19 Ekim 2026 Pazartesi

GURBETTE GELIN OLMAK - 2 -

Buraya ilk geldigimde GURBETTE GELIN OLMAK baslikli bir yazi yazmistim. O an ki ruh halime ve hissettiklerime dair.  

15 yildir gurbette  ve artik 50 yasinda biri olarak da GURBETTE GELIN OLMAK   -  2  - baslikli yeni bir yazi ile bu donemdeki duygularimi ve hislerimi kaleme almak istedim bugun.

Ben aslinda “gurbet” kelimesini hiç sevmem. Ve iki sene oncesine kadar hiç de kullanmazdim. Evinden barkindan ayri dusmus, zor sartlar altinda yasayan insanlari hatirlatirdi bu kelime hep bana. 

Severek isteyerek, hatta buyuk bir askla Ispanyaya gelmis ve çok sukur  halinden çok memnun biriyim ben. Kendimi de  burada hiç gurbette hissetmemistim taaa ki  2 sene oncesine kadar.

Çunku 2 sene once gurbetin baska bir yuzunu tanidim; Ya yetisemezsem korkusu.

Biliyorsunuz 2 sene içinde çok sevdigim 2 kisi  ruhsal olarak kalbimde yasamaya devam etselerde fiziksel olarak gittiler hayatimdan. Ve sonrasinda  ya geride kalan sevdiklerime bir sey olursa ve hemen vaktinde gidemezsem, yetisemezsem korkusu yerlesti içime.

Çunku yurt disinda olunca oyle “ ha deyince” ulkenize uçmak,  sadece halden anlamayanlara çok kolay geliyor. Gerçekler çok baska. 
Ozellikle de kuçuk çocuklariniz varsa,  esiniz gece çalisiyorsa, buludugunuz yerde yalnizsaniz  daha da zor.

Bir çok gurbetçi tanidigim  var ki,  evrak sorunlari yuzunden bile ulkelerine girdi çikti yapamiyorlar. Ekonomik sartlari hiç yazmiyorum bile.

Bu nedenle gurbette olunca bir çok sevdiginizin cenazesine gidemezsiniz. Evde aglarsiniz, dua edersiniz, ruhlarina hayir yapar dagitirsiniz
.
Gurbetçiler her olume gidemiyor da, her dugune gidiyor mu sanki? Tabiki hayir.

Bir çok dugunde dernekte olamazsiniz. Birileri instagramdan canli yayin açsa da, ben de gorsem diye dua edersiniz. Bana bol bol fotograf gonderin, video gonderin diye tembihlersiniz herkesi.

Ne siz yegenlerinizin nasil buyudugune taniklik edebilirsiniz, ne kardesleriniz sizin çocuklarinizin nasil buyudugune. Buradan hediye olarak kiyafet goturmek bile risktir artik. Çunku boyunu posunu bile bilmezsiniz ve içten içe burnunuz sizlar. Bir kaç yilda bir gorusunce de, fark edersiniz ki,  ne kadar sıkı sarılsanız da,  yegenlerinizle aranizda hep gorunmez bir mesafe olusur zamanla

Kimi ölür gider, kimi evlenip gider, kimi büyür gider ama gurbette olunca çoğuna yetisemezsiniz…

Bitti mi? Tabiki bitmedi.
Diyelim ki arabayla Ispanya´da bir yere tatile gidiyorsunuz. Ve yaninizdan Turk bayrakli, Turk plakali bir tır  geçiyor.  Haydiiii. Gel de korna çalip el sallama. Gel de senin de Turk oldugunu belli etmeye çalisma. Zaten duygulanip agladigini gorunce onlar da anlayip, korna selami verip, el salliyorlar.

Mesela çocuklara  ulke sevgisini, din sevgisini verebilmek de çok kolay degil. Noel babadan yola çikarak bir yol buldum ben de. Salona  surpriz hediye birakiyorum. Resmi bayramlarda Ataturk gondermis, dini bayramlarda Peygamberimiz gondermis diyorum. Yeterki kulak dolgunlugu olsun, bu bile yeter bana. Deniz artik buyudu ama Emir hala inaniyor.    

Dili ne kadar iyi ogrendim deseniz de her gun yeni bir sey çikiyor sasirdiginiz, anlamadiginiz. Ozellikle deyimler ve kelime oyunlari hala bazen sorun oluyor benim için.  Ispanyol birine “ ay eteklerim zil çaliyor” ya da “ simdi keçileri kaçiracagim”  demek gibi bir sey yani. Hadi gel de açikla.

Aradan kaç yil geçerse geçsin, oldugunuz yere ne kadar uyum saglarsaniz saglayin, bir kultur farki hep oluyor.   “ Hee ama bu biz de boyle” durumu  hep var yani.

Ya Turk mutfagina duyulan ozlem?! Bu zaten basli basina bir yazi konusu.
Bogazda açik bufe kahvaltilar, çesit çesit donatilmis, sevdiklerinizin etrafinda toplandigi  yemek sofralari… Minikligine, sarimsakli yogurdun, soganli sosun  içindeki suzulusune kurban oldugum mantiyi hangi gurbetçi ozlemez acaba?  Tabiki ben de yapiyorum. Ama Turkiyede ki baska.

Nereye gidersek gidelim, orayi  hep dogup buyudugu sehirle karsilastirir gurbetçi. Mesela benim klasik cumlem “ Istanbul daha guzel”.

Bir de ozlem denilen bir sey var. 
Elle tutulamaz, gozle gorulemez. Ama gurbetçiyi her seyden daha çok etkiler. Dagi tasi, konu  komsuyu, havayi, suyu, ezan sesini, çay bardaklarinin seklini bile ozlersiniz.

Hele “ yaaa oturuyoruz, daha erken, gidip ne yapacaksiniz, ikinci çayi demledim” sozcukleri var ki ruyalarina bile girer gurbetçinin. Oyle bir ozlem yani.

Neyse…
Allah tum gurbetçilere yasadigi yeri sevdirsin. Yasamlarini kolaylastirsin. Ozlemlerini dindirsin diyelim.
Herkese selam ve sevgiyle.
Gungor

 

  

 


 

21 Eylül 2026 Pazartesi

IÇIMIZ YANDI

12 Eylul gunu Ekinci ailesi olarak son derece buyuk bir kayip yasadik.

Canim kuzenim Ufuk´um kalp krizi nedeniyle içimizi yaka yaka, kanata kanata  aramizdan ayrildi.

Bazen insan bir olumle birden fazla kisiyi kaybediyor. Benim için de oyle oldu.

Biz Ufuk´la 5 ay arayla ayni eve dogduk. Birlikte kardes gibi  buyuduk. Bundan dolayi  aramizda sadece kan bagi degil can bagi da vardi.

Benim ilk ve de uzun bir sure tek oyun arkadasimdi.  Vefatiyla birlikte ilk oyun arkadasimda da gitti.

Fotografta da goruldugu gibi  2-3 yaslarimizda ilk dansimizi birlikte yapmisiz.   Vefatiyla birlikte dans  ettigim ilk kisi de  gitti.

Ben orta okula giderken bizim tuhafiye dukkanimiz vardi. Annemin isi oldugunda Ufuk´la ben dururduk

dukkanda. En sevdigimiz sey çekirdek ve gofret almakti. Fakat şoyle bir  huyumuz vardi. Kimseye hak geçsin istemezdik. Once çekirdek paketini bosaltirdik ve sayip ikimize esit bolerdik. Eger bir tane fazla çikarsa onu atardik.

Aldigimiz gofretlerde 15-20 cm. kadardi.  Onu da 1m.lik  normal kumas metresi ise olçup pay ederdik.  Vefatiyla birlikte  ilk adalet arayis  arkadasimda da gitti.

Hatirlarsaniz Pasabahçe sisecam fabrikasi kapanmadan once isçiler,  aileleri ve halkla  birlikte  çok buyuk bir direnis ornegi gostermis ve grev yapmisti.  Vefatiyla birlikte  isçiler için direnise katildigim ilk  arkadasimda da gitti.

Benim çocuklugumda oturdugumuz bolgede kizlar bisiklete binmezdi. Ayiplanirdi. Canim kuzenimin bisikleti vardi. Amcamin evinin arka tarafinda defalarca bana bisiklet binmeyi ogretmeye çalisti. O elinden geleni yapti ama ben basaramadim. Vefatiyla birlikte  bisiklet binmeyi ilk gosterenim de gitti.

Once o evlendi gurbete gitti. Ben evlendim buraya geldim. Tatil zamanlari ben Istanbul´dayken o yoktu. O Istanbul´dayken ben yoktum.  Vefatiyla birlikte çok ozlediklerimden biri de gitti.

Offf offf… Daha neler de neler…

Benden bu kadar çok kisi gitmisken  sadece “ kuzenim vefat etti” demek oyle yetersiz ki…

Sanki Allah demis ki “ Ufuk seni 50 yil için dunyaya gonderiyorum. Git, herkese kendini sevdir. Hiç kalp kirma, herkesin gonlunu yap. Dedikodu yapma, kavgaya karisma. Super iyi bir insan ol. 50 yil sonra gorusuruz”.

Ufuk´um da Allah´la antlasmasina uydu. Herkese kendisini çok sevdirdi. Gonullerimizde taht kurdu. 50 yasini doldurdu, hiç bir sey yokken, is yerinde çay molasindayken melek oldu.

Aslinda gider ayak herkese de son bir ders verdi.

Bakin dedi bu dunya da bardagimizdaki çayi bitirecek kadar bile vaktimiz olmayabilir…Hala neyin pesindesiniz?...

Haberi alinca Tekirdag´a nasil gittim nasil dondum bilmiyorum. Gunlerdir içim yaniyor.

Ama bir seyi fark ettim. Hayat kisa…Bir saniye sonramizin bile garantisi yok.

Her seye ragmen hayata dort elle sarilmali, her animizin kiymetini bilmeli ve sevdiklerimize vakit ayirmaliyiz. Aksi taktirde elimizde sadece  bir avuç “ KEŞKE” kalacak.

Canim Ufuk´um!

Belli ki rabbim seni çok sevdi. Onun için erkenden yanina aldi. Bundan sonra da çok sevsin.

Mekanin cennet olsun, kabrin nurla dolsun. Rabbim rahmet etsin, kabir rahatligi versin.

Basta babam olmak uzere butun akraba ve tanidiklara  selam soyle.

Hepinizi çok seviyoruz…

Kuçukken "git şu çiçekleri kopar bana getir “ diyen kuzenin Gungor  

 

 


 

1 Eylül 2026 Salı

SABIÑANIGO´DA IKI GUN


 

Hafta sonu çok sevdigimiz  dostlarimiz Mari ve Andres´in evinde,  Sabiñanigo koyunde,  2 guzel gun geçirdik.  

Uzun yuruyusler, tatli sohbetler yaptik. Yuruyus yolu uzerinde Canisim bogurtlen topladi. 

Eve gelince reçel yaptik. Gunduz Mari´nin lezzetli yemeklerini yedik. Aksam Canisim bize peynirli menemen yapti. Deniz ve Emir,  Andres´in esliginde bisikletle 11 km yol gittiler.

Ve bu guzel iki gunden elimizde hatira olarak bu fotograflar kaldi. 



 





















Bu fotograftaki bulut, sizce de Turkiye haritasina benziyor mu?
Ben çok benzettim.💓








16 Ağustos 2026 Pazar

Bonjour 🥰 Fransa Pau 'dan merhaba 🤩

Pau, Atlantik Okyanusundan 100 km uzaklıkta, Fransa'nın İspanya ile olan sınırına ve pirene dağları'na çok yakın, güzel, küçük bir güney Fransa şehri. İlk kez 5 yıl önce gittiğimiz şehir, yeşilin bütün tonlarına sahipti. Fakat maalesef kuraklık ve aşırı sıcaklar Pau' yu olumsuz yönde çok etkilemiş.


Strobbia & Rosa

Kapıda çok fazla sıra oluyor fakat dondurmalar o kadar lezzetli ki beklemeye değer.





 

Tour des Géants

Fransa Bisiklet Turu kazananlarına adanmış açık hava müzesi. Parktaki sarı renkli her bir dikilitaş o yıl yarışı kazanan bir bisikletçiyi simgeliyor.


Bistrot, salon de thé, pâtisserie de la Cueillette

Burayı çok sevdik. Büyük bir çiftliğin içinde yer alıyor. İçeride hem küçük güzel bir restoran, hem sebze, meyve, alabileceğiniz bir manav, hem çok sayıda yiyecek içecek çeşidi alabileceğiniz güzel bir dükkan var. Çiftlik çok büyük ve içinde çeşitli sebzeler, meyveler yetiştiriliyor.

Bir el arabasıyla çiftliğin içinde yer alan tarlaların içine gidip, istediğiniz sebzeleri meyveleri el arabanıza koyabiliyorsunuz. Sonra kasada ödemenizi yapıyorsunuz.

Restoranda fazla et çeşitleri yok. Menü daha çok çiftlikte yetişen ürünlerden oluşturulmuş. Ama hem yemekler olsun hem tatlı çeşitleri olsun gerçekten çok lezzetliydi. Özellikle tarladan sebze meyve toplamak çocukların çok hoşuna gitti.



 

Sebzeli lazanya çok güzeldi



Çin patlıcanı. Şekli klasik patlıcandan farklı olsa da lezzeti aynı.

Çam ve sedir ağaçlarına dadanan çam kese böceği ile mücadele etmek için kullanılan tuzaklı halka sistemi.

Bu zararlı böcekler, kış sonu veya ilkbahar başlarında ağaçtan toprağa inmek için gövdeden aşağı yürürken bu şeffaf poşetin içine düşerek hapsoluyormuş.

Boulangerie Grangé

Lezzetli Fransız kahvaltılıklarını tatma imkanımız oldu

 
Burada sırt sırta gibi görünüyoruz ama aslında yan yana olan farklı restoranlardayiz.  Çocuklar İtalyan restoranında, eşim ve ben Lübnan restoranında yedik.




 

 

29 Temmuz 2026 Çarşamba

KAMONDO MERDIVENLERI

Karaköy’de bulunan Kamondo Merdivenleri, Abraham Salomon Kamondo tarafından Avusturya Lisesi'nde okuyan torunlarının okula daha çabuk, daha  guvenli  ve daha  rahat   gitmesi için 1850'li yillarda yaptırılmıştır.

Bu merdivenler gunumuzde hala  mimari yapisi  ile goren herkesi kendisine hayran birakmakta ve ailenin acikli sonu ile de  dikkat çekmektedir.

Abraham Kamondo, dönemin ünlü banker ailelerindendir. Kaynaklara gore Kamondo Ailesi, İspanya’dan  kaçarak ilk önce Venedik’e, daha sonra  İstanbul’a gelmiş.  Cumhuriyet döneminde ise  ailenin son fertleri İstanbul’dan ayrılıp Paris’e yerleşmiş.  Ve maalesef  2. Dünya Savaşı sırasında  Alman Nazi Toplama ve İmha kamplarında yok edilmiştir.

Galata Kulesine yuruyerek 3 dakika mesafede olan bu harika eseri mutlaka gormenizi tavsiye ederim.   







 

27 Temmuz 2026 Pazartesi

Güle güle gidip güle güle dönün

Geçen hafta Istanbul´daydik.

Annemin ameliyati nedeniyle oldukça kosturmacali ve bir o kadar da guzel  10 gun geçirdik.

Ailemizi, akrabalarimizi, dostlarimizi ve Istanbul´umuzu  gormek her zaman oldugu gibi yine çok iyi geldi bize.

Hava guzeldi.

Herkes iyiydi.

Yolculuk uzun ve yorucuydu ama Istanbul´a gitmeye degerdi.

Yillardir Istanbul´a gidip geliyoruz.

Ama bu kez ilk kez olan bir sey vardi ki burnumu sizlatti.

Baba evimin kapisini kendim  kilitleyip çiktim evden…

Normalde evde babam, annem ya da kardeslerimden biri mutlaka olurdu.

Bildiginiz gibi artik  babam fiziksel olarak ebediyen yok. Ama kalbimde her yere benimle geliyor.

Annem ameliyat sonrasi oldugu için hastanedeydi. ( Çok sukur durumu iyiye gidiyor)

Kardeslerimden biri annemin yaninda, biri İşte,  biri de sehir disindaydi.   

Aslinda butun bunlar hayatin dogal akisi ve çok çok normal.

Ama iste kapiyi kilitleyip çikmak bana zor geldi. Çok duygulandim.

Neyse…

Rabbim bir dahakine guzel seyler için ulkemize gelmeyi, gelince herkesi saglikli ve mutlu bulmayi nasip etsin.

Hepimizin arkasindan gule gule git, gule gule gel deyip, yolumuza su dokenlerimiz çok olsun.

Sevgilarimle.

Gungor