19 Aralık 2012 Çarşamba

Aljaferia Sarayı

 Bugun ogretmenimiz ve sinif arkadaslarimizin  bir kismi ile Ispanya  için çok onemli olan  Aljaferia Sarayına
( Caferaga Sarayi)  gittik.  

  

 Arkadaslarimin enerjisi çok yuksek oldugu için çok eglenceli bir kultur turu oldu hepimiz için.   
Sol bastan; Ayako Japon,  Katarina Alman, arkamdaki Marta Polonyali, onun yanindaki bayanlar Anastasia
ve Valentina Rus, digerleri Nua Çinli ve Nusayba Cezayir´li.





Saray Arap ve Hiristiyan mimari stillerinin karisimi olarak yapilmis. 


Ilk yapildiginda halifelerin alt kadrosunda çalisan grubun çalisma yeri olarak kullanilmis.


Hiristiyanlar burayi aldikdan sonra kendi ihtiyaç alanlarina gore yeniden duzenlemisler. 


Devrin Aragon krali sarayi askeri bolge olarak kullanmis. Içinde hapishanesi ve bazi gizli bolmeleri de varmis.





Fransizlara karsi yapilan savasda kale olarak kullanilmis.

Suan da parlamento binasi ve muze olarak kullanilan bolumleri de var.

Bu nedenle bazi bolumleri rahat kullanim alani saglamak için modernize edilmis durumda.










Burasi artik korumaya alinmis olan bir kuyu ve hala içinde su var.

              Ayni kuyunun yukaridan çekilmis bir fotografi.

                       Ozellikle yazilarda arapça çok kullanilmis.



                               Sarayin maketi.






                       Orjinalligini koruyan çiniler.


Dar agacini sembolize eden idam ipi.

                       Kral ve kraliçenin kullandigi merdivenler.


Korumaya alinan ozel kapilardan biri.

Avludan bir kare.

Ebu Cafer Ahmed bin Süleyman El Muktedir tarafından  1049-1082  yıllarında Zaragoza'da  inşa ettirilmiş olan Saray,  UNESCO dunya miraslari listesine de  alinmistir.

Okulumuz yarindan sonra yeni yil nedeni ile 2 hafta tatil olacak. Onun için yarin son saatimizde mini bir partimiz olacak. Isteyenler evden birsey hazirlayip getirecek. Onun için simdi ben mucver yapmaya gidiyorum. Sizlere iyi seyirler. 

Herkese selam ve sevgilerimle,
Gungor Ekinci Saglik. 

17 Aralık 2012 Pazartesi

Carmina ve Luis´in evinde ogle yemegi

Dun ogle yemegi için yakin dostlarimizdan sevgili Carmina ve Luis´in evine davetliydik. Carmina yarim gun çalistigi için tum hazriliklari Luis yapmisti. Ve çok lezzetli sofralarindan birini daha hazirlamisti yine bizim için.  

 Dunku yazimda da belirtmistim ya hatirlarsaniz Ispanya da adina tapas denilen  atistirmaliklar var. Yemege gittginiz zaman once bu istah açici atistirmaliklar ikram ediliyor.  Luis de 3 çesit hazirlamisti.
 Mideyi yormayan, bir lokmada yutulabilen, hafif atistirmaliklar tercih ediliyor. 

Bizdeki kanepe hazirlanan ekmeklerin, bir kaç santim daha buyuk ve kanarlari alinmamis halinin uzerine, çok zengin suslemeler yapildigini dusunebilirsiniz. 

Tapasdan sonra sofraya geçiliyor. Sofrada da 1. 2. ve 3 tabak uygulamasi var burada. Birinci tabakda genelde salata
ya da çorba olur. Ya da ana yemekden once yenilebilecek hafif baska birsey. 

 Luis salatanin yaninda bol sogan, yumurta ve çorba kremasi ile tortilla dedikleri omlet seklinde bir birinci tabak sundu bize.
Çok kibar ve sempatik çocuklari Luis ve Gonzalo

 Ikinci tabak için firinda patatesli kuzu yapmisti. Hafif ayarda yaptigi için pismesi tam 4 saat surmus. Gerçekden çok lezzetliydi.

3. tabak olarak tatli ikram ediliyor.  Bu tabakda gordukleriniz buraya ozgu helvalar. Yumusakliklari bizim kis degilde yaz helvalari  gibi diyebilirim. 

Bu tatliyida Luis yapmisti. Once elmayi, kiviyi ve muzu  pisirmis. Sonra hazirladigi hamurun içine koyup, hamuru kapatip firina vermis. Geniz yakmiyordu, çok hafif ve çok lezzetliydi.

 Sevgili Carmina

Tatlidan sonra sofradan kalkmadan çay ya da kahve ikram ediliyor. Burada çay kulturu yok aslinda genelde herkes sutlu kahve tercih ediyor. 

Burada yilbasindan bir ay kadar once adina Belen denilen minyatur bir canlandirma yapilir. Bununla ilgili fotograflari ve konunun aslini daha sonra yayinlayacagim, onun için simdi çok fazla deginmiyorum.  Bu kuçuk bolumde de Hz. nin dogusu yani Belen anlatiliyor.
 Arkadasimin çam agaci. Aslinda çok sik suslenmis bir agaç ama fotografa tam yansimamis.
Yukaridaki sik agaçdan bu iki sus de bizim agacimiza dustu. 

Ve lezzetli yemekler, lezzetli sohbetler sonrasinda mutlu son.
Hersey için çok tesekkurler sevgili Carmina ve Luis. Sizi çok seviyorum.

Sevgilerimle,
Gungor Ekinci Saglik

16 Aralık 2012 Pazar

Burasi San Sebastian

Donusumuzde İspanya´nın kuzey  tarafindaki sehirlerinden birine ugradik, adi San Sebastian.





Fransada bulundugumuz yerlerle karsilastiracak olursak burasi daha kalabalikdi diyebilirim.
Gecesi ve gunduzu yazin  daha da  hareketli oluyormus. Biz konaklamadigimiz için gecesini goremedik.  



Denizin oldugu heryere bayildigim gibi tabiki buraya da bayildim. Ustelik baktigim yerin okyanus oldugunu bilmek coskumu ve heyecanimi da ikiye katladi tabiki.













Burasi da gayet temiz, bakimli ve sik bir sehirdi.   Hatta 2016 Avrupa Kültür Başkenti Adayı oldugunu da soylersem,  nasil guzel bir sehir  oldugunu sanirim daha iyi ozetlemis olurum.


Burada da karadenizimiz gibi,  mavinin coskusu ile yesil´in gizemi kaynasarak,  çok hos, çok estetik bir guzellik sunmus sehre.








Hava sicakligi 2 dereceyi gosteriyordu. Ben ustume kat kat giyindigim halde usuyordum ama havaya aldirmayan bir grup yuzmekden geri kalmiyordu.  Onlari gordukce benim içim dondu valla. 
Ayrica San Sebastian sorf severler içinde idealmis.


Sehir genelde sisli ve yagisli olurmus. Bizim gittigimiz gun sis vardi ama yagis olmadigi için gayet rahat ve keyifle dolasabildik. 

Bu arabada fotografini çektigim sirada  elektrikle çalistigi için sarj oluyordu. 


 Ispanya da adina tapas denilen atistirmaliklar var.  Zaragozada da her kafede bunlardan gormek mumkun. Benim simdiye kadar gorduklerim biraz çaba ile evde de hazirlanabilecek seylerdi açikcasi. Ama buradaki tapaslara gerçekden bayildim. Hepsi hem goze hem mideye hitap ediyordu.  Insan izlemeye bile doyamiyor adeta.


Zaten San Sebastian´in genel itibari ile  butun yemekleri çok meshurmus.


Yol ustunde mola verdigimiz bir yerde gordugum zeytin agacinin minik iki  dali,  salonuma renk katiyor simdi.  

San Sebastian´dan gozume takilip makineme yansiyanlarda bunlardi iste. Umarim bir nebze olsun benim aldigim keyfi sizlerede yasatabilmisimdir. 

Canimin içi ile birlikteligimizin ilk yildonumu kutlamasi, dolu dolu geçen iki gece uç gun olarak yazildi hafizama ve kalbime. Hersey için tesekkur ederim sevgilim... Birlikde daha nice yildonumleri geçirmek dilegi ile... Esin.

Herkese sevgilerimle Gungor Ekinci Saglik