CANIMIN IÇI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CANIMIN IÇI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Aralık 2013 Çarşamba

IKI YILI GERIDE BIRAKTIK

Dun Canimin Içi ile evliligimizin 2. yilini doldurduk.
Gunumuz,  herzaman ki  gibi baslayip devam ediyordu.  Ogle yemegimizi yedik.  Normal de ogle yemeginden sonra “ sista “  ( biraz uyuyup dinlenme ) yapariz.  Ben sofrayi ve mutfagi toparlamaya basladim. 
Kocisim demez mi?  ne yapsak, bir disari çiksak mi diye?
Ben de bir kahve içip  donucez sandim ; tamam, istiyorsan çikalim dedim.
Sonra demesin  mi “ bu gece baska bir yerde kalicaz ama ona gore çikalim” diye.
Geçen yilki Fransa surprizi gibi oldu yine.  Nereye gidecegimizi bilmeden heyecandan ve  mutlulukdan eteklerim  zil  çalarak haziradim valizimizi. 

Oglum bile ortak oldu heyecanima, bir o yana bir bu yana dondu durdu  O da. :-) 

Ve bir iki saat sonra 13. Ve 14. Yuz yillarda manastir gorevi gormus olan,  simdi ise otel ve organizasyon yeri olarak kullanilan Monasterio de Rueda isimli  bir otelde buldum kendimi. 
Gerçekten çok keyifli  bir 24 saat geçirip donduk evimize Canimin içi ile.

Sag tarafdaki kisim Monasterio de Rueda´nin simdiki otel bolumu, sol tarafdaki kisim ise onceden kilise olarak kullanilan bolum.


Gorevliler oyle nazik ve anlayislilar di ki;  Rezervasyonumuzu alan gorevli,  rezervasyon sirasinda Canimin içinin isminden musluman oldugumuzu anlamis ve normal de yemeklerin hep domuz eti ile yapildigini fakat bizim için menude degisiklik yapabileceklerini soylemis. Ve hakikaten de oldukça lezzetli balik ve kuzudan hazirlanmis yemeklerle karsilastik.



Otel dekorasyonda bu fiçilardan da yararlanilmisti.












Fotografda belli olmuyor ama zeytin agaçlarinda siyah siyah zeytinler vardi.
Bu su degirmeni hem çikardigi ses hem de goruntusu ile hos bir hava yansitiyordu.


Bazen hani soz biter de ne diyeceginizi bolmezsiniz ya. Sadece tesekkur edebilirsiniz. 
Ben de iste aynen oyle durumdayim simdi. 

Ama en buyuk tesekkurumu allahima ediyorum. Bana, kendimden daha çok sevdigim bir can yoldasi gonderdigi için. 
Sonrada Canimin Içine tesekkur ediyorum beni kendisine hergun yeniden asik ettigi için. 
Ve herzaman dedigim gibi; 
Allah,
Yastığımdan başını,
Yüreğimden aşkını,
Gözlerimden gözlerini,
Nefesimden nefesini,
Göğsünden başımı,
Hayatımdan varlığını eksik etmesin.

2. YILDONUMUMUZ  KUTLU OLSUN CANIMI IÇI

Seni hergün artan bir aşkla ve tutkuyla seven, 
Sevmeye doyamayan Esin (SUyun)...

Gungor Ekinci Saglik

14 Şubat 2013 Perşembe

HUKUMDARIM´A........



Hani, demis ya sair ; 

Bir eşi olmalı insanın
Rüzgar onun kokusunu getirmeli,
Yağmur O'nun sesini.

Akşam, onu görecek diye, pırpır etmeli yüreği,
Ayakları birbirine dolaşmalı heyecandan, eve dönerken.

Cennetten köşe almışçasına
Sevdiği, sakındığı, bakmaya kıyamadığı...

Her bir hücresinden aşkın fışkırdığı,

Çölde okyanusu yaşadığı bir eşi olmalı insanın!!!

Ben seni ölene dek seveceğim boş laf!!!

Ben seni sevdikçe ölmeyeceğim...
BEN SENİ SEVDİKÇE ÖLMEYECEĞİM...

Sevgililer gunumuz kutlu olsun gonlumun hukumdari.................
SUyun...

13 Aralık 2012 Perşembe

1.Evlilik Yildonumumuzde Fransa da...


- Uyan hadi gidiyoruz
- A a nereye bu saatte?
- Kaçiriyorum seni.
- Atma.
- Hadi kalk, gerçekten gidiyoruz.
- Bak kalkarim HAAAA :-)

- Hadi kalk, acele et, çikicaz hemen.

- A aa sen ciddisin.
Nereye gidiyoruz?  
neyle gidiyoruz?  
kaçta çikiyoruz?  
hemen mi çikiyoruz? 
kaç gunlugune gidiyoruz?
Yanima ne alayim? 
Ayy ne giyineyim? 
Normal mi giyiniyim? 
Kalin mi giyiniyim? 
Bot mu giyineyim, çizme mi?  
Aksesuara ihtiyacim olacak mi?
Ay tirnaklarim ojeli degil.
Kahvaltiyi evde mi yapicaz, yolda mi? 
Yolumuz kaç saat surecek?
Çok heyecanlandim simdi,  ay ne yapsam ki? .....



Bunca soruma sadece kisa ve net uç yanit alabildim; 
" arabayla" , "iki gece ", " kalin giyin" gerisi tamamen surpriz.

Neden surpriz?
Çunku efendim 10 Aralik pazartesi gunu bizim 1. evlilik yildonumumuzdu. 
Bunun içinde Canimin içi esim, bu harika surprizi organize etmis sagolsun. 
Birbirinden guzel 2 gece 3 gun geçirdik gerçekten.

Ispanya´nin kuzeyine dogru yol almaya baslamistik.  Birkaç saat sonra Fransa sinirinda ogrendim ki Fransanin Ispanyaya komsu olan sahil kasabalarindan birinde konaklayip uç farkli yerini de gorme imkani bulacakmisiz; San juan de Luz, Biarritz ve Bayonne . Anladigim kadari ile Biarritz sehir, digerleri kasaba. 

Uçude yazdigim sirada  yan yana siralanmis durumda.  Fransa deyince hep Paris akla gelir. Yazik ki insan bazen yakinindaki guzellikleri goremez, farkina bile varamaz. Eger yurt disi tatil planiniz varsa bu guzel yerler de aklinizin bir kosesinde bulunsun derim. Ozellikle sorf meraklilari mutlaka gormeli buralari. 

Fransizcayi ortaokul yillarimdan beri çok severim. Kulaga bu kadar hos gelen, kelimelerin ahenkle dans ettigi, bu kadar çekici ikinci bir dil daha yoktur herhalde. Hiç birsey yapmadan konusanlari dinlemek bile ayri bir keyf bu ulkede. 

Insanlarin   bir  “ bonjour madam, bonjour mösyö “ deyisleri var, sanki selam vermiyorlar da
 “saçlariniz bugun çok guzel olmus, çok siksiniz “diyorlar gibi geliyor kulaga.

Hele bir  “Silvuple” diyorlar ki, yani kendilerince lutfen diyorlar ama, benim kulagima “Gungor hanim bugun yine herzamanki gibi çok guzelsiniz” diyorlar gibi geldi adeta.  

Ya o “ Merci” leri yok mu “ Merci”leri.  Sanki tesekkur etmiyorlar da kisaca “enfessin”  diyorlar inanin.

Valla evet derken çikarttiklari “ Vıy” gibi bir ses var, o sesi duyunca da hep “ ay allah iyiligini versin, sen mi çikardin o sesi "diyesim geliyordu. 

Ayrica  hayır derken de oyle bir  “No” diyorlarki , "olsun senin canin sagolsun " diyesim geldi hep. 
Hala sesleri ve tonlamalari  kulaklarimda yankilaniyor  inanin. 


Yedigim, içtigim, gezdigim, gordugum ne varsa hepsini fotografladim. Ama kisa bir giris yap, ne gordun, ne yaptin derseniz; Biarritz çok gorkemli, Bayonne daha otantik, San juan de Luz en sirinleri derim oncelikle.  

Ortak ozellikleri için ise, bir yuzlerinin Atlas okyanusuna bakiyor olmasi, muhtesem sahillerinin olmasi, med-cezirlerin çok fazla olmasi diyebilirim.  Isin guzel yani adamlar ticaret yapicaz diye bu guzellikleri bozguna ugratmiyorlar. Bizde oslaydi buralara  sira sira kafeler dizilir, hatta kimisi iki katli olurdu ve girisine " Aile yerimiz vardir" yazilirdi buyuk ihtimalle.  

Kiyafet, ev esyasi, tekstil hiç fark etmez, hepsinin vitrinleri sanat eseri gibi dizayn edilmisti. Burada belirtmek isterim ki hersey çok pahali.

Ayrica hani turistik yerlerde adim basi hediyelik esyacilar olur ya, burada onlardan yok. Ben gittigim yerlerden tabak aliyorum mesela koleksiyonum için, ama buralarda bir tane bile bulamadim. 

Donuste Ispanya´nin kuzeyinde kalan San Sebastian a ugradik. Fransa fotograflari ile ayni postta olmasin diye,oraya ait fotograflari ve izlenimlerimi daha sonra paylasacagim. 

Fotograflari uzerlerine tiklayarak buyutebilirsiniz.

Veeee canim canim  Canimin içi; 
Herzaman dedigim gibi; 
Allah,
Yastığımdan başını,
Tenimden ellerini,
Yüreğimden aşkını,
Gözlerimden gözlerini,
Nefesimden nefesini,
Göğsünden başımı,
Hayatımdan varlığını eksik etmesin.

1. YILDONUMUMUZ  KUTLU OLSUN...

Seni hergün artan bir aşkla ve tutkuyla seven, 
Sevmeye doyamayan Esin (SUyun)...

Gungor Ekinci Saglik


Ooooo Gungor hanimla, Caninin içi de buradalarmis. Fransaya hosgeldiniz efenim.


Kaldigimiz Hotelin onu

Odamiz



Hotelimizin mutavazi sabah kahvaltisi



Çok zarif


Fransiz Restaurantinda... Muhtesem.

Çok sis vardi

Karadenizimizin renkleri
 
San Juan de Luz kilisesi









Çin Restaurantinda. Çubukla basladim ama baktim pilav bitecek bigi degil. Çatalla devam ettim. :-)









Çok sicak bir restaurantti, bayildim.

Kestaneci



Herkese sevgilerimle,
Gungor Ekinci Saglik