Mizah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mizah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2013 Pazar

Dusundurucu bir fikra

Burada iki kardes Turk dostlarimiz var.  Bir araya geldigimiz zamanlarda konu mutlaka ulkemize, ulkemizin sorunlarina, toplumsal  bakis açimiza geliyor.  Bugun yine laf lafi açti ve ne kadar Allaha emanet yasadigimiz,  millet olarak hep allaha emanet ya da allaha havale etme durumunda oldugumuza geldi dayandi konu. 
Arkasindan Guray bey halimiz fikradaki gibi deyince , Koray asagidaki fikrayi anlatti.
Gulermisin? Aglarmisin?  derler ya,  iste tam da oyle ve dusundurucu bir fikra. 
Onun için paylasmak istedim sizlerle de. 
Sevgilerimle, Gungor Ekinci Saglik

Fikra da olmaz olmaz. Fikra bu ya ; Tanrı bir gün tavla oynuyormuş.  
Meleklerden biri kosa kosa  gelmiş. 
-Tanrım yetiş, dünyada büyük bir savaş çıktı. Bir şeyler yapın.

Tanrı gayet sakin.
- Türkiye savaşa girdi mi? diye sormus.
-Hayır efendim, henuz girmedi  ama her an girebilir , demis melek.

Tanrı bu cevabı alınca oynamaya devam etmiş.
Bir sure sonra  aynı melek tekrar  gelmiş.
- Efendim durum gittikçe kötülesiyor,  lütfen bir şeyler yapın.
-Tamam tamam.  Ama once soyle , Türkiye savaşa girdi mi?
-Hayır   ama girmesi an meselesi.

Tanrı tekrar oyuna devam etmiş.
-Bir  sure sonra  aynı melek  tekrar geldiğinde,
-Tanrım  füzeler ve  nükleer silahlar da kulanılmaya başlandı.  Ayrica Turkiye de savasa girdi.
 Tanrı kapatmış tavlayı ve şu savaşla ilgileneyim  demiş.
Melek  dayanamayip sormus;
-Afedersiniz efendim  ama, o kadar zaman hiç ilgilenmediniz de neden Türkiye savaşa girince kapattınız tavlayı?
 Tanrı yanitlamis:
-Çünkü onlar her şeylerini bana emanet ederler. !!!


Bir de sunu eklemek istiyorum:
işe başlarken --- Bismillah
Suçlanınca --- Tövbe Billah
övülünce --- Estağfirullah
işi bitince --- Yallah yallah
bıkınca --- illallah
korkunca --- Mazallah
hoşa gidince --- Maşaallah
umutlanınca --- inşallah
 cesaret gelince --- Alimallah
 kızınca --- Fesübhanallah
Doyunca --- Elhamdülillah
şaşırınca --- Allah Allah
hucuma kalkarken--- ALLAH ALLAH
yanlış yapınca --- Hay Allah
zoru görünce --- Hadi bana Eyvallah

4 Mart 2013 Pazartesi

Kısır Döngü...


Patron sekreterine;
Bir haftalığına iş için yurtdışına çıkacağız. Ona göre hazırlan.

Sekreter kocasını arar : 
Patronla bir haftalığına yurtdışına çıkacağız. Sen başının çaresine bakarsın.

Kocası sevgilisini arar :
Karım bir haftalığına yok. Bu haftayı beraber geçirelim.

Sevgili özel ders verdiği minik çocuğu arar : 
Bu hafta sana ders veremicem. Gelmene gerek yok.

Minik çocuk dedesini arar : 
Dedecim. Bu hafta dersim yok. Öğretmenim yok.Bu haftayı beraber geçirelim.

Dede (1.bölümdeki patrondur) sekreterini arar: 
Bu haftayı torunumla geçireceğim. Gezimiz iptal oldu. Gidemicez.

Sekreter kocasını arar : 
Gezimiz iptal oldu. Gidemicez.

Koca sevgilisini arar : 
Bu hafta beraber olamıcaz. Karımın gezisi iptal oldu.

Sevgilisi ders verdiği minik çocuğu arar: 
Bu hafta sana ders verebileceğim. İşlerim iptal oldu.

Minik çocuk dedesini arar : 
Dedecim. Öğretmenimin işleri iptal oldu. Bu hafta beraber olamıcaz. Çok üzgünüm.

Dede sekreterini arar : 
Merak etme. Bu hafta yurt dışına çıkabileceğiz. Hazırlıklarını yap...

6 Eylül 2011 Salı

FIKRA - Sevgili Güzin Abla :)

Sevgili Güzin abla,
ben 17 yaşında bir kızım, internette kendime yeni
bir erkek arkadaş buldum. Onu seviyorum. O da beni seviyor.
Seni ailemle tanıştırayım dedi. Buna çok sevindim. Beni evlerine
davet etti. Ailesiyle tanışacaktım.

Evlerine gittik ama evde kimse yoktu. Bana birazdan gelirler dedi.
Onların gelmesini beklerken "birer kola içelim" dedi.
Bende "olur" dedim.

Odasından getirdiği kolaları bitirdikten sonra
erkek arkadaşım birden bire uyumaya başladı.

Güzin abla sence erkek arkadaşım hastalandı mı?

GÜZİN ABLA'NIN CEVABI:
Kızım seni anan Kadir gecesi doğurmuş...:))

9 Haziran 2011 Perşembe

MİZAH / KOCANIZ ALDATIRSA



Uluslararasi ölçekte bir kadın arastırması yapan sosyolog,
dünyanın çesitli ülkelerinde kadınlara bir soru somus.

Kocanızı baska bir kadınla yakalarsanız ne yaparsını?

Soruya ülkelere göre verilen yanıtlar ise şöyle olmus:
Isveçli : Neyimi begenmediğini sorarim.
Rus : Evi terk ederim.
Fransız : Sesimi çıkarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini isterim.
Italyan : Kadını vururum.
Ispanyol: Kocamı vururum.
Yunanlı : Her ikisini de vururum.

Türk : Benim kocam yapmaz!

5 Haziran 2011 Pazar

ŞİŞEDE DURDUĞU GİBİ DURMUYOR :-)



Büyük Tufan'dan sonra Nuh ve adamları yeni bitkileri dikiyormuş.
Sıra "asma"nın dikimine gelmiş...

Demiş ki Nuh:
"Yarım metre derinliğinde bir çukur kazın ve asma tohumunu içine koyun.
Üzerine iki kürek toprak attıktan sonra bir kuş kesip kanını akıtın.
Üzerine dört kürek toprak daha. Sonra bir aslan kesin, kanını akıtın.
Üzerine dört kürek toprak daha. Arkasından bir eşek kesip onun da kanını akıtın. Sonra çukuru örtün..."

Çevredekiler bir anlam veremedikleri bu "merasim"in nedenini sormuşlar Nuh'a...

Nuh'da şöyle açıklamış:
"Bakın, bu ağacın meyvesiyle soyumuz ilerde içki yapacak.
İçkiyi içenler ilk başta kuş gibi cıvıldaşacaklar.
İçmeye devam edenler aslan gibi kükreyecekler.
Durmayı bilmeyenlerse eşekleşecek..."

3 Mayıs 2011 Salı

Fıkra / EŞEK BAŞI



İstanbul'a yeni gelen köylü, kuyumcu dükkânının vitrinini merakla inceler.
Kuyumcunun çırağı, onunla alay etmek için: - Hemşerim, der ne bakıyorsun öyle?
Köylü : - Hiç... Bu dükkânda ne satılır diye merak ettim de...
çırak gülerek: - - Eşek kafası satılır, der
Köylü : - Allah versin... Alışverişiniz yolunda olmalı...
çırak: - Nereden bildin, dayı?

köylü :- Baksana, koca dükkânda seninkinden başka kalmamış!

30 Nisan 2011 Cumartesi

1 MAYIS / İşçi ve Emekçilerin bayramı



1 Mayıs ülkemizde ilk kez 1923 yılında resmî olarak kutlanmıştır.
2008 yılında "Emek ve Dayanışma Günü" olarak kutlanması kabul edilmiştir.
22 Nisan 2009 tarihinde TBMM'de kabul edilen yasa ile 1 Mayıs resmi tatil ilan edilmiştir.

İşçi ve emekçiler tarafından dünya çapında kutlanan 1 Mayıs İşçi Bayramımızı kutluyorum bende.


KISSADAN HİSSE BİR DE FIKRA PAYLAŞMAK İSTİYORUM;

Bir fabrikada 5 tane yamyam, programcı olarak görevlendirilirler.
Müdürleri onlara hitaben:"Burada çalışıp iyi para kazanabilirsiniz. Ama yemek yemek için fabrikanın kafeteryasına gideceksiniz ve diğer çalışanları rahat bırakacaksınız," der.

Yamyamlar da hiç bir çalışanı rahatsız etmeyeceklerine söz verirler.

1 hafta sonra müdürleri gelir :"Çok iyi çalışıyorsunuz. Yalnız katınızdaki işçilerden biri kayıp. Ona ne olduğunu biliyor musunuz?" diye sorar.

Yamyamların hepsi hayır derler ve bu işle hiçbir ilgilerinin olmadığını söylerler.

Müdür gidince yamyamların şefi yamyamlara döner:"Aranızdan hangi yamyam işçiyi yedi?" diye sorar.

En arkadaki yamyam alçak bir sesle cevap verir :"Ben yedim."

Bunun üzerine şef söyle cevap verir: "Ulan aptal! Nasıl olsa bir işe yaradıkları yok diye, biz 4 haftadır grup müdürlerini, bölüm müdürlerini, proje yöneticilerini yiyip duruyoruz. Kimse farkına bile varmadı. Durup dururken işçiyi yemeniz şart mıydı, bilmiyormusunuz ki bir tek onlar çalışıyor ?! "

24 Mayıs 2010 Pazartesi

FIKRA / Estetik

Bir kari-koca cok kotu bir kaza gecirirler.
Kadinin yuzu tamamen yanar. Plastik cerrahlar kadinin yuzunu eski haline getirebilmek icin deriye gerek oldugunu ama kadindan deri alamayacaklarini soyleyince kocasi deri vermeye gonullu olur.

Fakat kocasindan alinacak deri popo bolgesinden alinacaktir..

Adam bu bilginin karisina soylenmemesini ister cunku moralinin bozulacagindan cekinmektedir.
Ameliyat tamamlandiktan sonra kadin eskisinden de guzel gorunur.
Her goren bu muhtesen guzellik karsisinda hayrete dusmektedir.

Birgun kadin kocasi ile basbasa kaldiginda ;
- "Hayatim cok tesekkur ederim. Benim bu halim senin Sayende. Sana nasil tesekkur etsem?"
...deyince kocasi cevap verir :

- "Tesekkure gerek yok hayatim. Annen seni her optugunde ben gerekli mutlulugu duymaktayim zaten"..

25 Mart 2010 Perşembe

FIKRA - salaklık başka şey delilik başka

Arabanın lastiği tam akıl hastanesinin önünde patlar.
Adam arabayı kenara zor yanaştırır.
Sonraki işlem malum...
Kriko, stepne, bijon anahtarı ve tekeri söker.
Ama söktüğü 4 adet bijon, yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer.
Mazgal açılır gibi değil,
Bijonlar görünmüyor bile.
Adam bir sağına bakar, bir soluna bakar,
çaresiz kaldırıma çöker.
Olayı en başından beri akıl hastanesinin demir parmaklıklı
penceresinden izleyen bir deli, seslenir;
- Heey salaaak! Sen ne yapıyorsun orda öyle?
- Sorma birader,lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm.
- Düşündüğün şeye bak! Diğer lastiklerden birer tane bijon çıkar.
Hepsi 3 bijonlu olsun.
Seni, 1 astikçiye kadar idare eder.

Adam hemen denileni yapar..
Ve akıl hastanesindeki deliye seslenir:
- Senin ne işin var tımarhanede?
Cevap müthiştir....
- Biz burada delilik'ten yatıyoruz kardeşim, salaklık'tan değil...!

16 Mart 2010 Salı

FIKRA - Amerikalı mühendis



1950'li yıllarda Amerikalı mühendisler gelmiş Türkiye'ye. Bir kısım imar çalışmalarına rehberlik ediyorlarmış. O zamanlarda yol güzergâhını belirleyecek alet yok, eleman yok.
Nafı'a mühendisleri eşeği yokuşa sürüyorlar, arkasından elemanlar şeritmetre çekiyor ve eşeğin ayak izlerine kazık çakıp istikamet belirliyorlarmış.
Bunu gören Amerikalı mühendis, pratiği kavrayamamış ve sormuş:

- Ne yapıyorlar böyle?
- Rampada yolun güzergâhını belirliyorlar.
- Nasıl yani ,anlayamadım?
- Eşek yüzde 7 eğimin üstüne çıkmaz, biz de eşeğin izinde kazık çakıp rampada yol güzergâhı belirliyoruz demişler.

Amerikalı katılarak gülmeye başlamış. Yatışınca da sormuş:
- Peki, eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?
Yetkili cevabı yetiştirmiş.

- Amerika'dan mühendis getirtiyoruz.

23 Şubat 2010 Salı

MİZAH - BOĞA İLE ARSLAN BARA GİDERSE

Bir gün aslan ile boğa bara gitmişler, bir-iki tek attıktan sonra aslan izin istemiş:
–"Benim hemen eve dönmem gerekiyor." demiş, "Geç kalmamalıyım."
Onun bu durumunu gören boğa hemen dalga geçmeye başlamış:
–"Ulan kılıbık!" demiş, "Bir de ormanlar kralıyım diye şişinirsin. Saat daha sekiz olmadı, süt dökmüş kedi gibi kalkıp, eve gitmeye utanmıyor musun?"
Aslan kükremiş:

–"Eee!" demiş, "Beni evde bir aslan bekliyor, seninki gibi bir inek değil!"

16 Şubat 2010 Salı

Beni Hiç Aldattın mı ? :-)


Ünlü,diş,hekimi,Sam,ve,eşi,50.evlilik,yıldönümlerini,kutluyorlardı.
Sam birden eşine bir soru sordu :
-'Sevgilim, bu elli yıl içinde beni hiç aldattın mı?'
-'O da nerden çıktı?' diye sinirlendi eşi, cevabı öğrenmek istemezsin herhalde' dedi. -'İsterim' dedi Sam. 'Lütfen anlat.'
-'Madem öğrenmek istiyorsun, evet, seni üç kez aldattım diye cevap verdi eşi.
-'Kimlerdi bunlar?' diye sordu Sam.

-'İlki' diye anlatmaya başladı eşi 'hani sen 30 yaşındaydın ve kendi kliniğini kurmak istiyordun da hiçbir banka sana kredi açmıyordu.Sonra bir banka müdürü eve geldi; hiçbir şey sormadan tüm kağıtları imzaladı ve sen en modern aletlerle kliniğini açabildin...'
-'Canım benim. Benim için kendini feda ettin demek. Benim sevgili karıcığım' dedi Sam.

'Peki ikincisi?
' -Hani 50 yaşında kalp krizi geçirmiştin ya, kritik bir by-pass ameliyatı olman gerekiyordu, hiçbir doktor o cesareti gösteremiyordu. Her an ölebilirdin. Dr. Halery onca yoldan kalktı geldi, ameliyatını yaptı. Sen hayata döndün' dedi eşi.

-'Ah benim sevgili karım. Hayatımı kurtarmak için kendini bir kez daha feda ettin, öyle mi Peki üçüncü aldatışın?

' -'Hatırlıyor musun, yıllar önce diş hekimleri odası başkanı olmak istemiştin de 247 oy eksikti...'

- OOOHAAAAA....!!!

8 Şubat 2010 Pazartesi

FIKRA - Karadenizli hemşerim hasta olursa

Profesor, ögrencileri ile birlikte Karadenizli hastanin yataginin basina gitmis.. Onlara yeni bir hastaliğın belirtilerini öğretecek..
Yatakta bitkin, kendinden yarı geçmis vaziyetteki hastayı göstererek konusmaya başlamış: "Bakın yuz rengi sarıya yakın.." "Gözler içeriye doğru çökmüş, o yüzden burun daha sivri görünüyor.." "En fazla değisik kas yüzümüzdedir.. Bakın kaslar tepki vermediğinden ifade anlamsız.. Çene aşağıya sarkmış duruyor..."

Hasta da öğrenciler gibi dikkat kesilmis dinliyor..Profesor bu bir batın sendromu belirtisidir diyecek, yerinden zorlukla dikilmeye çalışan Karadenizli hasta fırsat vermemiş..

Zor bela mırıldanmış.
''Sen sançi dünya cüzelisun”

26 Ocak 2010 Salı

Fıkra / Sarışın alış veriş merkezinde

Genç ve güzel sarışın, alış veriş merkezinin beyaz eşya reyonuna girer ve satıcıya sorar;
- ''''Şu küçük televizyonu almayı düşünüyorum, fiyatı nedir?''''.
- ''''Kusura bakmayın hanımefendi sarışınlara satış yapmıyoruz''''.
Genç kadın sinirlenir, evine gider, saçının rengini değiştirir ve ertesi gün mağazaya geri gelir, aynı satıcıya yaklaşır;
- ''''Şu küçük televizyonu satın almak istiyorum'''' der.
- ''''Kusura bakmayın hanımefendi sarışınlara satış yapmıyoruz''''.
Kadın iyice sinirlenmiştir, soluğu bir kuaförde alır, bu defa köklü bir değişiklik yapar, hatta makyajından, göz rengine o tam bir esmer bombadır artık.. Aynı mağazaya gider, aynı satıcının yanındadır ertesi gün;
- ''''Şu küçük sevimli beyaz renkli televizyon ne kadar?''''.
- ''''Kusura bakmayın hanımefendi, sarışınlara satış yapmıyoruz''''.
- ''''İnanmıyorum, nasıl anladınız sarışın olduğumu, üç gündür kendimi esmere çevirmek için yapmadığım kalmadı''''.
- ''''Hanımefendi 3 gündür satın almaya çalıştığınız şey mikrodalga fırın''''...

24 Ocak 2010 Pazar

Fıkra - Siyasetçiler

İki emekli parkta güvercinlere yem atıyorlarmış.

Birincisi: "- Şu güvercinlere ne zaman yem atsam siyaset adamlarımızı hatırlıyorum" demiş.

Diğeri "- Neden?' diye sorunca eklemiş:

"- Yerde dolaşırlarken elimizden yiyorlar. Havalanınca da kafamıza ediyorlar...'

20 Ocak 2010 Çarşamba

FIKRA - Du yu supuk Enklüüüş

Temel, bir gemide "Çımacı" olarak ilk kez yurt dışına çıkar..
Gemisi, tam Liverpool Limanı'na yanaşırken; iskeledeki İngiliz'e seslenir:
- "Ha, uşağum; Tut şu halati"
İngiliz, kafasını kaldırıp sesin geldiği yöne bakar.. Söylenenlerden hiçbir şey anlamamıştır..
Temel, yeniden ve daha bir yüksek sesle seslenir:
- "Uşağum, sağa söyleyrum da! Tut şu halati"
Ne var ki; İngiliz'de ne hareket ne cevap var.. Öyle bakıyor…
Temel bu ya.. Aklına, ortaokulda iken öğrenmiş olduğu İngilizce'si gelir ve:
- "Du yu supuk Enklüüüş" diye seslenir. (Do you speak English)
İngiliz, anında yanıt verir:
"Oh!.. Yes, yes"
Temel, daha bir kızgın ve yüksek sesle bağırır:
"Haçan, ne kazuk cibi duraysun öyle? Tut şu halati"

13 Ocak 2010 Çarşamba

FIKRA / FENERLİ

Bir Beşiktaş'lı, bir Fenerli ve bir Galatasaraylı Arabistan da yasak olmasına rağmen bir otelde içki içerken yakalanırlar....

Padişahın karşısına çıkarılırlar...karar idam...

İtıraz ederler ve karar ömur boyu hapse cevrilir...ama ogün bayrama denk geldiği için padişah cezayı kaldırıp hepsıne 20 kırbaç ceza verır....

Bizimkileride sempatik bulduğu için bir kıyak daha yapıp herkese cezasını hafıfletmek için bir istek hakkı tanır...

Beşiktaşlı: sırtıma bir yastık bağlayın der....10 kırbactan sonra yastık paramparca olur ve pek fayda etmez...

Uyanık Galatasaraylı bunu görünce: sırtıma 2 yastık baglayın der...ama 2 yastık bıle 10 kırbaca dayanamaz....

Sıra Fenerliye gelince padısah:
Bak Fenerli seni cok sevdım...bu yıl ligde durumunuz kötü teknik drektörden çektiniz vs. bu yüzden sana 2 istek hakkı veriyorum der...

Fenerli : ozaman bana 40 kırbac vurulsun der...

padısah: peki, ikinci isteğin nedir diye sorar...

Fenerli sırıtarak: Galatasaraylıyı sırtıma bağlayın der....

4 Ocak 2010 Pazartesi

FIKRA / GÜZİN ABLA

Ben çok güldüm... Sizin de yüzünüzde tebessüm oluşturmasını dileyerek aşağıdaki alıntıyı yayınlıyorum...

Sevgili Güzin abla,
Ben 17 yaşında bir genç kızım. İnternette kendime yeni bir arkadaş edindim.Onu çok seviyorum...Oda beni seviyormuş . Bana seni ailemle tanıştırıcam dedi. Buna çok sevindim, beni evlerine davet etti. Ailesi ile tanıştırmak için. Evlerine gittiğimde evde kimse yokdu. Bana birazdan gelirler dedi. Onları beklerken birer kola içelim dedi. Bende olur dedim.Odası na geçtik, kolamızı içerken erkek arkadaşım birden uyumaya başladı.
Güzin abla sence erkek arkadaşımın hastalığı ne ?

GÜZİN ABLANIN CEVABI:

- Kızım seni anan Kadir Gecesi doğurmuş

28 Aralık 2009 Pazartesi

Fıkra - Güzel olmak yetmiyor

Zengin İtalyanlardan birine dünya güzelinden bir mektup gelmiş.
Mektupta şöyle yazıyormuş : - sizin çok zeki olduğunuzu duydum, bende çok güzelim. Bu 2 muhteşem yetenek birleşince muhteşem bir çocuk doğar. Evlenme teklifimi kabul ederseniz memnun olurum.

Ertesi gün bayana şöyle cevap gelir : - O çocuğun fiziği benimkine aklıda sizin aklınıza benzeyebileceği riski olduğu için teklifinizi kabul edemem :-) ......

21 Aralık 2009 Pazartesi

Fıkra - kurnaz karadenizli

Karadenizli hemşerilerimden biri, bir gün balık tutmaya gitmiş ama hiç tutamamış... Ellerini havaya kaldırarak
- allahum demiş, eğer hapu oltaya baluk gelursee bi fakiri doyuracağumm.
Oltayı bi sallamış 1 tane balık gelmiş gerçekten.

Kafasını yukarı kaldırarak,
-Allahum demiş, biz lazuk, biraz kurnazuk, attum sağa bi kazuk,
demesiyle balığın çırpınması ve tekrar denize düşmesi bir olmuş.

Hemşerim tekrardan kafasını yukarı kaldırarak şöyle demez mi,
" E allahuum sende hiç şakadan anlamaysun yaaa" :-)