4 Nisan 2012 Çarşamba

4 NISAN * ASKimizin yildonumu...



Canimin Içi,
Bugun 4 nisan.
Seninle tanisma yildonumumuz ve benim ikinci dogum gunum.
Geçen yil bugun “ acaba iliskimiz ne yone gider “ diye dusunurken,
bugun kollarinda uyaniyor olmanin mutlulugunu yasiyorum.

Hükümdarım,
Beni kendine hergün yeniden aşık ettiğin için,
Bana yaşadığımı fark ettirdiğin için,
Beni sabırla dinlediğin için,
Beni anladığın için (bazen anlamasan da :-) ),
Kaprislerimin üstünde durmadığın için,
Şımarıklıklarıma gülüp geçtiğin için,
Beni baştan beri eksik etmediğin desteğinle hep sarıp sarmaladığın için,
Sarki soyledigim zaman gulerek kulaklarini kapattigin için :-)
Ailemi ve dostlarimi yillardir taniyormus gibi hemen benimseyip sundugun saygi ve sevgi için,
Verdiğin güvenle kendimi hep iyi hissetmemi sağladığın için,
Çocuklarımın babası olacağını bilmenin mutluluğunu bana yaşattığın için,
Her ayın dördünde iliskimizi çiçeklerle taçlandirdigin için,
Evimizi yuvamiz yaptigin için,
çok teşekkür ederim sevgilim.

Allah,
yastığımdan başını,
tenimden ellerini,
yüreğimden aşkını,
gözlerimden gözlerini,
Nefesimden nefesini,
Göğsünden başımı,
Hayatımdan varlığını eksik etmesin Canımın içi.

İyiki varsın, iyiki benimsin.
Iyiki tanistik ve iyiki bugunleri gorduk.
Seni hergün artan bir aşkla ve tutkuyla seven,
Sevmeye doyamayan SUyun.
Gungor Ekinci Saglik

30 Mart 2012 Cuma

GUNES UFUKTAN SIMDI DOGAR YURUYELIM ARKADASLAR...



Turk televizyonlarinin da yer verdigi gibi, dun Ispanya da genel grev vardi.
Sendikalarin açiklamasina gore, yeni reform sirketlerin çalışanları işten çıkarmasını, ücretlerde kesintiye gidilmesini ve çalışma koşullarının değiştirilmesini kolaylaştırıyor.

Bu nedenle haklarinin ihlal edildigi gerekçesi ile hukumetin is reformunu protesto etmek için dun yuzlerce kisi sokaklara dokuldu, bizde onlarla birlikteydik.

Barcelona ve Madrid´te ne yazik ki istenmeyen olaylar yasandi, ama Zaragoza da grev suresince de, gosterilerde de taskinlik yasanmadi. Hatta ben Ispanya genelinde bu sekilde geçmistir diye seviniyordum ki diger sehirlerdeki gelismeleri televizyonda gordum. Burada isyerlerinin camlarina “ greve katilin “ etiketleri yapistirildi, megafondan sloganlar atildi, isyerlerinin dukkan açamamasi için anahtar kilitlerine macun yapistirildi, “sizin borcunuz bizim borcumuz degil”, “ borcunuzu biz odememeliyiz” seklinde protesto pankartlari tasindi. Polis gostericilere kesinlikle 5-10 metreden daha yakin olmadi.

Genç- yasli, çoluk- çocuk, hasta-saglikli herkes sokakdaydi diyebilirim.
Ama buna ragmen çok sukur sehrimizde herhangi bir taciz, maddi yada manevi hasara sebebiyet verme olayi yasanmadi. Aksine, itiraf etmeliyim ki ben eglendim bile.

Herkesin soyledigi sozcukleri soylemeye çalismak, konusmacilara alkis tutmak keyifliydi. Keske diger sehirlerde de o tatsiz olaylar yasanmis olmasaydi.

Aslinda asil onemli olan kimse kimsenin ekmegine, emegine goz dikmesin tabiki.

Birçok emekçinin kaderi çogu zaman oturdugu koltugu haketmeyen birinin
iki dudaginin arasinda olabiliyor malesef. Ve bu kisiler bir zamanlar ayni yoldan, ayni sikintilardan kendilerinin de geçtigini çok çabuk unutuyorlar. Bir elleri ile kendi oturduklari koltugu sikica tutup diger elleri ile de emekcinin koltugunu sallamaya çalisiyorlar. Yazik, çok yazik…

Umarim dunku sesimizin ses getirir.
Iste dune dair makinama yansiyan fotograflardan bir kaçi.
Sevgilerimle,
Gungor Ekinci Saglik


Yuruyusun baslayacagi alana dogru giderken.






Insanlar çocuklarini arabada, omuzlarinda, kucaklarinda tasidilar. Belki çok yoruldular. Ama yinede eyleme katildilar.


Kimse fazla bisey istemiyor. Herkes hakkinin pesinde. Koltuk degnekleri ile bile...

Bir bankanin onu- 10 dakika once

10 dakika boyunca... gostericiler duduk çaldi, megafondan içeridekilere seslendi, cama etiket yapistirdi...
Ayni bankanin onu- 10 dakika sonra






28 Mart 2012 Çarşamba

Bienvenido A Alemania --- Almanya´ya Hosgeldiniz



Canimin Içi ile Sali aksamlari genelde sinemaya gidiyoruz.
Esimin onemli yerlerdeki çevirileri ve kelime dagarcigim bir nebze olsun gelismesi sayesinde oldukca keyif aliyorum izlerken. Simdiye kadar gittigimiz tum filmleri de çok begendim.

Dun aksam da yine bir filme gittik.
Buradaki adi : Bienvenido A Alemania, Turkçe karsiligi Almanya´ya hosgeldiniz. Almanya´ya isçi olarak giden bir Turk ailesinin kisa hikayesi anlatiliyor.
2011 yili Almanya yapimi dram-komedi turunde guzel bir filmdi bence.

Aslinda bu filmi Turkiye de izleseydim bu kadar begenirmiydim bilemiyorum.
Filmin ozellikle beklemedigim bir biçimde biten sonundan çok etkilendim.
Turkiyeye geldi mi, gelecek mi, ya da internette izlemek istermisiniz bilemiyorum. Onun için sonunu soylemesem iyi olacak.
Ama imkan bulursaniz izlemenizi oneririm.
Sevgilerimle.
Gungor Ekinci Saglik

25 Mart 2012 Pazar

Ontinar De Salz´da ogle yemegi

Bugun Canimin içi beni ogle yemegi için Ontinar De Salz isimli bir koye goturdu.

Hersey çok lezzetliydi gerçi ama ben, lezzetli oldugu kadar, ilginç de gelen bir lezzetle tanistirmak istiyorum sizleri; Calsot

Aslina bakacak olursaniz bildigimiz taze sogan, ama daha once hiç kozlenmisini yemedigim için bana çok farkli geldi tadi.

Taze soganlar kozlendikden sonra Alüminyum folya ya sarilip, yaninda sosu ile sicacikken servis yapiliyor. Sosu tam olarak neyden yapilmisti anlamadim ama bana bizim Humusun tadini hatirlatti. Bence sarimsakli yogurtla da gayet guzel olur.

Sonra sicak sicak yeme islemine geçiyorsunuz hemen.

Fotografta da goruldugu gibi once soyup,
sonra sosa batirip,
sonrasinda da afiyetle yiyorsunuz.

Ben kozlenmis her sebzeyi çok severim. Kuru soganin kozlenmisini de çok yemistim ama, kozlenmis taze sogani ilk kez denedim ve çok begendim. Evde kolaylikla yapilabilecegi gibi, mangal keyfine de ayri bir lezzet katacagini dusunuyorum. Denemeyi dusunenlere simdiden afiyet olsun.

Bu fotografi internette buldum.

Budanmis bu ilginç agaçlarin ismini bilemiyoruz malesef. Ilginç geldi, çunku yan yana olan her agaç, birbirlerine en yakin olan dallarindan ve karsilikli bakan her agaç da, yine birbirlerine en yakin olan dallarindan, birbirlerine asilanmis durumdalar. Ortaya sahane bir goruntu çikmis. Agaçlar kol kala girmis dans ediyorlar sanki. Eminim yazin yapraklanmis halleri çok daha guzel olur.

Leylegi hava da goren çok gezer derler. Ben bugun hem havada, hem dalda, hem de kilisenin çan kulesinin uzerindeki yuvasinda gordum. Havadakini fotograflayamadim ama, daldakini ve yuvadakileri ayni kareye sigdirdim. Hem havada, hem dalda, hem yuvada gormus olmam içinde, Allah hayirlarla karsilastirsin diyorum.

Herkese gunesli gunler, mujdeli haberler ve guzel bir hafta diliyorum. Selam ve sevgilerimle…

Gungor Ekinci Saglik


21 Mart 2012 Çarşamba

The Faith Keepers



Geçenlerde Canimin içi ile super bir konser izledik.
Grubun adi The Faith Keepers

Grubun uyeleri;
Borja Téllez (vokal ve perküsyon), Alvaro Suarez (gitar), Jorge Garcia Abad (bas), Guillermo Aznar (gitar), Esteban Bayonne (batari), Eduardo Pons (sax),
Kleinfeld Ricardo (perküsyon), Diego González (trompet).

Muzik tarzlari Soul, Funk, latin rhythm ve blues dan olusuyor. Solistlerinde tam bir zenci girtlagi var. Sahne performansi gerçekden harika, dinlemeye ve eglenmeye doyum olmuyor. Muzik hayatlari daha bir kaç yili kapsamasina ragmen, basarilari çok sayida odulle taçlandirilmis. Burada sehirler arasi turneleri devam ettigi gibi yurt disi turneleride baslamis durumda. Umarim bir gun Turkiyede de dinlenme imkani bulurlar.

Ayrica grubun batari çalan uyesi Esteban ´in anne babasi arkadasimiz oluyorlar. Konser sirasinda bir yandan da onlari izledim, nasil da gururla alkislayip tempo tuttular muzige gormeliydiniz. Insanin gurur duyulacak çocuklar yetistirmesi kadar guzel bir duygu yoktur heralde.

Isteyenler BURAYI tiklayarak grupdan bir sarki dinleyebilirler.

Sevgilerimle,
Gungor Ekinci Saglik



18 Mart 2012 Pazar

ILK MISAFIRLERIMI AGARLADIM, ÇOK MUTLUYUM



Bugun çok samimi, harika bir ortamda ilk misafirlerimi agarladim.
Daha once iki kez sevgili Carmina da toplanmistik. Luis ve Carmina gerçekden çok misafirperver ev sahipleri ve Luis mutfaga girdigi zaman harikalar yaratiyor.

Ben de dostlarimizi evimizde agarlamayi çok istiyordum aslinda, ama buranin adabi, yemek servis sirasi ve yemekleri bizden farkli oldugu için pek de cesaret edemiyordum.

Carmina´larda ikinci toplanisimizda bu Pazar gunu de bizde toplanmak uzere sozlestik. Beni yakindan taniyanlar bilirler, tek kisilik bile davetim olsa çok heyecanlanir, ne biliyorsam hepsini yapabildigim kadari ile pisirmek isterim.




Bu kez herseyin daha farkli olacagini dusundugum için daha da heyecanliydim aslinda. Ama sagolsun Canimin içi yetisti imdadima. Biz Turk usulu agarlayalim Dostlarimizi dedi. Birkaç çesit ulkemize ozgu aparatif mezelerden hazirladim. Once evimizin sark kosesi bolumunde mezelerimizi atistirdik.
Sonra salona inip, ana yemeye geçtik. Arkadaslar son bir aydir yaptigim yemeklerin gayet guzel oldugunu soyliyebilirim. Birazda bu sayede esimin verdigi cesaretle yola çikarak, ana yemek olarak Hunkar begendi tatli olarak da Tramisu yapmistim.
Benim yaptiklarimin disinda da Canimin içi sagolsun farkli lezzetler katarak artirdi soframizin lezzetini.



Sonunda da dostlugumuzun devami için kadeh kaldirarak noktaladik gunumuzu. Dostlarimiz, herseyi begendiklerini ve bizim çok misafirperver ev sahibi oldugumuzu soyliyerek ayrildilar evimizden. Ben de çok sukur burada da misafir agarlama konusunda oz guvenimi kazanmis oldum.
Sevgilerimle,
Gungor Ekinci Saglik

15 Mart 2012 Perşembe

BISIKLET VAR TRAFIK YOK



Burada bisikletler de araba kadar çok tercih ediliyor.
Zaten bu nedenle sehir trafigi de ona gore organize edilmis durumda. Her kose basinda, her kavsakda mutlaka bir yaya geçidi ve birde bisiklet geçidi gormek mumkun. Tabiki bisiklet park yerleri de unutulmamis. Trafik isiklari bile bisiklet kulanicilarini da dikkate alarak duzenlenmis. Kadin, erkek, genç, yasli herkes bisiklet kullaniyor.

Insanlar tek kisi olduklarinda disariya otamobille degil de bisikletle çiktikalari için, ve ayrica mumkun oldugunca da toplu tasima araçlarini tercih ettikleri için
burada trafik sorunu diye bir sey de yok tabiki. Geleli uç ay oldu hala korna sesi duymadim, olacak sey degil.
Sevgilerimle,
Gungor Ekinci Saglik








12 Mart 2012 Pazartesi

ELIMI SALLASAM KOPEGE ÇARPICAM

Bu kopegin ismi aslinda Mavi,
ama o kadar karizmatik ve havali bir kopek ki Lord diyesim geliyorum hep.


Ben kopeklerden çok korkarim. Hatta kopekden kaçmak için kendimi arabanin onune atabilecek kadar çok korkarim hemde.
Canimin içi, Ispanya´ya gelmeden once, burada çok fazla kopek oldugunu, neredeyse her ailenin en az bir kopeginin mutlaka oldugunu soylemis ve bu fobimden mutlaka kurtulmam gerektigini belirtmisti. Her ailede bir kopek olabilecegi bana abartili gelmisti dogrusu, taaa ki buraya gelip gozumle gorene kadar.

Arkadaslar ben yer yuzunde bu kadar çok çesit kopek olabilecegini bile tahmin etmezdim. Filmlerde gorduklerimde dahil, bu kadar çok çesitte kopek hayatim boyunca gormemistim. Kimisi yalnizligini gidermek için, kimisi bir ugras, bir hobi olsun diye, o veya bu sebeple herkes en az bir kopek edinmis. Inanin burada ulke ekonomisini etkileyecek kadar çok kopek var. Bizim gibi kopegi olmayan aileler parmakla gosterilecek kadar az.

Turkiyede ise giderken, fobim yuzunden servis duragina kadar sagolsun canim babam gelirdi benimle. Bir keresinde babamin yanimda olmadigi gunlerden biriydi. Servis duragina çok yaklasmistim ki kopek gordum. O arada servisinde duraga geldigini fark ettim. Ve ne yapmak zorunda kaldim hemen soyliyeyim, telefon açip servisi beklettim, yolumun uzamasini goze alarak yonumu degistirdim, kostura kostura baska bir yoldan servis duragina gittim.

Çocuklugumdan itibaren defalarca kere kopeklerinden kaçma operasyonlarim oldu.
Sokak kopeklerinin disinda, mesela bazi komsularimizda guvenlik açisindan kopeklerini gece salik birakiyorlardi. O komsulara da rica etmistik, benim aksam servisimin gelis saati yaklastiginda kopeklerinin tasmasini takiyor ve sabah ben ise gitmeden de açmiyorlardi.

Kuçugu, buyugu, evcili, sokagi fark etmez, korkuyorum hepsinden. Bu konuda bana soylenenlerin içinde en sinir oldugum laflar da “ ayy korkma yaa, bisey yapmaz", bir de "hayvan sevmeyen insan da sevmez” .

Hadi ya, kim demis onu ????


Tabiki hayvan eziyetlerine ve tecavuzlerine ben de karsiyim.
Tabiki onlar için disarida bir kap su birakalim.
Tabiki onlarin da bir cani var.
Tabiki bir çogu insandan daha sadik dost olabiliyor...

Korkuyorum ya, korkuyorum iste allah allaaaah.
Ve korkuma saygi bekliyorum sadece.

Kopek deyince aklima iki sey geliyor hemen;
1-Dizime saplanmis disleri.
2-Ben korkudan bayilirsam, o da beni iyice parçalarsa !?

Geçen gun tek basima yuruyeyim biraz dedim.
Herkes kopegini dolasmaya çikariyor ve genelde nehir kenarina gidiyorlar. Ben sirf onlari gormiyeyim diye park tarafindan yurumeyi tercih ettim. Daha yola çikali yarim saat olmamisti ki, tasmasi açik bir kopegi fark ettim. Tabi hemen yolumu degistirmeye karar verdim ve hizli adimlarla sag tarafa dogru yurumeye basladim. Allahim olacak sey degil kopek fark etti, onunla oyun oynuyorum sandi.

Halimizi gormeniz lazim, ben kosuyorum o kusuyor.
Daha dogrusu ben kaçiyorum o kavaliyor.

Bir yandan da sahibine sesleniyorum korkuyorum, çagirin sunu diye.
Kadin elinde telefonu, hiç istifini bozmadan bana o sinir oldugum cumlelerden birini soyledi sadece; Çok kuçuk bisey yapmaz, korkma...

Kosmakdan ve aglamakdan nefes nefese kaldigim sirada, çocugunu dolastiran bir bayan yakaladi kopegi sagolsun. Kopegin sahibi ancak ozaman gelebildi kopeginin yanina.

Yaptigi davranis ne nezaket kurallarina ne de insanliga sigar bence.
Çunku aglaya aglaya can havli ile kostugumu gordugu halde hiç mudahale etmedi olaya. Birde bana bulundugu yerden hersey yolunda mi diye seslenmez mi?
Turkçe Ispanyolca karisik agzima ne geldiyse saymaya basladim.
Bir bankda oturup nefesimi toparlamayi bekledim once.
Sonra yine yurumeye basladim.
Az ileride yine bir tasmasiz kopek gordum.
Sonra geri donmeye karar verdim.
Daha on dakika olmadan yine bir tasmasiz kopek gorunce parkdan caddeye saptim. Yasadigim olay o kadar sinirlerimi bozdu ki aglaya aglaya eve geldim.

Yazacak çok sey birikti bu aralar.
Simdilik herkese sevgilerimle...
Gungor Ekinci Saglik



Bu fotografta da Mavi, sahibi olan arkadasimiz Koray´la birlikde.



Bu fotografta da Mavi´nin ev arkadasi Ayla, guzel sahibesi Gabriela ile birlikte.
Koray ve Gabi evli olup, evi Mavi ve Ayla ile paylasiyorlar yani.
Tabiki yukaridaki uç fotografi da ben çekmedim, çekemedim. O kadar yaklasmam mumkun degil çunku. Asagidaki fotograflari da sokakda zoom yaparak çektim.







8 Mart 2012 Perşembe

Kadinlar Gunumuz Kutlu Olsun

Güzel ülkemin guçlu kadınları,
Canım ülkemin eli hamurlu kadınları,
Aydınlık ülkemin eli kalemli aydın kadınları,
Bağrına taş basan mehmetçik anaları,
Ülkemin, yoksulluğu ahlaksızlığa tercih eden kadınları,
Gözü yollarda kalmış gurbet kadınları,
Başına bir hal gelmiş kader mahkumu kadınlarımız,
Maddi zenginliğini manevi zenginlikle de pekiştiren kadınlarımız,
Kocası için kimisi baş tacı, kimisi yerde halı olan kadınlarımız,
Genç yaşta dul kalan şehit eşi kadınlarımız,
Esinden bir tesekkur, bir guzel soz duymamis olan kadinlarimiz,
Tarlasında, öküzü ile çifte sürülen kadınlarımız,
Mecliste, ben de buradayım diyebilen kadınlarımız,
Çocuklugunu, gençligini bilemeyen kadinlarimiz,
Kadinlar gunumuz kutlu olsun.

Daha aydınlık bir Türkiye dileği ile,
hem yurdumda, hemde dunyadaki tüm emekçi kadınların kadınlar gününü kutlarım.
Sevgilerimle.
Gungor Ekinci Saglik

KADINLAR GUNU TARIHÇESI
8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katıldı.
26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.
Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı.
Kaynak : http://tr.wikipedia.org