gun biyikli, bir gun kiyafetini ters giydi. Cuma gunu de kostumuyle gitti. Kostumu ustunde bir suru tasit çikartmasi olan trafik lambasiydi.
Herkese  karnaval tadinda guzel gunler, geceler dilerim.
Sevgilerimle
Gungor Ekinci Saglik


8 Şubat 2018 Perşembe

SNOB´LARDAN HOSLANMIYORUM

İnsanın düşünme, algılama, yargılama ve sonuç çıkarma yetenekleri zeka olarak algılanır. Zeka katsayısına da IQ denir. 
Kişinin duygusal zekasına, karşısındaki insanın duygularını anlayabilme, etrafındaki insanların duygularını hesaba katarak hareket edebilmesine de EQ denir.
Parasını hava atma aracı olarak kullanan, gösteriş meraklısı ve kendisini bir halt sanan kişilere de snob ya da daha bildik bir ifade ile züppe denir.

Yok yok, şimdi buradan kelimelerin sözlük anlamını sıralayacak değilim. Sadece IQ’ larının yüksek olduğunu idda eden, EQ’ları sıfır olan, snob insan grubunu tanıyacağız hep birlikte. Tanıdık geldi mi sizede ? Mutlaka çevrenizde vardır bunlardan :-)

Snoblar yani züppeler sırf hava atmak için marka giyerler. Herkesin giydiğini giymez ucuz yerlere gitmezler. Onlardanmış gibi görünmek için mevki sahibi, nüfuslu kişilerle oturup kalkarlar. Hatta onlarla bir kere tanışsalar, arkalarından bizim kanka diye bahsederler. 
Sadece onlar akıllıdır, siz geri zekalısınızdır onların gözünde. Her şeyi onlar bilir, siz birşeyden anlamazsınız, hiç boşuna konuşmayın. 
Sen kaçıncı sınıf insansın!! bakalım, ondan haber ver önce. Marka giyermisin söyle bakalım.  
Neee zengin değilmisin ?  aaa çok ayıp, ozaman onlarla aynı masaya bile oturamazsın, değersizin tekisin çünkü böyle düşünürler.  Çevrene duyarliligin, hayata karsi durusun, insanligin hiç onemli degildir onlar için. 
Ayrica birçogu da sonradan gormedir ve hazimsizligi her halinden bellidir.
Heee ama bunlara şakşakcılık yapacaksan ve arada bir aşağalanmayı göze alıyorsan dolaşabilirsin etraflarında. 
O da zor be güzelim. Bu beyinsizleri öv öv nereye kadar ???
Doğru düzgün fikirleri bile yoktur bunların. Bir yerlerde okuduklarıyla göz doldurmaya çalışırlar. Zaten sohbetleride çok sığ olur ve hiç çekilmez. Çok şey bildiklerini sanırlar, ama pahalı markalar dışında bir halt bildikleri yoktur aslında.
Kıro ama para onda derler de küçümseyerek, ben de paralıların züppelerindenim demezler. 
Ne kadar şaşa o kadar mutluluk sanırlar. 
Bunlar IQ’larınında yüksek olduğunu zannederek böbürlenirler ama aslen normal bir zekaya bile sahip oldukları tartışılan, EQ’ları sıfır kişilerdir. 
Ekip başarısından haberleri bile yoktur. Ortada hep birlikte sağlanan bir başarı mı var, snoblar buna benim başarım der, bizim başarımız demezler. 
Bütün küçük dağları onlar yaratmıştır, ki inandırabileceklerine inansalar büyük dağlarıda kendilerinin yarattıklarını idda ederler. 
Size bakarlar ama görmezler, onun için yaninizdan geçerken selam vermezler.

IQ’su ve EQ’su normal olan, çok değerli “İNSAN” arkadaşlarım, tabiki sizler bu yazıda kimleri kasettiğimi anlamışsınızdır. İnsanlıkdan nasibini almış, mütevazi, alçak gönüllü, güler yüzlü, aklı salim herkes gibi tabiki ben de zenginliğin kötü bir şey olmadığını biliyorum. Hatta yokluğun kapıdan girdiği evden aşk bacadan kaçar derler. Mutlu bir yaşam adına tabiki ihtiyaçlarımızı karşılamak için para şart.

Ama burada bahsetmek istediğim çok ince bir ayrıntı. 
Benim kızdığım sadece duygusal zekaları sıfır olup halk arasında snob yada züppe olarak tabir edilen bu insancıklar grubunun davranış biçimi.  Sizi bilmem ama kendilerini bir halt zanneden bu insancık grubundan hiç hoşlanmıyorum ben.

Hep sevdiğimiz konularda mı yazacağız, bugünde bu zatları yazmak istedim. 
Belki içlerinden biri google’dan bir şey ararken bu sayfayı görürde kendisiyle yüzleşir diye. :-)

Herkese gunesli gunler mujdeli haberler dilerim.

Sevgilerimle,
Güngör Ekinci Saglik


6 Şubat 2018 Salı

14 SUBAT


Ve  işte aşklarını rafa kaldırmışlara yeni bir fırsat olarak,
Aşklarını her daim taze tutanlara daha özel bir gün olarak,
Çiçeği burnunda yeni aşıklara tatlı, farklı, bir heyecan olarak,
Şubat ayının bu soğuk günlerinden birinde, içimizi ısıtmak için geliyooorrrrr geliyooorrrr 14 Şubat geliyor.

Çevremde el ele, goz goze gezen sevgilileri gordukce aski sorgularim hep ben, ama 14 Subat´ta daha çok sorgularim.
Tamam, birbirlerine sanat eserine bakiyormus gibi bakiyorlar ama, cidden asiklar mi acaba diye dusunurum.
Birbirlerinin hayatlarindaki boslugu mu dolduruyorlar, yoksa biri giderse, digerinin hayatinda yeri dolmayacak bir bosluk mu açilacak ?
Boyle guzel ya da yakisikli olmasalar da birbirlerine baktikca titrer mi içleri?
Hasta olsa biri, omur boyu yatmasi gerekse mesela, bakar mi ona sevgi, sefkat ve askla oteki?
Birgun herseyini kaybettigini soylese biri,  ne olur acaba digerinin tepkisi?

Bu nedenle bugun ASK´ la ASKi konusmaya karar verdim.

Ey ASK,
Alti ustu uç harfsin zaten, kirilganligin oyle belli ki.  Agizdan çikarken bile nasil da naif çikiyorsun. Çok dikkat etmek, iyice koruyup kollamak gerek seni bence. Hatta ne isterdim biliyor musun?  Seni yukseklere koymak.  
Her gelen alamasin, dokunamasin, yipratamasin isterdim. Korkuyorum çunku insanoglu seni de ziyan edecek.
Bazi sinavlar olsa mesela. Gonul  sinavi, kiymet bilme sinavi, davranis sinavi ve bir de mulakat. Agizdan çikan sozler çok onemli çunku.  Ne demis eskiler; Kulak asik olurmus gozden evvel.  Insan guzel sozler duymak istiyor be kardesim.
Simdi bakiyorum herkes asik.  Sende bozuluyorsun degil mi her heyacana senin  ismini verdikleri için.
Bakkala giderken asik olup eve donerken ayriliyorlar artik. 
Ne oldu ? Ask bitti. 
Haydaaaa,  e sormazlar mi insana;  Emin misin? Yasadigin ask miydi ki gerçekten?
Bu heyecani butun duyularinla hissettin mi?
Emek verdin mi?
Karninda guvercinler kanat çipti mi?
Onu hayatinda kendinden one koydun mu?
Kiymetin bilindi mi? diye.
Ask dokunmak kadar, askindan dokunmaya kiyamamaktir da bence.  Dunya da hiç birimizden bir tane daha yok.  Sevdicegin bunun farkinda mi, kiymetini biliyor mu  peki? 
Ey ask bu ay yine senin ayin. Sevgililer gunu kapida.
Heryerde senin kalbin, heryerde senin rengin kirmizi var. Biçok çift birbirlni kutlayip hediyelesecek.

Laf aramizda benim hayatimda  esimin disinda  3.5 yasinda genç bir erkek daha var. Ve ikisine de deli gibi asigim. Zaten biliyorsun ben senin adina bile asigim be ASK.  Iyi ki varsin. Ne guzel bir hissin.

Bu guzel gunde,
Gozu sadece kendi esini/ sevgilisini goren, vefali, kiymet bilen, askina inanan, gunluk, aylik degil omurluk seven, paranin sundugu imkanlara, hayatin sundugu çesitlilige  yenik dusmeyen,  tum çiftlerin sevgililer gununu kutluyorum, hepinize ASK olsun diyorum. 
ASKla…

Gungor Ekinci Saglik