SIMDI OGRENDIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SIMDI OGRENDIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2013 Pazartesi

Çay Partisi nedir?


Britanya Krallığı’nın Amerika’ya sevk edilen çayın vergisini artırması üzerine, vergiye isyan eden Boston halkı, 1773 yılında limana gelen bir parti çayı (tea party) denize dökmus.  Çay Partisi adı verilen bu eylem Amerika’da bağımsızlık hareketini başlatan eylemlerden biri sayilmis.

Yani çay partisi adi çayla tatlandirilan partiden degil,  limana dokulen bir parti çaydan geliyormus.  Ben de yeni ogrendim, sizlerle de paylasmak istedim. 

Gorsel : www.egitimkutuphanesi.com
Sevgiler.
Gungor Ekinci Saglik

8 Şubat 2013 Cuma

Kahveyi keçiler bulmus

 Canimin Içi " kahveyi ilk keçiler buldu " deyince saka yapiyor sanmistim. 
Ama simdi internetteki bazi sitelerden de arastirinca,  cidden boyle bir efsane oldugunu ogrendim.

Soyleki; 
Kaldi isminde, bir keçi çobani varmis. Hergun keçilerini otlatir ve geri getirirmis. Bir gece keçilerinin uyumadigini ve tuhaf davrandiklarini fark etmis. Sonraki gunlerde yine hayvanlarini otlatmaya goturmus. Fakat keçilerini iyice gozlemledikden sonra, keçilerin,  bir agacin meylesini yedikleri zaman uyumadiklarini, hep dolastiklarini fark etmis.
 Çoban merak edip kendisi de bu meyvelerden tadinca, kendisininde daha dinç ve uyanik oldugunu fark etmis.  Sonrasinda bir kesise durumu anlatmis ve ilgili agaci gostermis.

  Bu meyvelerin etkisini gormek  isteyen keşiş, onlardan bir miktarını toz halinde ezmis ve uzerlerine biraz kaynamis su dökup bu suyu içmis.   İçeceğin etkisi onu iyice uyanık yapmis.  Keşiş, bu yeni keşfinin ona ve keşiş dostlarına, uzun saatler süren duaları sırasında uyanık kalmalarına yardım edebileceğini düşünmus ve bunu manastırına götürmus.  Kahve daha sonra manastırdan manastıra yayılmis ve böylelikle çok istenilir hale gelen bir içecek olmus.

Sevgilerimle.
Gungor Ekinci Saglik

4 Şubat 2013 Pazartesi

Biranin tarihçesi


Sümerli bir kadın tarafından tesadüfen keşfedilen biranın öyküsü, Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Eren tarafından ‘Geçmişten Günümüze Anadolu’da Bira’ isimli kitapta toplanmis.  

Kitapta yer alan bilgilere göre, biranın hangi tarihte ve nerede bulunduğu konusunda tam bir fikir birliği bulunmasa da kabul edilen ilk belgelere göre, bira Mezopotamya’da M.Ö. 5 binli yıllarda Sümerli bir kadın tarafından tesadüfen bulunmus.  Kadının büyük bir olasılıkla unuttuğu ıslak bir ekmek parçasının kısa bir zaman sonra mayalanmasiyla başlayan süreç ve bu sürecin tekrarıyla bira keşfedilmis. O dönemlerde ilk ve en büyük bira üreticileri kadınlarmis. Çünkü bira, evde üretiliyormus. 


Arkeologlar, bira ile ekmeğin tarihinin de birçok yönden kesiştiğini belirtiyor. Sümerlerde tanrıya da sunulan bira, dinlenme ve sağlık amacıyla içilirmis.   Sümerler’in M.Ö. 1800’de ‘bira tanrıçası’ Ninkasi’ye yazdığı şiir, bira konusunda bulunan ilk belge olarak tarihteki yerini almis.  

FAZLA ÜCRET İSTENİRSE SUDA BOĞUN DENDİ 

 Günümüze ulaşan en eksiksiz derlemeler olan Babil Kralı Hammurabi’nin yasalarında da biradan söz edilmis.  Yasanın 108-111’inci maddelerinde doğrudan birayla ilgili hükümlere yer verilmis. Müşterilerinden fazla ücret isteyen içki sahibinin suda boğularak öldürülmesini öngören yasaya göre,  günde normal bir işçi 2 litre,  sivil görevli 3 litre ve yüksek pozisyondaki bir idareci 5 litre bira alabiliyormus. 
Birayla ilgili birçok toplumsal gelenek de bulunuyormus.  Örneğin, genç bir adamın genç bir kıza birasından bir yudum içmesini teklif etmesi, onunla evlenmeyi düşündüğü anlamına geliyormus.

Hititliler zamanında ekmekle beraber halkın en önemli besini olan bira, dinsel törenlerde de rol oynamis  ve ilahlara sunulmus.

Sevgilerimle.
Gungor Ekinci Saglik

Kaynak:
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=3520887
Gorseller:
http://www.iamistanbul.tv/haber/bira-nasil-bulundu.html
http://www.nkfu.com/bira-nasil-yapilir/



11 Kasım 2012 Pazar

KADEH TOKUSTURMAK nereden çikmistir?



Bu konuda edindigim iki ayrı rivayet var.

Bir rivayete gore, 
Antik çağlarda bir insanın düşmanını yemeğe davet edip, ona zehirli içki sunması doğal sayılıyormus.  
Ev sahibi misafirine içkinin zehirsiz olduğunu kanıtlamak için, kendi  kadehini havaya  kaldırırmis, 
misafir de kadehine konulan içkisinden bir yudumunu ev sahibinin kadehine dokermis.   
Sonra içkilerini aynı anda içerlermis.

Bazen de misafir,  böyle bir  durumda ev sahibine olan güvenini göstermek için,
kadehini ev sahibinin yukarı kaldırdığı kadehine hafifçe vurur, 
çikan ÇIN  sesiyle içkiyi denemeye gerek olmadığını gösterirmis.

Diger bir rivayete  gore ise,  insanların beş duyusunu birden tatmin etmek  amaciyla çikmistir.
Soyleki;
Içilen içkinin rengi goze,
kadehi elinize aldığınızda dokunma hissine,
Tadi ile dile,
Kokusu burna hitap edermis. 
Tokusturma sirasinda çikan ÇIN ´  sesi ( bu sesi çok severim) de kulaga hitap edermis.
Boylece de içki ozellikle de sarap  bütün duyguları tatmin eder anlamını taşırmis. 

Sevgilerimle,
Gungor Ekinci Saglik